6 Ocak 2012

En Sevdiği



Bambinonun en sevdiği renk mavi. Doğdugundan beri boyle. Mavi renkte olan herseyle daha cok ilgileniyor; mavi kapak, mavi kalem, mavi tas, mavi kitap. Mavi olsun da taştan olsun :)

Bu sabah mavi tokamı saçımdan çıkarttırdı ve uzun bir süre oynadı lastik tokayla.


Dün de üzerini değiştirirken fotolarda gördüğünüz mavi çizgili tshirtünü giymeyi istedi. En sevdiği tshirt olur kendileri. Bazen giymese bile elinde saatlerce taşır, odadan odaya gezdirir, üzerine yatıp mutluluk sesleri çıkarır.
DEVAMINI OKU

4 Ocak 2012

Bambino 15 Aylık


Bambino 1 yil ve bir ceyrek yasinda sevgili okur :)

Ise baslamamla birlikte gunler daha hızlı gecmeye basladi. Nasil gecmesin ki? Gunun 11 saati ondan ayriyim. Eve gelince sadece 1-2 saat gorebiliyorum yavrumu. Sonra da onu uyuturken ben de uyuyup kaliyorum. Sabaha aynı seyler sil bastan. Bazen geceleri uyanip yapmam gereken seyleri yapiyorum; genelde ortaligi toplamak, yemekleri dolaba koymak gibi. Kendim ya da kojo icin birsey yaptigim yok.

Neyse, bu tempoda sadece haftasonlari dolu dolu Bambino ile vakit gecirebiliyorum. O zamanlarda da Bambino ne isterse onu yapiyoruz. Bazen evden hic cikmak istemiyor. 'Disari cikmak ister misin?' diye soruyorum, kafasini iki yana defalarca sallayip 'ı-ııı' diyor :)

'Bezini degistirelim mi yavrum?'
'I-ıııııııh'

'Bunu yemek ister misin?'
'I-ıııııh'

'Giyinelim mi?'
'I-ııııııh'

Her defasında tepki aynı; kafayi iki yana defalarca sallıyor. Kendinden emin olması cok hosuma gidiyor, o yüzden hic ısrar etmiyorum. Bazen bir saat çıplak gezidig oluyor. Bezini degistirmeden bir saat ortada dolaştıgı da. Allahtan rahat bir tipim (boyle bir anne olacagimi tahmin etmiyordum ama oyle oldum ciktim)

Dun ogleden sonra evde 'anne yok' krizi cikmis, bizimki sersem sepelek mecnun gibi evde dolasirken kafasini salon kapisina cok fena carpmis. Annem ben gelene kadar panik olmus, birsey oldu diye. Ben geldigimde annem telasla olani biteni anlatti ben Bambinoyu emzirirken. Tek soyledigim sey 'Olabilir' oldu :) Kadin dumur oldu tabi :) 'Keyfi yerinde, mutlu gorunuyor, buyutmeye gerek yok' dedim sonra da. Annem gidene kadar Bambino'ya 'Yavas yuru, dikkatli yuru evladim' demekten bir hal oldu. Gerci boyle dedi dedi; sabah kalktigimizda Bambino yurumeyi birakmis yengec gibi emeklemeye baslamisti! Geriye donus bir nevi.. Neyse, bu da "olabilir" :))

Yine gecen gun sabah uyanir uyanmaz yataga oturup etrafina uzayli gibi bakindi Bambino. Ben yaninda yoktum, banyodan cikip geldim ve onun o halini gorunce "Bambino'nun yazilimi guncellenmis gece" dedim hemen. Oyle sakin ama farkli bakiyordu ki. Nitekim gun icindeki hareketleri, tavirlari, tepkileri bana bu sozumu sık sık animsatti. Annelik icgudusu mu nedir bilmiyorum, belki de iyi bir gozlemciyim. Ama eminim ki o gece ne olmussa olmus, Bambino buyume maratonunda yeni bir asamaya gecmisti.

Bu yeni asamada "sen, ben, biz" kavramlari gelismeye basladi. "Anne yaninda, baba yaninda, Bambino da burada" dedim bu sabah uyanınca; bana bu cumleleri belki 40 defa tekrarlatti :) Her defasinda "anne" derken bana dokundu eliyle, "baba" derken babasina dokundu. Kendine dokunmadı ama.

