Bambina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bambina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2017

Bambina 29 Aylık

Gecikmiş bir ay dönümü yazısı oldu bu defa.
Ama çok geçerli sebeplerim var :)

İstanbul'a tayinim çıktı, 2 haftadır İstanbul'dayım.
Çocuklar ve kojo Ankara'da.
Geldim, ev tuttum, şimdi yerleşmeye çalışıyorum.
Çocuklara okul ve kreş ve bir bakıcı bulunca onlar da gelecekler.
Biraz zamanı var.
O zamana kadar ancak haftasonları görüşebiliyoruz.

İkisi de beni soruyorlar ve sık sık beni özlediklerini söylüyorlar.
Duygusal olarak zor bir süreç.
Ama böyle yaşanacakmış demek ki.
Geçici ayrılıklar olsun da, bu da geçer nasılsa.

Bambina kendisine dondurma veren her kadına anne ve her adama da baba diyebilir, en son o kıvamdaydı :)))
Sabahtan akşama kadar sadece dondurma yiyerek yaşama potansiyeli var :)

Cümleleri daha uzun ve anlaşılır olmaya başladı.
En son bıraktığımda şunları söylüyordu:

- Al bakaaaaam: Al bakalım

- Ebet: Evet

- Papates: Patates

- Olmassss: Olmaz

- Anne dit ı-ııh: Anne gitme

Bezini çıkartmadı daha.

Sosyallik aynen devam :)

Minnoşko büyüyor annesinden uzakta. Olsun, keyfi yerinde olsun da. Bu da geçer.

DEVAMINI OKU

5 Haziran 2017

Bambina 28 Aylık


Al bakaaam: Al bakalım

Ebet: Evet

Papates: Patates

Olmassss: Olmaz!

Anne nerdes-in?: Anne nerdesin?

Men uygu gac-tiiii: Benim uykum kaçtı

Men aç diil-iiim: Ben aç değilim

Men dondo iste-diii: Ben dondurma istiyorum

Men pembe basta iste-diii: Ben pembe pasta istiyorum

Men mayo giy, göz tak, bo giy, havuj git: Ben mayo giyeceğim, gözlük takacağım, bone giyeceğim ve havuza gideceğim

Anne mugün işe git ı-ıııh: Anne bugün işe gitmesin

Men dış çık: Ben dışarı çıkacağım

Men Hava ev git-ceeeem: Ben Havva'nın evine (anneannesi) gideceğim

Men çok aç-ım: Ben çok açım

Yarım yarım ama tatlı tatlı konuşuyor Bambina :) Hemen her dediğini bir şekilde anlayabiliyoruz neyseki, yoksa yanarız :))

Dediğim dedik, çaldığım düdük şeklinde dolaşıyor ortalıkta. Anneanne ve dedesini parmağında oynatıyor minnoş. Dede gelince hiç gitmesin istiyor. Dede ile anneanne evden nasıl ayrılacaklarını bilemiyorlar. Biz de araya giremiyoruz, üçü bir şekilde analşıyorlar her seferinde :) Analaşamdıklarında ise artık kabullenip salonda oturmaya devam ediyor büyükler :) Ben kendi çocukluğumu hatırlıyorum da, resmen Bambina yönetiyor annemle babamı :)) (İntikam bir nevi :P )

Tatlıya olan damak tadı eğilimi nedeniyle Bambina devamlı pasta, dondurma ve boza yemek istiyor. Geçen haftasonu babaları ile gittikleri Eskişehir gezisinden 2 kiloluk kavanozda boza ile döndüler ve o bozanın yarısı 3 gün içinde Bambina tarafından hüpletildi bile :)) Kahvaltıda başlıyor, bütün gün yemek istiyor yaramaz :)

Süt alerjisi devam ediyor.

Geceleri iki kere uyanıyor, her seferinden yatağından kalkıp yanıma geliyor, birlikte yatağına gidiyoruz ve ben onu sallıyorum ve Bambina tekrar uykuya dalıyor. Eğer ikinci uyanışı sabah 6 ve sonrasına denk gelirse bazen uyumayabiliyor. 

Kız çocuğu farkını sevgisini göstermede ve naz yapmada belli ediyor. Durup dururken gelip "mmmm" sesleri eşliğinde kafasını kucağımıza bırakabiliyor ya da sarılıp öpüveriyor aniden :) Babasına yaptığı cilveleri izlemek ise ayrı bir keyif.

Öyle böyle geçiyor günler, haftalar, aylar...

DEVAMINI OKU

5 Nisan 2017

Bambina 26 Aylık


 Bambinonun 26. ay yazısı burada.

Evde herşeye ama her şeye "olmaj" diyen bir toddler var :))

İnatçı mı inatçı, dediği dedik çaldığı düdük!

