2 Ekim 2014

Ortaya Karışık

                             


- Bambino okuluna alıştı. Gayet uyumlu imiş, öğretmeni ve bakıcı teyzemiz öyle söylüyor. Arkadaşları biraz yaramazmış ama parktaki E. arkadaşı kadar yaramaz değillermiş. Bir de kızlar çok konuşuyormuş :)) 

Eve ilk günden ödev gelince karı-koca şoka uğradık ama yapacak fazla bir şey yok. Ödevin geldiği ilk gün, eve geldiğimde kojonun elinde kağıt kalem, Bambinoya "Haydi oğlum kırmızı pabuçlarla ilgili bir hikaye anlat, ben de yazacağım" diyerek çocuğun peşinde dolaşmasını gördüğümde bir çığlık atıp "Hayıııır, anne-baba ilk günden böyle şeylere başlamamalıyız" diyesim geldi. Ama demedim, tuttum kendimi. Kojoya "Bırak, aklına hikaye gelmiyorsa zorlamanın anlamı yok, öyle kalsın" dedim.

Ben böyle dedim ama ertesi gün öğretmen okulda boş kağıdını görünce pek memnun olmamış. Bakıcı teyzemiz telefonda bunu bana anlatınca bende şalterler attı! Okula başladığı ilk gün böyle ödev mi verilir çocuğa? Daha 4 yaşına basmamış bile. Kaldı ki bu çocuğun hikaye anlatma yeteneği yok belki. İlk günden bunu eline tutuşturup yapamayınca üstelemesi ne oluyor? Diye diye öfkemin derecesi arttı. Sanırım bakıcı teyzemiz beni ilk defa böyle görmüştür. Kadına da patladım. "Yarın gidip öğretmenle konuşuyorum, gerekirse gitmesin Bambino okula, ne bu böyle ilk günden ödev verilip yapmayınca üstelemekler falan. Evet, yarın gidip carlıyorum!!" diye diye öğleden sonra sinir küpü oldum çıktım.

Ah, unutmadan, bir de alınacak malzemeler listesinin bir kısmını okula göndermiştim, öğretmen hiçbir malzemeyi beğenmemiş, hepsini eve geri göndermiş. Neymiş, evde kullanılan eşyalar olmazmış, hepsi sıfırdan alınacakmış. Bir dünya malzeme eve geri geldi, bir de ona kızdım.

Akşam kojoya durumu anlattım, "Ben sakin olamıyorum, mantıklı düşünemiyorum şu anda, sen ne dersen öyle yapalım" diyerek aklı selim biri olarak kararı ona bıraktım. Kojo da "İlk günden arıza çıkartmayalım, hepsini yeniden alalım" diyerek kararını açıkladı. Ve elinde kağıt kalem Bambinonun karşısına geçip "Kırmızı pabuçlarla ilgili bir hikaye anlatmak ister misin?" diye sordu. Bambinonun da hikaye anlatacağı geldi, kırmızı pabuçları olan bir tavşanı anlatmaya başladı. O anlattı, kojo yazdı. Böylece ödevi de yapmış oldular.

Ertesi gün okulda Bambino hikayesini anlatmış, öğretmeni pek beğenmiş. Bambino akşam bunu bize söyledi. Anlaşılan kendi de mutlu olmuş.

Okul çocukları öğretmenlerini mutlu etmek için neler yapıyorlar, değil mi? Öğretmen otorite figürü çünkü, o ne derse o olur. Çocuk da ona itaat etmek zorunda. Kendi istediği için değil, öğretmen istiyor diye yapıyor isteneni. Çoğunlukla bu böyle. Bu noktada verilen ödev ve talimatların çocuğun iyiliğine olduğunu varsaymamız gerekiyor. İstenen her şey çocuğu geliştirmek için, ona bir şeyler öğretmek için.

Tek satırda yazacağım şeyi bu kadar uzun anlattığıma göre hala öfkeliyim sanırım.
İlk günden böyle bir durumla karşılaşınca tepki verdim tabi.
Neyse..

- Bayramda ne yapacağımız belli değil, son dakika rüzgar ne yandan eserse.
Ben hala hastayım, geçen haftaya göre iyiyim ama hala burnum akıyor ve ara ara öksürüyorum.
Belki bir yere gitmeden evde oturmak daha iyi olabilir, biraz dinlenmiş olurum.
Diğer yandan da Bambina doğmadan elimde fırsat varken gezmelere gitmek güzel olur diye düşünüyorum. Güneye doğru gidersek denize bile girebiliriz.
Bir de LSE'deki Singapurlu ve Hintli arkadaşlarım İstanbul'a geliyorlar, hatta bir grup geldi bile. Onlarla buluşup vakit geçirmek eğlenceli olur diye geçiyor aklımdan.
Bir yanım gitmek ister, bir yanım kalıp dinlenmek.
Bakalım neler olacak?