Eskiden aynaya bakinca gidip aynadaki Bambino'yu öpmeye, yalamaya calisirdi. Artik aynada kendini gorunce gidip yapismiyor her zaman, orada "kendini" gordugunu biliyor. "Ben" kavrami yavas yavas olusmaya basliyor cok sukur.

Vucudundaki uzuvlari gosteriyor bizdik. Hepsinin yerini bulabiliyor, hatta bizimkileri de buluyor :)

Disaridan gecen otobus, ucak ve helikopter sesine asiri duyarli, sesi duydu mu cama gidip bakmak istiyor ve bize ayni cumleyi defalarca tekrarlatiyor.

Konusmaya cok hevesli ancak seslendirebileceginden emin oldugu sozcukleri soyluyor. Emin hissetmezse "aaaa" diyerek bize soylettiriyor demek istedigini. Eger onu anlamaz ya da anlayip da dile getirmezsek biz soyleyene kadar "aaaa,aaaaaaaaaaa" diyerek bagiriyor. Tabi bu sirada eller ve kollar da hareket halinde, o nesneye yonelmis durumda :) Sonuc olarak konusmaya cok hevesli ama henuz o asamaya daha var gibi. O zamana kadar da onun sesi biz olacagiz, yoksa basimiz cok agriyacak :))

Kelimelerin bir ya da iki hecesini soyleyebiliyor.

Ayva: Aa-va
Havuc: A-vu
Anne: Anne :)
Baba: Dada
Anneanne: Anaane (Italyanlar gibi melodili okunacak)
Dede: Ede
Gitti: Ditti
Gel: Gel (ellerle de gel isareti yapiliyor ayni anda)
Et: Et

Hayvan seslerini taklit etmeye bayiliyor :) "Cik, vak, mee, miavv, hev" diyor dogru bir sekilde.

Oyuncaklariyla oynamiyor uzun sure. Kitap okumayi, resimlere bakmayi seviyor. Gerci tembel anne uzun zamandir oyuncak degisimi yapmadigi icin de sıkılmıs olabilir. Mutfak ve banyo dolaplarini bosaltmayi, odasindaki sifonyeri yere indirmeyi seviyor. Eskiden sadece bosaltir giderdi, simdi bosaltip oynayip cogunlukla geri yerine koyuyor kendi istegiyle. Hangi esyanin nereye ait oldugunu, nerede durdugunu biliyor. Dolaplarin icini ezberledi ama bu onu sıkmıyor; tersine bir dolabi actiginda icinden ne cikacagini bilmek onu mutlu ediyor, rahatlatiyor. "Cocuklar duzeni sever" gercekten dogru. Kendilerini boyle guvende hissediyorlar. Uzun sure disarida vakit gecirdikten sonra eve dondugumuzde cok mutlu olmasi da ayni sebepten sanirim.

Mutlu oldugunda "gaaaaa, ga-gaaa" diye ses cikariyor. Bir de mutlu mutlu ciglik atiyor :) Konusamadigi icin icindeki enerjiyi bu yolla disa vuruyor. Bir de basini sol ya da sag omzuna dogru egip "mmmmmm" diye cok guzel bir sevgi sesi cikariyor :) Oyle anlarda kojoyla biz de onun gibi yapip sevgi yumagi oluyoruz :)

Aklima geldikce ona cocuk sarkilari soyluyorum; genelde Susam Sokagi melodileri. Cok seviyor benden sarki dinlemeyi. Bezini degistirirken bu yontemi kullaniyorum genelde :) "Sag elimde 5 parmak, sol elimde 5 parmak" sarkisinda ellerimi alip parmaklarimi saymami istiyor. Sonra da Bambinonun parmaklarini sayiyoruz.

Öne bakan araba koltugu almamizla ben de ön koltuga terfi ettim. Bambino da disariyi daha rahat gordugu icin kendi kendine daha cok vakit gecirebiliyor. Ama uyku vakti geldiyse ve illa memeyle uyumak istiyorsa aglamaya basliyor.