Yapmaması gereken şeyleri gözümüzün içine baka baka yapan bir 2 yaş sendromlu insan yavrusu o :)

Olumsuzluk eki olarak "ı-ıh" diyerek her türlü derdini anlatan minnoş o:

- Anne dit ı-ıh (Anne gitme)

- Men pak dit (Ben parka gideceğim)

- Anne gööş bay (Anne görüşürüz bay bay)

- Teş (Teşekkürler)

- Baba bıl aç (Baba video [Peppa Pig] aç)

- Men aç diil (Ben aç değilim)

- Anne bak maav (Anne bak kedi)

- Baba diil anne del (Baba değil anne geldi)

- Men hak (Benim hakkım) (Video izleme sırasını abisi ile uzlaşarak ayarlıyorlar)

- Kom diil (Komik değil)

- O men (O benim)

- Çiş dok (çiş yok)

- Gugu kokunç (Guguk kuşu korkunç)

- Men pembe dit (Ben pasta yemeye gitmek istiyorum - pastaya pembe diyor, evet)

Sözcüklerin ilk üç harfi ile istediğini anlatabiliyor minnoş :)

Kapıda bizi görünce dans ediyor etrafımızda, bacaklarımıza dolanıyor ve sımsıkı sarılıyor.

İstemediği bir şeyi asla yapmıyor, çok keyifçi :)

Dengesi çok sağlam, üstelik çok da cesur.

Atlamayı, zıplamayı, dans etmeyi, düşmeyi, tırmanmayı çok seviyor.

Çok ama çok hareketli, hiç boş durmuyor.

Suyu çok seviyor, hemen her gün en az yarım saat su ile oynuyor.

Tuvalet eğitimi henüz yok. Bizi görünce bazen heveslenip klozete oturuyor ve kalkıyor. Bebekler için olan tuvaleti dikkate almıyor.

Peppa Pig çizgi filmi sağolsun, domuz taklidi yapınca şirinlik yaptığını düşünüyor :)

Gece uykuları parçalı, uyanınca ya pusette ya da park yatakta sallanarak uyumak istiyor. Uykumuzu böldüğü gibi bir de sallanma talebi karı koca bizi uykusuz bırakıyor. Hele bazen acıktım diyerek bizden yağda yumurta falan istiyor ki, evlere şenlik. Ertesi gün işyerinde çıkıyor bizden acısı :/

Abisini çok seviyor, o ne yaparsa aynısını yapmak istiyor. Abinin odası onun için hazine sandığı gibi birşey :)

Abi ile iyi geçiniyorlar ama 2 yaş sendromunun getirisi olarak herşeyi sahiplenme, paylaşmama, inatlaşma gibi huyları ortamı gerebiliyor. Abisi küsüyor ona ya da hızını alamayıp bir şekilde el kol tekme Allah ne verdiyse girişebiliyor. Tehlikeli ikili vesselam :))

Çok anaç; abisi ya da babası aç ise onlara yemek veriyor, sofraya davet ediyor, ister misin diye soruyor.

Şen şakrak, pozitif enerji yüklü bir tontiş Bambina :)

Boyu uzayınca zayıf görünüyor ama bence endamı gayet yerinde.

Müzik kulağı var, melodileri eksiksiz mırıldanabiliyor.

Spor konusunda da yetenekli gibi. Anne ve babası bu konuda birşey yapar mı meçhul gerçi :P

Alerjileri devam ediyor.

Sonuç olarak tadından yenmiyor Bambina :)

DEVAMINI OKU

5 Şubat 2017

Bambina 24 Aylık - 2 Yaşında :)


Bambina 2 yaşına girdi efenim :)

İyi yanı, büyüyor oluşu.
Herşeyi kendi yapmak istemesi pek güzel; kendi kendine giyinmesi, yemek yemesi, banyo yapması.

Kötü yanı, 2 yaş sendromunun başlaması.
İstediği şey anında olmalı, çok sabırsız.
İnatlaşma diz boyu.
İstediğini elde edemez ise nasıl kızıyor, kendini kasıyor, kızarıp morarıyor yüzü.
İçinden bir ejderha çıkıyor sanki.

Ah bir de uyku olayı var ki, tüketiyor beni son zamanlarda.
Gece boyu sallanarak uyumak istiyor.
Pusette ya da yatağında uyuyor ve uyandığı an ağlamaya başlıyor, sallanınca yavaş yavaş dalıyor tekrar.
Bir de geceyarısı civarı acıkmış olarak uyanıyor, mutfağa gidip yemek hazırlatıyor kendine.
Yemeği yedikten sonra tekrar uyumaya gidiyor.
Sabah erken saatte yine acıktığı için uyanıyor. Bizim de uyanma vaktimize yakın bir vakit olduğu için birlikte yemeğe gidiyoruz ve kahvaltı yapıyoruz.

Ama sallanarak uyuma kısmı beni çok yormaya başladı.
Bu hafta kendimden hiçbir konuda verim alamadım desem yeridir.
İşyerinde konsantrasyonum çok düştü, keza evde de öyle.
Düşünsenize, gece boyu rastgele vakitlerde sizi biri uyandırıyor ve sizden bir eylem yapmanızı istiyor. Belki 40 dk arayla, belki 25 dk arayla, belki de 1,5 saat arayla kalkıp o eylemi yapıyorsunuz ve bir sonraki uyanışa kadar tekrar yatağa dönüyorsunuz. Ne kadar uyuyacağınız meçhul. Tamamen rastgele uynadırılış vakitleriniz. Ve tabi ki sizin uyku döngünüz ile paralel değil.
Kaç gün dayanır ki insan bu duruma?