- Hayatta tek başınasın sevgili blog. 
Ve ne dediğin önemli değil, karşındakinin önyargıları, varsayımları, anlamak istedikleri kadar karşındakine derdini anlatabiliyorsun. Senin A dediğini B olarak anlayan birine yapabileceğin çok fazla bir şey yok. Ama bu kişinin ağzından çıkacaklar ile bir sonuca/karara varman gerekiyorsa, işte o zaman elin kolun bağlanıyor. Özgürlüğün kısıtlanıveriyor. Karşındakinin önyargıları, öncelikleri, yaşadıkları, varsayımları senin ağzından çıkan sözcüklere farklı anlamlar yükleyebiliyor, karşındakinin başka başka çıkarımlara ulaşmasına neden olabiliyor. 
Dedim ya, senin yapabileceğin fazla bir şey yok.  Esnek olmaya çalışıp alternatifler düşünebilirsin ancak. İstediğin gibi gitmiyorsa da "Bunda da bir hayır var" deyip geçmek lazım. Yoksa sen de saplanıp kalırsın, karşındaki gibi.

- Bu aralar alma konusunda bir kal geliyor bana. Almak istediklerimi sürekli erteleyip duruyorum. "İhtiyaç mı değil mi?" diye sorup "Olmasa da olur" diyerek erteliyorum devamlı. Mesela hamile eteği almak istiyorum kendime ama 3 ay için bir etek alıp sonrasında kenara koymak pek mantıklı gelmiyor. Bambinoda giydiğim kıyafetler genelde spordu, o zamanlar çalışmıyordum çünkü. Bir de o zaman aldığım pantolonlar bana şu anda epey büyük geliyor, göbek kısmındaki esnek kumaş parçası beni tam sarmadığı için devamlı düşüyor, yani bol geliyor. O nedenle etek ve elbise giymeyi tercih ediyorum. 2 hafta öncesine kadar normalde giydiğim bol kesim elbise ve eteklerimi rahatça giyiyordum ama artık onlar da rahatsız etmeye başladılar. Ama dedim ya, yeni birşeyler almak istemiyorum. Bana elbise ve/veya etek ödünç vermek isteyen olursa çok makbule geçer :)

Benzer şekilde, Bambina için alışveriş yapmadım henüz. Bambinonun bir sürü kıyafeti var, onlardan giysin diyorum sanırım. Ne gerek var, zaten çabuk büyüyorlar. 2-3 ayda bir yeni kıyafetler gerekecek. En güzeli var olanı kullanmak. Pembe de birşeysi olmayıversin. Diğer yandan, mevsim olarak Bambinonun kıyafetleri Bambinaya olacak mı, orasını bilmiyorum. Bir ara bazayı ve annemin deposunu açıp bakmam lazım.

- Yazınca iyi geliyor, kafamdakini boşaltmış oluyorum. 

- Herkese iyi bayramlar, iyi tatiller :)

Foto buradan

10 yorum:

  1. Ohh ne güzel anlatmışsın, ben de okuyunca rahatladım, hikaye gibi:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olanı biteni sıcağı sıcağına yazınca böyle oluyor, iyi geliyor wallahi :)

      Sil
  2. Okullu bambinoyu kutlarım! çocuklar bir şekilde istese de istemese de bu düzene ayak uydurmak zorunda kalıyor..
    yoldaki gelecek olan kuzu da huzurla büyüsün.
    sizede iyi bayramlar iyi tatiller,
    sevgilerimle,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, sevgielr benden de :))

      Sil
  3. Ahaha :) Bambina demek. Çok hoşmuşş :)

    Öğretmenin tavırlarını ben de beğenmedim, söyleyeyim..
    Her meslekten çeşit çeşit karakterde insan çıkıyor, şans meselesi.
    İçine atma, aklına yatmayanı git görüş bence...
    Yönetmeliklerde yeri olmayan pek çok şey, keyfi biçimde dayatılabiliyor da...

    Yazınca bende de çok bariz bir rahatlama oluşuyor.
    Nice bayramlara, sağlıkla ve sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bambinonun kız versiyonu öyle deniyormuş, ben de çok farklı bir isim arayışına girmedim, var olanı kullanayım dedim :)))

      Öğretmenin tavrı bir önyargı oluşturdu tabi, malzeme listesini tamamlayınca gidip görüşmeyi planlıyorum. Kişiye çok bağlı uygulamalar ne yazık ki..

      Sevgiler :)

      Sil
  4. Sen yazınca bana iyi geliyor :) Benzer problemler yaşayıp dillendiremediklerim için seni okuyunca kafada yeşil ışık yanıyor. Bu arada Kızıma hamileyken giydiğim pantolanlarım duruyor benim. Çok kilolu değildim. İstersen sana ulaştırabilirim. Malum Ankara küçük :) mail:aslihanbalkan.gmail.com IG:aslivedefne

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslıhan, çok ama çok teşekkürler. Haftasonu dolap diplerinde birkaç parça kıyafet buldum, 3 ay kaldı, idare ederim artık.
      Ben seni takip ediyorum zaten ;)
      Sevgiler :)

      Sil
    2. Ay yok takip falan için yazmadım, kim bu hatun dersen hatırlamaya yardımcı olsun diye yazdım onları hahahaha çok güldüm :)))

      Sil
    3. Ha, tamam o zaman :P
      :))

      Sil

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com