Aklima gelenler bunlar. Velhasil, zaman su gibi akip gidiyor...
DEVAMINI OKU

30 Aralık 2011

2011'in Son Yazısı


Gece gordugum ruyanin hala etkisindeyim, o nedenle dusuncelerimi toparlamakta zorlaniyorum. Ruyamda ask, entrika, ihanet, gozyasi, aksiyon her turlu sey vardi. Oyle de gercekti ki, gorudugum herseye inanasim var. Belki de bazi seylere neden arayip bulamiyordum, bu ruyadaki nedenlere o yuzden tutunmak istiyorum.

Neyse, bu yazinin asil konusuna gelelim :) Efendim, 2011 yilina veda ediyoruz hayirlisiyla. Ben 2011 yilini genel olarak sevmedim. Tamam; tum yil Bambino ile birlikteydim, 7/24 annelik yaptim, onun buyume mucizesine birebir sahit oldum, onunla yattim kalktim, anneligimin her dakikasindan keyif aldim ve hala aliyorum. Ama kojonun is meseleleri, bizim ev meselemiz, Bambinonun atopik dermatiti, alerji durumu, annemin hastaliklari gibi ilk aklima gelen konularda cok sıkıntılı donemler gecirdik. Bambino ozellikle yilin ilk 6 ayinda cok zorladi beni. Acemi annelik ve mizac olarak az ve tilki uykusu uyuyan bir bebek biraraya gelince pek ic acici anilar olusmadi. Ancak yilin ikinci yarisi biraz daha olumlu gecti diyebilirim. Kojonun istedigi gibi bir is bulmasi, ev bulmamiz, tasinmamiz, yerlesmemiz, bakici bulmak, benim ise baslamam yilin ikinci yarisinda gerceklesti. Ama bu donemde de yine hastaliklar, benim ayagimi sakatlamam, Bambinonun atesinin cikmasi, kojonun hastaligi, annemin ameliyati ve ulusal felaketler gibi konular cikti.

Velhasil, oyle ya da boyle, istesek de istemesek de bir yilin daha sonuna geldik. Sanirim bir kez daha cift sayilara olan sevgimi yineleyecegim. 2012 guzel bir sayi :) Umarim hepimize bir dolu guzellikler getirir. Gonlumuzden gecen hersey gercek olur. Yeni yildan beklentilerim konusunda ise cok kapsamli dusunmedim ama ilk aklima gelenler oncelikle saglik ve huzur. Ara verdigim gezmelere Bambino ile devam edebilmek. Evle ilgili birkac tadilati yaptirmak, bahceyi duzene koymak. Gerisi bana kalsin ;)

Hepinize Mutlu Yıllar!!!
DEVAMINI OKU

28 Aralık 2011

Oku Oku Bitmiyor


Ise basladigimdan beri duzenli internete kavusmanın heyecanıyla aylardır (yuh bana!) bakamadıgım blog dostlarımın sitelerini okuyorum.

Her gun birkac blog okumaya calisiyorum ama oku oku wallahi bitiremedim :)

Bir de ben eskileri okurken yeni yazılar yazılıyor normal olarak, okudugum bloglara tekrar girmem gerekiyor, sıra karısıyor sonra :P Rica etsem ben hepinizi okuyana kadar yeni yazı yazmasanız :P

Bir blogu sayfalarca ard arda okuyunca cok zevkli oluyor ama, tavsiye ederim. Yazan kisinin ruh hali, o gunlerde neyle mesgul oldugu, kafasından neler gectigi, neye sevinip neye uzuldugu bir film seridi gibi geciyor satırlarda. Hele coluk cocugun fotolarina bakinca nasil da buyuyor olduklarini daha iyi anliyorum, hayretlere dusuyorum cogu zaman. 'Ben en son bıraktigimda su kadarcikti, hangi ara buyudu bu ufaklik?' diye soruyorum kendime.

Sonuc olarak iyi ki varsiniz blog dostlari, belki beni takip ediyorsunuz, belki etmiyorsunuz ama iyi ki yazip paylasiyorsunuz. Ben kendi adima sizi okumaktan zevk aliyorum. Hele ise baslayinca girdigim bu monoton tempoda bana nefes alma imkani sagliyorsunuz. Yazmaya, paylasmaya devam!