Birşeyleri tez elden değiştirmek gerekiyor gibi.
Görünen o.
Ya puset ve sallanan yatağı ortadan kaldırıp sabit bir yatakta uyuma düzeni getireceğiz ya da otomatik sallanan yataklardan alıp sabaha kadar kızı sallatacağız. 2 yaşında bir çocuk için otomatik sallanan yatak çok fazla yok gibi sanki. Bilen varsa beri gelsin.

Onun dışında Bambina 2 yaş sendromu ile birlikte yabani tarafını sergilemeye başladı. Herkese mavi boncuk dağıtan, her girdiği ortamda sosyalleşmesini bilen ve bundan keyif alan kız gitti; onun yerine yabancı gördüğü herkese surat asan, kendisine dokunmaya kalkan herkese bağırığ çağıran, ağlak, anneci, kucakçı bir kız geldi.
Tabi bu da başta bel ağrısı olmak üzere bana geri döndü çeşitli yollarla :(

Abisi ile araları genelde çok iyi, birlikte oyunlar oynuyorlar, yemek yiyorlar. Arkadaş kıvamına geliyorlar büyük bir hızla. Abisi ona "Kızım" diye sesleniyor :) Bambina da ona adıyla hitap ediyor :) Pek tatlılar, onları izlemek kojoyla bana büyük keyif veriyor.

Zaman öyle ya da böyle geçiyor, 2 yıl önce bugün aramıza katılan minicik bebeğimiz kocaman bir bebek oldu, çocukluğa geçiş yolunda hızla ilerliyor.

İyi ki doğdun güzel kızım; kıvırcık saçlı, beyaz tenli kumral kızım. Sen her ne kadar kış bebeği olsan da ruhunda ilkbahar enerjisi taşıyorsun. Rengarenksin, canlısın, cıvıl cıvılsın. Sanatla ilgileneceğini düşünüyorum gidişata bakınca. Bahtın, şansın, yolun açık olsun Bambina! Biz istediğin her an yanındayız, arkandayız, seninleyiz güzel kız! Mutlu yıllar :)
DEVAMINI OKU

5 Ocak 2017

Bambina 23 Aylık


Bambina 23 aylık oldu bile!

Abisine çok düşkün. Çok da anaç; abisi olmadan ne yemek yiyor ne banyo yapıyor. İlla onu da düşünüyor ve soruyor. Korumacı minnoş.

M.e.meden kesildiğinden beri benimle uyuyamıyor. Benim uyutma çabalarım genelde başarısız sonuçlanıyor. Çözüm olarak kojoyla Bambinayı aynı yatakta yatırıyoruz :) Babası gelmeden uyumuyor. Kojo iş seyahatine gittiğinde ciddi anlamda uykusuz geceler geçiriyorum, çok parçalı uyuyor ve çok çabuk uyanıyor ben varken. Babası tatlı sert bir yaklaşımla hemen uykuya dalmasını sağlayabiliyor.

Geçen hafta önce ateş, sonra hırıltılı nefes alma olayı yaşadı Bambina. Bronşitten korktum ama neyseki o kadar ilerlememiş. Gece pusette uyuyup çok defa uyanınca üşütüyor, en temel sebebi bu.

Tatlıya düşkün Bambina. Damak zevki olarak tatlı yiyecekler onu mest ediyor. Kojoya göre ileride etli butlu bir kadın olacak Bambina :))) Kaşık kaşık pekmez yiyor. Bir de geçen hafta yılbaşında aldığımız pastayı hala unutamadı, her gün defalarca pasta soruyor.

Hala konuşmuyor, çok ufak ufak üç harfli kelimeler çıkmaya başladı ağzından:
-Aç
-Bak
-Aaç (Ağaç)
-Mama
-Bebe (Bebek)
-Bes (Beş) (Tek söylediği rakam bu)

Çok güzel hayvan taklidi yapıyor, ses kaydı almaya çalışıyorum bu konuda :) Taklitlerinin melodisi, sesinin alçalıp yükselmesi sanki Türk olmayan birinin Türkçe öğrenirkenki hali gibi :)

Saçları da uzamaya başladı ama toka taktırmıyor hanfendi :)

Sabah akşam "hşş" diye tabir ettiği videoları izlemek istiyor Bambina. Ben hiç ilgilenmiyorum, babası ile arasında bu olay :)

Banyo yapmayı, su ile oynamayı çok seviyor. Biz diş fırçalarken yeşil taburesini lavabonun önüne koyup o da dişlerini fırçalıyor :) Günde en az bir seans bulaşık ya da eşya yıkıyor mutfakta ya da banyoda. Deniz resmi görünce ya da konuşmada deniz sözü geçerse ellerini yumruk yapıp dirseklerini bükerek kollarını yukarı aşağı kaldırıp indiriyor; ki bu hareket "Ben de istiyorum, ben de ben de!" anlamına geliyor :)

Gönlü olmayınca kollarını kavuşturup tavır yapıyor. Gözlerini de kapatırsa ciddi bir şekilde küsmüş demek oluyor. Bacak kadar boyuyla resmen dize getiriyor bizi minnoşko :)

Yemek ve kıyafet konusunda kendi tercihleri var. Giyinirken çekmecelerini açıp kendi seçiyor giysilerini, acıkınca da buzdolabını açtırıp yemek istediği şeyleri gösteriyor.

