Gezi yazılarına önemli bir gelişme için ara veriyorum: Bambino bugün itibariyle 19 aylık oldu :)
Son ay içindeki gelişmeler bir paket halinde geldi sanki. Bambinonun dış görünüşü, gülüşü, bakışı, tavırları, boyu, posu, her bir şeyi güncellendi sanki. Özellikle tatilde ve sonrasında (ki tarih olarak tam buçuk aya denk geliyor- Bambino hep buçuk aylardan sonra atak yapıyor) müthiş bir büyüme gözlemledik oğlumuzda. Kojo da ben de ağzımız açık izliyoruz. Evet, sadece izliyoruz büyümesini. Zevkle, sevgiyle, merhametle, dolu gözlerle, gülümsemeyle izliyoruz.
Geçen sene Bambinoyu görmeye gelen annemin bir komşusu amca "Bak gör 1,5 yaşından sonra tadından yenmeyecek" demişti. Nasıl da haklıymış! Büyüdü küçük adam oldu çıktı resmen.
Söylediğimiz her şeyi anlayıp anladığını belli ediyor. Konuştuğumuz her konuda bir fikri var. Fikri olmadığında bile bizi dikkatle dinleyerek, biz gülüyorsak gülerek kendinin varlığını belli ediyor.
Yapmak istedikleri ve istemedikleri çok ama çok net. Ve isteği olmadığı zaman ikna etmek eskisi gibi kolay değil :)

Dün akşam ilk defa gece dışarı gezmesine gitti Bambino. Çok sevdiğim bir arkadaşım ve babası İstanbul'a dönerken son dakika sürprizi yapıp haber verdiler. Nasıl sevindim bilemezsiniz. Bambino gece uykusuna 10 gibi geçmeye başladı 10 gündür. O nedenle gideceğimiz yere rahatça gittik. Saat 10'a gelmeden ben kalktım. Plan Bambinoyu uyutup onları evde ağırlamaya devam etmekti. Bambinoyu arabaya bindirdim ve eve döndük. Park edip Bambinoyu almak üzere kapısını açınca müthiş bir ağlama ve bağırtı başladı. Bizimki arabadan inmek istemiyormuş, daha gidelimmiş. Eve gidip yatağa yatıp uyuyacağımızı söyleyerek kemerini çözüp kucağıma almaya çalıştım ama öyle bir karşı koydu ki camlara komşular çıktı. Birkaç dakika ikna etmeye çalışıp başaramayınca Bambinoyu bağlayıp ben de arabaya bindim. Ve Eskişehir Yolunda iki tur attık (Yoldakilerin yarısının sarhoş olduğunu düşünüyorum bu arada-zaten tam maç çıkışıydı). Bambino bu şekilde uykuya dalamayacağına iki turdan sonra ikna oldu. "Eve gidip yatağımıza yatalım mı?" diye sorduğumda "hııı" diyerek onay verdi ve biz eve sessiz sedasız giriverdik. Uyuduğunda saat 11'di.

Gece geç uyuyan Bambino sabahları 7 gibi uyanıveriyor. Tabi kesintisiz uyumuyor, gece en az 4-5 kere uyanıyor hala. Bu konuda 1,5 yaşından birşey görmedik henüz ama 2 yaşından umutluyum :P
İstemediği şeylere gözünü kapatıp kafasını sağa sola sallayarak bir "ı-ııh" demesi var ki, gören sırf o "ı-ıh" desin diye birşeyler yapmaya başlıyor. Öyle tarz öyle sevimli ki :)
Dışarı kuşu oldu iyice. Gün içinde devamlı dışarıda olmak istiyormuş. Tatilde zaten hep dışarıdaydık. Dışarıdayken aklına yemek gelmiyormuş, teyzesi öyle diyor :) Yanlarına atıştırmalık birşeyler alıp parka gidiyorlar ve en az iki saat geçiriyorlarmış. Dönünce evde uyuyormuş, en fazla 1 saat. İkinci uykuyu da bıraktı bizimki. Ama tek uykusunun uzaması gerekirdi değil mi? Hala bir saat.
Geç söyledi ama öyle güzel "Bab-ba" diyor ki, kojoyu bırak ben bile eriyip bitiyorum :)
Durup durup "Anne" ve ardından "Bab-ba" diyor :) Bizim varlığımızı kontrol ediyor. Biz de en son "Bambino" diyoruz, o zaman ellerini göğsüne koyup "işte burada" demek istiyor :)
Konuşma konusunda gayretler devam ediyor. Kendince çıkarttığı sesleri dinlemek çok zevkli :)
Anne,
baba,
dede,
de-de (teyze oluyor bu),
cik,
gıg-gık (gıt-gıt gıdak),
beeaaa (mee),
gak,
didili (gidelim),
ga-lk (kalk, Ankaralı versiyonu :P ),
aç,
gööö-dü (gördüm - eller gözlere götürülecek aynı anda),
şşşşş (su sesi, dalga sesi, yüzen geminin sesi),
av (hav)
av-lu (havlu)
ki-i (kivi)
ge-di (geldi)
da (dağ)
ınnnnnn (araba, otobüs, kamyon sesi)
Bambino ablaları ve abileri çok seviyor. Çocuk- büyük fark etmiyor, genç olsun, genç görünsün yeter. Onların peşinden gidiyor, hareketlerini ilgiyle izliyor, dokunmaya çalışıyor, bazılarının kucağına oturuyor :) Kucağa oturma hareketi ise süper: Kucağına oturacağı kişinin önüne gelip arkasını dönüyor, geri geri gelip oturuveriyor kucağa :)))
Sebze yemeklerini eskisi kadar sevmiyor ama fasülye, barbunya gibi bakliyatları seviyor. Balık, et, tavuk hala severek yiyor. Meyve yemeyi seviyor. Bir de ekmek. Fırat gibi bütün somunu alıp evde dolaşa dolaşa yiyor :) Alerjiler aynen devam. Tatlı şeyleri bazen yiyor, bazen yemiyor. Pekmezli sudan oluşan çayını zevkle içiyor.
Dün bir arkadaşımız kendi oğullarının bisikletini getirdi. Böylece bizimkinin ilk defa bir bisikleti oldu. Pusetten daha uzun süre oturmasını bekliyorum ama çok da beklentiye girmemem lazım. Malum, bizimki hareket adamı.
Canım oğlum, benden sana hatıra kalsın istediğim bu anılar, anlar yazmakla bitmez. Bil ki senin varlığınla her anımız daha güzel, hayatımız daha renkli. Seni çok ama çok seviyoruz. Sen çok değerlisin. Çok!