Not: Annevebebisi, senin fotolari benim bilgisayar acmiyor, fotolari gormeden cogu postu anlamiyorum. Var mi bir caresi?

Not2: Isyerinde Turkce klavye var ama ben henuz adapte olamadım. 'ı' yazmak yerine hala 'i' ye gidiyor parmaklarim; noktalı harfleri henuz oturtamadım. Bir muddet boyle garip bir halde devam edecek anlasılan. Idare edin gariii :P
DEVAMINI OKU

26 Aralık 2011

Akıl Oyunları

Bambino son gunlerde bu tur minik ve ici su dolu olan sus esyalari ile ilgileniyor. Eline alip her tarafina evire cevire bakiyor, ici su ve kucuk beyaz taneciklerle dolu oldugundan sallayip kar tanelerinin dusmesini izliyor. Keyif aliyor bundan.

Bu resimde gordugunuz de bunlardan biri. Viyana hatirasi. Bambino digeriyle oynarken elime aldim, ben de Bambino gibi evirdim cevirdim, salladim, dondurdum. Sonra uzerindeki kabartmalara baktim. Viyana'yi anlatan birkac yer. Nereler oldugunu hatirlamaya calistim. Sonra Viyana'ya ne zaman gittigimi dusundum. Ve iste o noktada film koptu bende. '2004 ya da 2003'tu galiba' dedim once. Sonra 'Acaba 2006 miydi?' 'Yok yok, 2006 olamaz, tek basima gitmistim Viyana'ya, kojo yoktu' dedim. Uzun bir sure dusundum ama tam tarihi hatirlayamadim.
O zaman karar verdim, ne zaman nereye gittigimi yazmam lazim, yoksa boyle kalakaliyorum iste! Ama bir yere bile ne zaman gittigimi tam hatirlayamiyorken diger yerleri nasil bilecektim ki? En iyisi fotograflari sakladigim hard diski bulup taramali. Ama ne zaman yapabilirim ki bunu? Yeterli zaman yok. Neyse, bulunur bir yolu...
O sirada bu yuvarlak susun altindaki etikette kursun kalemle yazilmis ve silinmeye baslamis bir not fark ettim: 'ARALIK 2005' !!!
Aklimi seveyim :)
DEVAMINI OKU

15 Aralık 2011

Ise Basladım Bugun

Eveet Sevgili Blog,

Bugun sabah 8.30 itibariyle isimin basindayim.
Dun Bambinomla son gunumdu. Oyle duygusallastım oyle hassaslaştım ki sanki bir daha göremeyecegim yavruyu. Aksam bir huzun coktu yuregime, boğazım düğümlendi. Durup durup agladım. Sarıldım yavruma ağladım. Agladım da agladım  iste.
Hele bu sabah. Bambinoyla kalktık erkenden. Benim giyinmemi, makyaj yapmamı, takı takmamı izledi usul usul. Ne olacağını bilmeden. Babasıyla birlikte kahvaltısını hazırladık, ben iki lokma atıştırdım. Çantamı hazırladım. O babasıyla oynarken ben atkımı taktım. O zaman anladı gideceğimi. Yapıştı bacaklarıma. Aldım kucağıma. 'Gidiyorum ama aksama geleceğim' dedim. Yere bıraktım. Paltomu giydim. Ayakkabımı sonra. Bambino ağlıyor, ben ağlıyorum salya sümük. Allahım nasıl bır sahne bu. Çıktım dışarı. Ağlamaya devam.
Durağa gittim, bekliyorum otobüsü. Gökyüzünde kuşları gördüm. Başladım yine ağlamaya.
Sisteme lanet ediyorum. Annesını kuzusundan ayıran sisteme.
Çok depresifim. Nasıl alışılır buna bilmiyorum.
Daha da yazardım da masa başında yeterince gözyaşı döktüm şimdiden...
DEVAMINI OKU