Öyle böyle derken varlığını ortaya koyuyor Bambina :)
İyi ki!
DEVAMINI OKU

27 Aralık 2016

2016'dan 2017'ye


2016 yılı herhalde kime sorsanız zor bir yıl olarak tarihte yerini alacaktır.
Kişsel olarak, toplumsal olarak, hr türlü mikro ve makro bazda herkesin zorlandığı, zor zamanlar yaşadığı, zor süreçlerden geçtiği bir sene...
"Neyseki bitiyor"
"Bitsin gitsin artık" diyor etrafımdaki çoğu kişi.

Peki ben ne düşünüyorum, ne hissediyorum?
2016'nın zor bir yıl olduğuna katılıyorum, evet.
Ama şu anlamda farklı bakıyorum duruma: 2016 yılı bana çok şey öğretti.
Katı bir öğretmendi benim için.
Gerçekleri çat diye yüzüme vurdu, beni çırılçıplak bıraktı.
Saklanacak yer bulamayınca olan ile yüzleşmekten başka çarem kalmadığını gördüm.
Ve yüzleştim bazı şeylerle.
Karanlıklarımla, göz ardı ettiklerimle.

2016 yılında suçluluk ve değersizlik duygularım gün yüzüne çıktı.
Hem de pat diye, hiç beklemediğim zamanlarda.
Bu duyguların bende bu kadar derinde bir yer edindiğini hiç fark etmemişim.
Ya da fark etmişim ama üzerini örtmeyi, onlardan kaçmayı tercih etmişim.
2016 beni bu anlamda yakaladı.
Kendimle yüzleşmemi sağladı.
Bu duyguları ne kadar dönüştürebildim bilmiyorum, muhtemelen bu konuda gidecek daha çok yolum var ama artık onlardan kaçmıyorum. Farkındayım. Bu bile benim için büyük bir başarı, büyük bir adım.
Minnettarım.

2016 yılının başları biraz depresif başladı benim için.
Ücretsiz izinden dönüp işe başladım yıl başında.
İşyerindeki durumlar çok da iç açıcı değildi.
Evdeki durumlar da öyle.
Profesyonel destek almaya başladım.
Üzerinde çalışmak istediğim konu ile asıl çalışmam gereken konu birbirinden epey farklı çıktı, şaşırtıcı bir şekilde.
Beni asıl etkileyen şeylerin bambaşka olduğunu fark ettim.
Ve o destek ile birlikte yavaş yavaş bir dönüşüm sürecine girdim.
Minnettarım.

O süreç devam ederken yeni bir arkadaş grubunun içinde buldum kendimi.
Ve şimdiye kadar göz ardı ettiğim bir yönümü keşfettim o grup sayesinde: Dişilik.
Kadınlık deyince hep annelik gelmiş benim aklıma ve anne kimliği ile var olmuşum, özellikle çocuklardan sonra.
Kadın olduğumu ne hissetmişim, ne de hissetmeye izin vermişim.
Erkek gibi olmakla, erkek gibi düşünmek ve davranmakla bir yerlere gelebileceğimi kodlamışım hep. Ve bu kodlama hep işe yaradığı için başka türlüsünü denememişim bile.
Öyle doğal bir akış içerisinde bu yönümle yüzleştim ki.
Bilerek isteyerek değil, olaylar öyle geliştiği için.
Yapbozun parçaları öyle güzel biraraya geldi ki.
Çabasız, kendiliğinden.
Ve bahsettiğim bu grup yıl bitmeden dağıldı, yani kısmen. Ömrünü tamamladı.
Bana dişiliği öğrettiler ve gittiler. Değiştiler, dönüştüler.
Hep birlikte dönüştük.
Minnettarım. 

Profesyonel desteğe birkaç ay devam ettim, sonra o süreç de kendiliğinden bitti.
İhtiyaç hissetmedim birkaç ay sonra.
Şubat ayında içine girdiğim arkadaş grubu bana beni anlatan ayna oldu.
Kızkardeşler gibi paylaştık herşeyi.
Uzun uzun güldük, uzun uzun ağladık.

Sonra yaz geldi, Temmuz ayında 6 günlük yurtdışı görev seyahatim oldu.
Önce tüm aile gidelim derken son günlere doğru tek başıma gitme durumum ortaya çıktı.
İyi ki de öyle olmuş, dönüşüm 15 Temmuz günü oldu çünkü.
İyi ki ısrar etmemişim ya da tek gidiyor olmama olumsuz tepki vermemişim.
Frankfurt çok güzel ağırladı beni.
Katıldığım program çok şey kattı bana.
Anglo Sakson bir grupla yakınlaştım ve genel olarak çok keyifli vakit geçirdim.
Minnettarım.

 Döndüm, 15 Temmuz günü, memleketin durumu malum.
Temmuz ayındaki olaylardan sonra "Acaba yurtdışına mı gitsek?" diye bir soru oluştu kafamızda.
Çevremizdeki pek çok insan gibi.
Biraz çabaladık kojoyla.
Kapılar aralansaydı belki şimdi burada olmayacaktık.
Ama olmadı, kısmette yokmuş.
Henüz şartlar oluşmamış.
Oluşur ya da oluşmaz, bilemem ama şimdi değilmiş zamanı.
Kaldığımız yerden devam ettik hayata.
Minnettarım. 