4 Aralık 2011

Bambino 14 Aylik

Bambinonun yeni ay donumunu yazip kacacagim sevgili okur. Zira uzun uzun yazacak enerjim yok.
Bambino artik daha guvenli yuruyor, evin icinde pitir pitir dolanan bir bastibacak oldu kendisi :)
babasiyla ben mutfakta otururken bir salona bir odasina dogru yuruyup sonra yanimiza gelip mutlu mutlu siritisi yok mu, bitiriyor bizi :)
yaninda guvendigi kisiler varsa ve ortami biliyorsa kendi basina takiliyor, bizi takmiyor.
Son ayda bircok kelime soylemeye basladi. Hayvanlari taklit ediyor. Karga diyince gak diyor, ordek diyince vak :) kusa cik, kediye miyav diyor. Bizi taklit ederek kelimeleri soylemeye calisiyor ki tadindan yenmeyen manzaralar cikiyor ortaya. Kuyruk diyoruz, guuuuguu diyor mesela :) hirpalayasim geliyor sarilmaktan :)
boyundan buyuk esyalari tasimayi seviyor kucuk herkul :) kulpu olan her turlu cantayi kaldirmaya calisiyor, kaldirabilirse evde tur atiyor.
Yandaki insaatta amcalar ne yapiyor diyoruz; taaa taaa (tak tak) diyor.
Getir gotur islerini super yapmaya basladi. Rengini, adini, ayrintisini verdigim esyayi bulup getiriyor odasindan masallah. Algi kapasitesi inanilmaz!
Tabi boyle olunca ortamda herseyi anliyor, bizi surekli dinlemede.
Bakicisini henuz kabullenmedi, aralarinda guven bagi tam olusmadi sanirim. Son hafta uyku saatlerinde bile yanlarinda olmadim ki artik bakicisi uyutsun diye ama bambino uyumayi reddetmis hemen her gun. Uyumayinca da huzursuzlasmis, durup durup aglama krizine girmis, evin her odasinda beni aramis, terligimi alip salona getirmis kac kere :(( bakici da ne yapacagini sasirmis, kucagindan indirmemis hic, bizimki ten temasini seviyor diye. Disari cikarmis, baska seyler yapmis ama bizimki 5 gunun sadece ikisinde bakicida uyudu, o da yarim saat kadar. Normalde gun icinde iki uyku uyur toplam 2-2,5 saat kadar. Gunduz uyumayinca gece uykulari da parcali oldu. Sonucta hepimiz cok yorulduk. Bilmiyorum, belki bakiciyi bambino daha kucukken tutmali ve alismasini saglamaliydik. Iki hafta sonra ise baslayacagim ve nasil olacak bilmiyorum.
Allahtan uyku sorunu kadar yeme sorunumuz yok. Istahi iyi cok sukur. Gecen haftalarda doktor kontrolunde yaptigimiz yumurta testinin ardindan icine yumurta katilan yiyecekleti cok sik olmasa sa yiyebilir onayi aldi bambino. Direkt yumurta hala yasak ama mesela koftenin icine yumurta konursa bunu tolere edebiliyor. Sut urunleri ve kabuklu yemis alerjisi aynen devam. Buna da sukur :)
bambino uzun suredir cis ve kaka yaparken cissss diyerek haber veriyor. Farkindaligi super bu konuda. Ama ben hicbir sey yapmiyorum bu konuda. Yapmali miyim?
Son hafta gun icinde bambinonun yaninda cok olamayinca geceleri hep beni yokladi yaninda miyim diye. Haftasonu ise hep kucagimda uyudu uykularini. Anneci bu cocuk :) Ben de anlayisla karsiliyorum bu durumu ama tuvalete giderken bile benimle, 5 dk lik dus molalarimda kapinin onunde aglar halde. Normal mi bilemiyorum. Sabir sabir sabir diyorum.
Kitap okumayi cok sevmeye basladi son ayda. Gunde birkac kere istedigi kitabi getirip kucagimiza oturup okutturuyor bize. Daha dogrusu resimlere bakip bambinonun isaret ettigi seyleri adlandiriyoruz :) cok hosuna gidiyor. Her kitapta favori sayfalari var, onlarda cok duruyoruz, sevmedigi sayfalari ceviriyor hemen :)
yumusak seylere kafayi dayayip iimmmmmm diye ses cikariyor tatli tatli :) ck sevecen bir cocuk, ozellikle hayvanlara bayiliyor.
Muzik caldiginda isaret parmagini havaya kaldirip cool bir sekilde tempo tutuyor :) yeni yeni dizini kirmaya da basladi :)
yine bayagi yazmisim sevgili okur. Simdi dusundum de bundan sonraki aylar bu kadar detayli yazamicam belki, artik tam zamanli olmicam bambinomun yaninda. Evet cok buyudu bambino, isteklerini net ifade edebiliyor, mobil hale de geldi. Ama o hala kucuk bir bebek. Onu birakip ise donmek sandigimdan daha zor olacak be okur. Hele de bakicisiyla boyleyken. Zor dostum zor!
DEVAMINI OKU