Ağustos ayındaki tatil benim için başka bir deneyimdi.
Bambaşka...
Biraz anlatmaya çalışmıştım, burada.
Ruhumun havalandığını hissetttim.
Fiziksel dünyanın ötesinde varoluşlar olduğunu.
Farklı enerji boyutlarını.
Minnettarım. 

Bu deneyimden sonraki iki ay müthiş bir enerji patlaması ile yaşadım diyebilirim.
İçimdeki enerji öyle boyutlara geldi ki bazen, işimi yapamaz hale geldiğimi hatırlıyorum.
İşi gücü bırakıp enerjiyi takip ettim, etkisi hafifleyene kadar.
Araba kullanırken hissettim bazen, trafikte devamlı gülen biri gördüyseniz o ben olabilirim :)
Eylül sonunda katıldığım bir eğitim de enerji konusunda ilerlememe yardımcı oldu.

Ve 13 Ekim.
Arkadaşımın annesinin trafik kazasında vefat ettiği gün.
O gün iki ayda yaşadığım herşey sıfırlandı.
Hızla tavan yapan enerjim daha büyük bir hızla tabana vurdu.
Böyle olmasını bekliyordum, daha doğrusu evrenin kanunu bu.
Hiçbir şey sonsuza kadar devam edemez ve bir uçta olan bir şey diğer uca doğru gitmek zorunda ki kendini nötrlesin.
Sadece ne zaman ve nasıl oalcağını bilmiyordum.
Arkadaşıma verdim biriken tüm enerjimi.
Bir annesi vefat edene, bir de zor bir süreçten geçen başka bir yakın arkadaşıma.
Ama ne oldu?
Bana birşey kalmadı.
Kolumu kaldıramayacak kadar güçsüz düştüm.
İçime kapandım, depresifleştim.
Bu da bir süreçti.
Minnettarım.

Sonra bir arkadaşım kendime getirdi beni.
Bana içinde bulunduğum durumu tüm gerçekliği ile gösterdi ve çıkmam için elini uzattı.
Onun elini tuttum ve dipten yükselmeye başladım.
Bu da bir süreçti, zaman aldı.
Yine birşeyler öğrendim kendimle ilgili.

Kendini tanıma yolculuğunun sonu var mı ki?

Ve öyle böyle derken yılsonu geldi.
2016'yı şehirdışındaki programlar ile kapatıyorum.
Geçen hafta önce İstanbul, sonra da Çanakkale gezilerini yaptım.
İkisi de çok verimli ve çok öğretici oldu benim için.
Hele Çanakkale gezisinden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyorum.
Harika bir grubun içinde buldum kendimi.
Yol arkadaşlarım var artık.
Ve bir yola girdim, giriyorum.
Girmeye niyet ediyorum.
Minnettarım.

Herşey için minnettarım.

Bu yıl yılbaşı coşkusu farklı bende.
Fiziksel olarak hiçbir şey için heyecan duymuyorum.
Ama 2017'nin benim için başlangıçlar yılı olacağını umuyorum.
Yeni bir başlangıç. Yepyeni bir bakış açısı.
Herşeyin yenilendiği bir dönem başlıyor sanki.
Beklentim yok.
Ama çabam var.
Artık düşünceden eyleme geçme zamanı benim için.
Daha çok eylem.

Çocuklardan hiç bahsetmedim farkındaysanız :)
Benimle ilgili olan şeyleri yazdım 2016 için.
Ama bir şeyi not düşmek isterim.
Aralık ayının ortasında Bambinayı sütten kestim.
Uykusuzluk, geceleri oluşan sırt ve bel ağrıları (Bambina ile birlikte yatmamız ve sabaha kadar açık büfe süt içiyor oluşu nedeniyle) artık istemedğim bir hale dönüşünce ve Bambinanın Bambino kadar aşırı ısrarlı bir doğası olmayınca epey konuşma, bol telkin ile bu süreci güzel bir şekilde tamamladık diye düşünüyorum.
Benim şehirdışına gitmemi bekleyip döndüğümde tamamen kesmeyi planlamıştım ama ben gitmeden bir hafta önce Bambina telkinleri uygulamaya dökmeye başladı kendiliğinden.
Artık benimle uyumuyor ve ben malesef onu uyutamıyorum, bu da normal bir sonuç.
Çünkü benimle başka türlü nasıl uyuyacağını bilmiyor. Bu konuda deneyimi yok.
Kojo ile birlikte salonda yaptığımız yatakta uyuyor iki haftadır.
Uyumak için babasını istiyor minnoş :)
Babasının da canına minnet tabi :)
Bambinoda yaşayamadığı birlikte uyuma hallerini Bambinada doya doya yaşıyor.
Çok şükür, bin şükür.

Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı, şefkat ve gelişim dolu bir 2017 diliyorum :)
DEVAMINI OKU

5 Aralık 2016

Bambina 22 Aylık


Bambinonun 22 aylık yazısı burada.

Bambina günden güne serpiliyor, büyüyor.