4 Kasım 2011

Bambino 13 Aylik

Efendim, insanlik tarihi icin belki bir zerre bile olmayan ama ailemiz icin buyuk anlamlar tasiyan biricik oglumuz Bambino 13 aylik oldu!
Sicagi sicagina bugunku gelismeyi bildireyim hemen: Bambino desteksiz 3-4 adim atti bugun :)
Azi disler yolda ama 2-3 aydir bekliyoruz kendilerini, hala gelemediler. Devamli salya akitiyor bizimki. Onlukler 5 dakikada sirilsiklam.
İnanilmaz bir algi kapasitesi var, soylenen her seyi anliyor. Konusma konusunda da yol katetti, "alkis" diyor birkac gundur, bir yandan da ellerini cirpiyor.
Kendi kendine oyun kurmaya basladi. Favorisi hala plastik siseler, karton kutular, ilac kutulari.
Muzik yapiyor eline gecen hersey ile. Allahtan alt katta kimse yok, rahat rahat atiyor, vuruyor :)
Yere attigi seylere once "ditti" diyor, sonra da elleriyle cagiriyor "gee" :)
Yere otururken bir dizini onune kiriyor, digerini arka tarafa dogru.
Yumusak esyalari cooook seviyor, alip yanagina surtup mutluluk sesleri cikariyor :)
"Gaa, Gi gaaa" gibi ga li sesler cikarirsa bilin ki keyfi yerinde, cok mutlu.
Yatakta bir bacagini babasinin ustune, digerini annesinin ustune atip keyif yapiyor.
Kisacasi tensel temasi seviyor, huzur buluyor sevdiklerine yakin olunca.

Alerji icin kan testi yaptirdik, degerler epey dusmus hatta yumurtaya karsi negatif hale gelmis. Ancak doktor kontrolunde yedirdigimiz yogurda yine tepki verdi. Bir sure daha hassasiyeti devam edecek gibi. Degerlerin dusuk cikmasi birsey ifade etmiyor, deneyip gormak lazim. Birkac hafta sonra yumurtali bir yiyecek deneyecegiz doktorla birlikte. İnsallah sorun cikmaz bu defa.

Bambinonun uykulari hala cok parcali. Sanirim emdigi surece boyle gidecek. Yapisi da boyle, derin uykuda cok kalmiyor. Gunduz iyi uyursa gece de iyi uyuyor.

Et, balik, meyve, sebze yiyor. Sulu gida yemiyor, corba gibi. Biz de ekmegi yemegin/salatanin suyuna baniyoruz. Kendi yemeyi cok seviyor. Gidalari tek tek tatmayi seviyor, karisik yemekler ona gore degil.

Gulec, hassas, insan canlisi bir bebek. Kalabaligi, yeni yuzleri, degisik ortamlari seviyor. Ama hala arabada cok oturmayi sevmiyor.

Gecen ay bakici bulduk. Simdilik birlikte bakiyoruz Bambinoya. Uyku kismi hala bende :) O daha cok oyun arkadasi gibi. İnsallah Bambino da ben de kolay alisiriz yeni duzenimize.

Tasindik ama yerlesemedik bir turlu. Tasindiktan sonra tadilat yapilinca boyle oluyormus. Hala marangozu bekliyoruz yatak odasindaki giysileri yerlestirmek icin. Sonra camlar var. Aslinda var da var :)) Gec olsun guc olmasin diyelim.

İnternet yok. Telefondan baglanmaktan gina geldi :) İse baslayim da guzel guzel baglanayim diyorum artik :) Gerci hangi sitelere girilir ki ordan da, cogu yasaktir kesin! Saka maka 3 yildir gitmiyorum ise iyi mi :))) Cok travmatik olacak ilk zamanlar. Alistira alistira baslasam iyi olur aslinda: İlk gun yarim saat, sonraki gun 1 saat, bir hafta sonra yarim gun falan :) Dur ben bunu patrona bir soyleyeyim :p
Telefondan blog okumak da hic icimden gelmiyor, keyifli olmaz gibi. Diyorum ya, ise baslayinca tam gaz donucem sahalara ancak.

Herkese sevgilerimi gonderip ayriliyorum huzurlarinizdan efendim. Hormetler!
DEVAMINI OKU

17 Ekim 2011

Aklimdan Gecenler

Zaman geciyor, hayat dogal akisinda devam ediyor.
Dogan buyuyor, buyuyen hayata atiliyor, hizli bir akista yasanip gidiyor hayat.

Efendim, yeni evimize tasindik. Tasindik ama yerlesemedik. Esyayi ver ver bitiremedik. Elde kalani eve sigdiramadik. Klasik olarak hali ve perdeler yeni eve uyum saglayamadi en basta. Gormezden gelip oldurmaya calistik :) Dolap yapimi icin ustayi bekliyoruz. Ustamiz Tayfun Tal.ipoglunun evini bitirince gelecekmis! Bekliyoruz, koliler, halilar, yatak- yorgan ve diger ivir zivirla birlikte :) Her odada bir yiginti var su anda :)

Bambino kisilik ozelliklerini sergilemeye basladi.

Kafasini yastiga koyup mutlu mutlu bir sesler cikariyor ki, gorseniz yersiniz walla :) Mutlu olunca boyle tiz tiz cikiyor o sesler, ki tadindan yenmiyor :)

Yatakta vakit gecirmeyi cok seviyor. Uyaninca bir yaninda annesi, diger yaninda babasini gorunce cok seviniyor. Gun icinde de ara ara yataga gidip yuvarlaniyoruz.

Kucuk pembe tokali bir ayicigi ve kucuk bir eeyore u var (winnie the pooh daki esek). Bunlari gorunce alip yanagina goturuyor, kafayi sol omzuna dogru kirip tiz mutluluk sesleri cikariyor :) İci disi bir bu bebeklerin ne guzel!

Sabah 7.30 gibi kalkiyor. Aksam 21.30 gibi yatiyor son haftalarda. Gun icinde 11 ve 14 gibi birer saatlik iki uyku uyuyor.

Dolap karistirmak, kutu bosaltip doldurmak en sevdigi islerden. Mutfakta bir dolabi bir decekmecesi var. Kac kere dagitiyor gun icinde bilmiyorum.

Butun evi 10 dakikada dagitabiliyor :)

Banyodaki dis macunu ve kabi, banyo tasi, kremi sevdigi oyuncaklarindan.

Eline verdigim meyveyi isirip, agzindaki lokmayi cikarip getirip benim agzima koyuyor. Cok paylasimci :)

Geleni- geceni, ucani- konani dikkatle takip ediyor. Gozden kaybolana " gee" diyor eliyle.

Uyku icin odasina giderken geride kalanlara el salliyor.

Hala memede uyuyor ama cok sukur ki uyku boyunca yaninda olmami istemiyor cogu zaman.

Altini ayakta degistiriyorum artik. Asla yatmiyor.

Sapka giymeyi hala reddediyor. Ve ayakkabi da. Bugun yagmurda islandi bu yuzden.

10 gundur viral enfeksiyon geciriyor. Burnu hala tikali. Nefes alamayinca dogru durust uyuyamiyor.

Kendi yemeginin ayri olmasini istemiyor. Biz ne yersek ondan istiyor. Bu nedenle sut urunlerini gizli yiyoruz.

Kuslar, kediler ve kopekleri cok seviyor. Sokakta gorunce arkasindan gidiyor.

Disarida onunla konusan herkese gulucuk dagitiyor.