Evde hepimizi taklit ederek geçiriyor zamanını.
En büyük idolü tabi ki abisi.
O ne yerse onu yiyor, ne giyerse onu giyiyor, nerede oturursa orada oturuyor.
Öyle bir hale geldi ki bu durum, evde sıklıkla şunu söylemeye başladım:
- Bambina kendini Bambino zannediyor :))

Hala konuşmuyor ama mimikler ve taklit yolu ile her derdini anlatmaya devam ediyor.

Hşşş (bana ipad den şarkı açın)
Hşşş baba (baba bana video açsın)
Hşşş E-Ay (abi bana video açsın) (baba yok ise ya da ondan yüz bulamadıysa ikinci adres abi :)) )
Babba iş (Baba işe gitti)
Nani (Nane) (Bunu yeni söylemeye başladı)
Mamma (Genelde mandalina için söylüyor bunu)
Bes (beş) (Bunu çok fazla yerde kullanıyor)

Banyodan çıkartmak istiyorum mesela. Eliyle de 5 yaparak "Bes" diyor, yani 5 dakika daha durmak istiyormuş :))

Sevgi kelebeği Bambina, aklı estikçe gidip birilerine sarılıyor, kucaklıyor.

Çıplak beden seviyor. Göbek deliği, meme uçları hiç kaçmıyor elinden :)))

Çok çok hareketli ve cesur. Yüksekten düşmeyi çok seviyor. Kaymayı, atlamayı, tırmanmayı, sürünmeyi de.

Müzik kulağı var Bambinada. Şarkıları mırıldanıyor, henüz söyleyemese de. Ama çok ilginçtir, melodileri tutturarak söylüyor. Epey isabetli yani. Hangi şarkıyı mırıldandığını biraz dikkat edince anlayabiliyorum. Bunu bir kenara not alalım :))

Sanat ve spora ilgili olacak sanki Bambina. Hele abi kurslara gittiğinde kendisi de çok istekli davranıyor. Can atıyor yapmak için.

Meme ile arası abisi kadar olmasa da yine de çok iyi. Özellikle sabaha karşı çok yoğun istiyor. Büyük konuşmayayım ama sanki bu işin sonuna doğru geliyoruz gibi gibi..

Mavi ve pembeyi seviyor.
Hava soğuk olduğu için dışarıda oynayacak kimseyi bulamıyor ama evdeki abinin varlığı bu konuda epey yardımcı.

Yemek konusunda günü gününe tutmuyor, bir gün yediğini sonra bir ay yemek istemeyebiliyor. O nedenle ne sunacağımı bazen şaşırıyorum diyebilirim.

Kızsal tavırlar, kaprisler, nazlar acaip :)) Özellikle babaya karşı tüm hünerler sergileniyor. Biraz ders alsam iyi olacak aslında :)))

DEVAMINI OKU

5 Ağustos 2016

Bambina 18 Aylık - 1,5 Yaşında


Bambinonun 18 aylık yazısı burada.

Bambina 1,5 yaşına ulaştı. Hey gidi hey!

Boy 80 cm.

Kilo 13 kg civarı.

Herşeyin minyatürü çok sevimli, bu insanlarda da geçerli :)

Minik eller, minicik parmaklar, minik dudak, küçük burun.. Sevmeye doyulmuyor azizim :)

Hayvanları çok seviyor Bambina. Sokaktaki kedileri elliyor, bıyıklarını, kuyruklarını çekiştiriyor (henüz ters hareket görmedi onlardan), sırtlarını okşuyor.

Dün akşam parkta kirpi gördü, iki de bir yanına gidip sevgi sesleri çıkarttı :)

Kitap sayfalarını büke büke çeviriyor (abi gıcık oluyor buna, kitapları kıvrılıyormuş!), her sayfayı çevirip son sayfaya gelince ısrarla devamını istiyor. Yüzüme bakıyor, ben de "O son sayfa, kitap bitti" diyorum. Kapatıp bırakıyor.

Büyük anneanneden gelen kalın Türkçe ders kitabını sayfa sayfa açıp postacının olduğu yeri buluyor. Onun postacı olduğunu söyleyip "Bak postacı geliyor selam veriyor" şarkısını söylüyoruz. Bu sahneyi bıkmadan usanmadan 5-10 kere tekrar ediyoruz :)

Kitapta hayvanlar var ise tüm hayvanların isimlerini teker teker söyleyip seslerini taklit ediyoruz, çok hoşuna gidiyor :)

Bambinoda da öyle miydi hatırlamıyorum ama Bambina durup durup gelip bacaklarımıza sarılıyor, otururken boynumuza sarılıp kendince öpüyor bizi. Nasıl hoşumuza gidiyor bilemezsiniz :) Kız çocuğunun doğasında var galiba bu sıcaklık :)

Konuşma konusunda çabası devam ediyor.

Ayyyyn-nea (Anne) (Bunu yatarken defalarca farklı ses tonlarında söylüyor, ben de her defasında onun adını söylüyorum karşılığında, oyun gibi)

Bab-ba (Baba) (Sokaktaki tüm erkekler)

E-ay (Abisini çağırıyor)

De-de (Dede)

Ayn-ne (Anneanne)

Ba (Bitti)

Birşey yere düştüğünde ya da ses çıkarttığında kahkaha atıyor Bambina.

Babasına çok güzel naz yapıyor, onun dokunmasını istemese bile aynı ortamda bulunmasını istiyor. Babası odadan çıkarsa arkasından mahalle sakini gibi avazı çıktığı kadar bağırıyor "Babbbbaaaa" (Nerdesin sen, gel buraya çabuk modunda!).

Çekmeceleri açıp kendi kıyafetini kendi seçiyor. Üzerinde kız çocuğu kafası olan yeşil tişörtü favorisi.

Son bir haftadır Bambinonun küçükken yaptığı gibi mutfak tezgahına çıkıp ya da sandalye ile yanaşıp su ile oynamak, bulaşık yıkamak, tezgahı silmek istiyor. Herşey bittiğinde doğruca üstünü değiştirmeye götürüyorum tabi ki :)))

Abisi ne yaparsa, ne yerse, ne ile oynarsa o da aynısını yapmak istiyor. Abisi "Kardeşim sarılalım mı?" diye kollarını açıp yanında gelince keyfi yerindeyse kocaman sarılıyorlar (Anne-babanın mest olduğu, eriyip bittiği, şükrettiği anlardan biri), keyfi yerinde değilse "ı-ıııııh" diyerek itiyor abisini (Abi bazen üzülüp hüzünleniyor, bazen de anlayışla karşılıyor)

Yemeğini kendisi yemeyi seviyor, biz yedirince farkına vardığı an sinirleniyor ve yemeyi reddediyor.

Nedensiz yere şarkılar mırıladanarak evde dolaşıyor.

Minik ayaklarıyla bir dans edişi var, görmeniz lazım. O dansı ben yapsam iki dakikada ter atarım kesin :) Çok yakışıyor dans etmek :)

Kollarını açarak kendi çevresinde dönüyor keyfi gelince, sonra da kendini yere bırakıyor :)

Horlayarak uyuma taklidi yapıyor minnoş :)

Karpuz, şeftali, biraz üzüm yiyor. Kiraz, kayısı, erik ile pek arası yok.

Azı düşleri gelmeye başladı, bayram haftası ateşinin sebeplerinden biri olduğunu tahmin ediyorum.

Bayramdan sonraki hafta ilk defa ayrı kaldık Bambina ile. İş nedeniyle yurt dışına gidince Bambinaya kojo ve anneannesi baktı. Süt bırakmadım ama gelince kaldığımız yerden devam ettik, çok şükür bir sorun olmadı.

Bambina, seni çok seviyoruz güzel tatlı oyuncu kız!

DEVAMINI OKU

5 Haziran 2016

Bambina 16 Aylık


Bambina hızla büyümeye devam ediyor.

Bambinonun 16 aylık yazısı burada. Şimdi tekrar okuyunca fark ettim ki Bambina da benzer şeyler yapıyor, benzer bir gelişim sergiliyor. Ben ve kojodan çıkan çocuklar böyle oluyor demek ki :PP

Geçtiğimiz ay içierisinde boyu uzadı minnoşun. Kilo da fena değil, kucakta fazla tutamadığımı düşünürsek kilo da aldı diyebilirim :))

Sabahları çok mutlu uyanıyor, birlikte uyuduğumuz için onun uyanışını izlemek, gerinmesini seyretmek pek keyifli.

Anne sütü alıyor, süt ve yumurta alerjisine mısır ve buğday da eklendi. Dikkat etmeye çalışıyoruz ama bazen eline ekmek verdiğimi itiraf ediyorum. 

Değişik bir damak tadı var Bambinanın. "Bütün çocuklar bunu sever" denilen birşeyi yemeyebiliyor. Meyve seviyor. Deniz börülcesi ve yoğurt favori yiyecekleri. Patatesi yeni yeni yemeye başladı. Haşlanmış sebze seviyor. Etle pek arası yok.

Özgür kız Bambina. "Yanımda dur ama bana müdahale etme" onun mottosu :)) Biz başka odaya gidersek ilgilendiği şeyi de alıp arkamızdan geliyor, olduğumuz yerde oynamaya devam ediyor. Aldığı oyuncağı oynadıktan sonra kendi kendine yerine koyuyor, ileride de bu özelliğin devam etmesini diliyorum :)))

Abisini çok seviyor, bazen durduk yerde gidip sarılıyor abisine :) Bazen de gidip kafasını okşuyor :) 

Henüz konuşamıyor, "baba" hariç :) Kojo için bu yeterli tabi :P Bana yüksek tondan "ııııııı" diye sesleniyor :)) Ama halini anlatamadığı zaman bazen çok sinirleniyor ve elinde ne varsa ısırıyor hınçla. Konuşmaya başlayınca düzeleceğini umuyorum. Elimden geldiğince duygularını ona anlatmaya çalışıyorum, ayna oluyorum. Tabi bazen ben de anlamıyorum, o zaman çok fena oluyor, kendini yere bile atıyor!

Gezmeyi, keşfetmeyi seviyor, normal bir gelişim sergiliyor yani, çok şükür :)

Babasıyla olmayı çok seviyor, aşk yaşıyorlar :)

Günde iki kez uyuyor genelde. Gece uykusu gününe göre değişiyor ama en geç 21'de uyumuş oluyor.