Yerlesme olayi yaninda bakici olayina da girdik bakalim. Gunduzlu mu, yatili mi, yerli mi yabanci mi derken bir yerden basladik adaylarla gorusmeye. İnsallah Bambinoya sefkat gosteren, guleryuzlu ve iyiniyetli biri cikar karsimiza. Bu konuda her turlu oneri ve destege acigim efendim :)

Son olarak annemlerin bahce icindeki ve yesillikler arasindaki evinden sonra apartman dairesinde cocuk buyutmek cok zor geldi bana. Bir de havalar sogudukca disarida gecirilen zaman daraliyor ve mecburen evde vakit gecirmek gerekiyor. Dort duvar arasinda yasamak insan dogasina kesinlikle aykiri!!
DEVAMINI OKU

4 Ekim 2011

Bambino Bir Yasinda!

Tam bir yil once bugun kollarima aldim Bambinomu.
Anneligi tattim.
Hayatimda bambaska bir pencere acildi, oluncrye kadar kapanmayacak olanindan.
Fedakarligin ne oldugunu anladim.
Uykusuzlugun ve ozverinin de.
Ne kadar yorgun olsam da neseli gorunmeyi ogrendim.
Sabrin ne oldugunu biliyorum artik.
Kendinden once daima bir baska varligi dusunmenin ne oldugunu idrak ettim.
"Yemedim yedirdim; giymedim giydirdim" tam anlamiyla.
Her annenin hissettigi seyler bunlar. Ben de farkli degilim.
Bambino ile hersey cok farkli artik.
"neydik, ne olduk" diyorum dusundukce.
Gecen bir yila bakinca onceliklerimin ne kadar degistigini goruyorum.

Bambino ile belki de hayatimizin hicbir doneminde bir daha yasayamayacagimiz sekilde birarada, yapisik yasadik. 24 saat birlikteydik. İse baslayana kadar (cok cok az kaldi) boyle gidecek en fazla, sonrasi ancak haftasonlari birliktelik.
Her ne kadar cok yorulsam da, kendime vakit ayiramasam da, kendimi unutmus olsam da pisman degilim asla. İyi ki boyle oldu, iyi ki doya doya birlikte oldum bebegimle. Bak nerdeyse sonuna geldik o gunlerin. İlk zamanlarda panik halde neyi nasil yapayim diye arastirirken akisina ve icgudulerime biraktim iyi ki herseyi. Dogal ebeveynlik tam bana goreymis. (Bir de slow parenting var simdi, yavas ebeveynlik; o da tam benlik sanirim :)) )

"Buyudukce derdi buyuyor" diyenler cok, biliyorum; ama sanirim bu konuda ben de Basak gibi dusunuyorum. Buyudukce, iletisim arttikca daha zevkli hale geliyor hersey. İlk yil gercekten cok zormus. Konusamayan, hareket edemeyen, derdini anlatamayan bebege bakmak zor geldi bana. Ne zaman ki oturmaya basladi, cevresini algilamasi artti, konusmaya calisiyor oldu, iste o zaman karsilikli olmaya basladi hersey. Eminim Bambino buyudukce daha da guzel olacak.

Bambinoya ozel dogumgunu yapmiyoruz efendim. Parti kivaminda degil de cekirdek aile icinde kucuk bir seromoni olsun istedik ilk yasinda. Bir de asil onemli nokta; bu esnada tum yiyeceklerin Bambinonun yiyebilecegi turden olmasini uygun gorduk. Ne de olsa onun dogumgunu bu! Benim istahli ve merakli Tontonum herseyin tadina bakmak isteyecek ve biz bugununde ona hayir demek asla istemiyoruz. Bu nedenle yaptigimiz hersey yumurtasiz-sutsuz-sekersiz olacak. Henuz menu hazir degil, aksama dogru insallah hazir olacak. Alerji ile yasayan cok bebrk oldugunu biliyorum. İsteyen olursa yaptiklarimizi yazarim.

Bambinom, Tontonum, Tatli Findigim, Canim Oglum, Guzel Yavrum; iyi ki dogmussun, iyi ki bizi anne-baba yapmissin, iyi ki varsin. Allah seni korusun ve sana saglikli ve uzun bir omur versin. Hep simdiki gibi neseli, guleryuzlu, merakli, paylasimci ve canayakin olasin. Yoluna hep iyiler ciksin. Seni cok ama cok seviyorum Tontini Tontonum!

Nice mutlu yaslara!
DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com