Neşeli, mutlu, enerjik, özgür ruhlu, keşifçi, meraklı, cilve yapan, çok tatlı bir bebek Bambina :)
DEVAMINI OKU

5 Mayıs 2016

Bambina 15 Aylık


Bambina büyümeye tam gaz devam ediyor :)

Son günlerde azı dişinin biri çıkmaya başladı, epey sıkıntılı. Canı yemek yemek istemiyor, salya akıtıyor, eline geçeni hırsla dişine götürüp kaşımaya çalışıyor, ısırıyor, uykular sıkıntılı.. Geçecek diyoruz, bu da böyle bir dönem.

Konuşma konusunda pek ilerleme kaydettiğini söyleyemem, hala en çok "baba" diyor.
Arada bir "annnnn-nnnnni" diyerek bana seslenmeye çalışıyor ama bu kelime ona zor geliyor. Onun yerine genelde "ıh-ıh" kullanıyor :))
"ıh, ı-ııh" diyerek herşeyi anlatabiliyor bize. Bazen anlamakta zorlansak da çoğu zaman ne istediğini anlayabiliyoruz, belki de o nedenle konuşmaya hevesi yok :)
Elini dudaklarına götürüp "brrrrp" diye sesler çıkartıyor, çok eğleniyor böyle :)

Eliyle "gel" işareti yapıyor. Kime çağırmak istiyorsa onun yanına gidip eliyle "gel benimle, bir bakar mısın?" işareti yapıyor ve o kişiyle birlikte çıkıyor odadan :))

En çok güldüğüm hareketi biz yerde otururken karşıdan yürüyerek gelmesi, belli bir mesafeye gelince arkasını dönüp geri geri gelmeye başlaması ve birkaç adım sonra kendini kucağımıza bırakıvermesi :)) "Gel kitap okuyalım" deyince direkt bunu yapıyor mesela :) Çok çok hoşuma gidiyor, öyle yavaş yavaş yanaşıp şıp diye oturması :)

Uykusu gelince beni odaya götürüyor, yatağa yatıyor, benim de yatmamı istiyor. Ayakkabısını ve çorabını çıkartıyor ya da benim çıkartmamı istiyor ve emmeye başlıyor. Bazen bu şekilde uyuyabiliyor, bazen de uykuya dalamayıp tekrar kalkıp gidiyor. Yataktan kalkınca arkasına dönüp bana el sallamayı ihmal etmiyor :)))

Beni işe uğurlarken genelde güleryüzlü davranıyor, el sallıyor. Eve geldiğimde de çok çok mutlu oluyor, kendi kendine şarkılar mırıldanıyor.

Abisinin elindeki herşey çok değerli. Elindekini bırakıp ona gidiyor hemen. Abiden genel olarak çekiniyor, ondan kendisine zarar gelebileceğini biliyor çünkü. Bazen çok iyi anlaşıyorlar, bazen de çığlık çığlığa. Herşey yolunda yani bu konuda :))

Dışarıya çıkmayı çok seviyor. Arabada uzun süre geçirmeyi sevmiyor hala ama abisi idare ediyor bir müddet, sağolsun!

Değişik bir damak zevki var. Ekşimiş yoğurt, brüksel lahanası, çiğ patates, çiğ kabak seviyor. Pişmiş patatesle arası pek yok mesela. Ekmek yemiyor. Kuruyemişe bayılıyor.

Boyu da uzadı son günlerde. Ölçtürmedim ama bana iyi görünüyor. Zaten önemli olan keyifli olması.

Oyuncu kişiliğini her an her yerde gösterip hem kendini hem de çevredekileri mutlu edebiliyor.

Parka gidip sallanmayı, kaydıraktan kaymayı çok seviyor. Koşturup duruyor ortalıkta :)

Öyle böyle geçiyor günler..
DEVAMINI OKU

28 Mayıs 2015

Diyalog mu Monolog mu?

Ben odada yokken Bambino Bambinanın yanındadır ve duymadığım bir soru sorar kardeşine. Gerisi aynen şu şekilde gelişir:

Bambino: Şimdi söyle bakalım, doğruysa gülümse, yanlışsa gülümseme, tamam mı?

3 sn sonra:

Bambino: Sen gülümseme nedir biliyor musun, bak şöyle, mmmm (gülümsüyor)... Şimdi söyle hadi, doğru mu, yanlış mı?

Bambinadan ses gelmeyince Bambino:

Yanlış diyorsun yani, öyle mi?

:))
DEVAMINI OKU

5 Şubat 2015

Bambina Geldi, Hoşgeldi :)

5 Şubat 2015, saat 3:55'te aramıza katıldı Bambina.

39+5'te 2. gebeliğim doğal ve hızlı bir doğumla son buldu.

2845 gram ağırlığında, akça pakça, pespembe bir kız bebekle tamamlandı ailemiz.

Biz iyiyiz, yeni hayatımıza alışmaya çalışıyoruz.

Eve yeniden bebek kokusunun hakim olması huzur verici.

Bambino büyümüş olarak önümüzde durunca Bambinaya her bakışımızda bugünlerin çabuk geçeceği geliyor aklımıza.

Hoşgeldin sevgili kızım, huzurlu, uzun, mutlu bir ömrün olsun..

Bizi ikinci kez anne baba ve Bambinoyu da abi yaptığın için çok teşekkür ederiz :)


DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com