24 Ekim 2015

İlk Diş

Bambinanın ilk dişini bugün görmüş bulunmaktayım :)

Bambinonun ilk dişi 7,5 aylıkken çıkmıştı. İnsan ister istemez beklentiye giriyor; Bambina 7,5 aylık olduğundan beri bekliyoruz heyecanla :)

Alt sol taraftaki diş kendini belli ediyor, elleyince hissediliyor. Bunu ilk fark eden ben olunca hediye almak da bana düşüyor :)

Yakında diş buğdayı ve en sevdiğim bölüm olan meslek seçimi var, yaşasın!

Bambina 8,5 aylık olduğuna göre kısa kısa gelişimini de not düşeyim.

Çok güzel alkış yapıyor, müzik duyunca el çırpmaya başlıyor :)

Kucağıma gelip kendi kendine hoplamaya başlarsa "Ayağa kalk beni gezdir" demek istiyor :)

Kafasını sağa sola çevirip kendince oyun yapıyor birkaç gündür.

Sinirli anlarında yanında olmak istemezsiniz, öyle bir söyleniyor ki, eline geçeni atıp fırlatmaya başlıyor! Hiddetinden şiddetle kaçınınız..

Her gören "Erkek mi?" diye soruyor, alıştım artık :) Pembe de giydirsem durum değişmiyor. Erkek gibi kız sanırım, maşallah :) (Bana hiç öyle gelmiyor, gayet kız yüzü var bana göre)

"Al" ve "Ver" komutlarına uymaya başladı. Çok eğleniyoruz :)

Oyuncakları birbirinin içine koymayı ve çıkartmayı çok seviyor, iç içe geçen kutular favorisi. Bütün gün birşeyi birşeylerin içine koyuyor :)

Emeklemeye devam, ayağa kalkıp birkaç saniye dengede durabiliyor. Bütün evi emekleyerek rahatça dolaşıyor.

Öyle böyle büyüyor işte, sağlık, kolaylık, mutluluk içinde büyüsün tüm minnoşlar!





DEVAMINI OKU

5 Ekim 2015

Bambina 8 Aylık

Bambinonun 8 aylık yazısı için tıklayınız. Hey gidi günler hey!

Bambinonun yazısını tekrar okuyunca Bambinanın bazı yönlerden benzer, bazı yönlerden ise farklı olduğunu söyleyebilirim.

Bambino hiç emeklemedi, direkt yengeç yürüyüşü ve yürümeye geçti. Bambina ise 7,5 aylıkken emeklemeye başladı. Öncesinde sadece geri geri gidebiliyorken 7,5 aylık olduğu gün ileri doğru emeklemeye başladı. Her geçen gün daha da uzun süre emekliyor. Başlarda 3 adım atıp yoruluyordu ama giderek kat ettiği mesafe artıyor.

Bambina emeklemeye başladıktan birkaç gün sonra sıkılmış olacak ki tutunup kalkmaya başladı :P Güvenli olarak bulduğu herşeyden tutunup kalkmaya çalışıyor. Alçak yerlerin üzerine çıkıyor, tutunup kalkamayınca :))

İsteklerini net olarak ifade edebiliyor çıkarttığı seslerle ve beden hareketleriyle. İstemediği bir yiyecek olunca ağzını kapatıp yüzünü diğer tarafa çeviriyor. Kalkmak istediği zaman bana doğru gelip poposunu aşağı yukarı hareket ettiriyor :) Bir oyuncak görüp oynamak istediğinde kendini öne doğru atıyor. Birine gitmek istediğinde kendini öne atıp kollarını açıyor. Zorda kalıp benş çağırmak istediğinde "Anniiii" diye bağırıyor :)

Abisi gibi hareketli bir bebek Bambina. Alt değiştirirken zorlanıyorum resmen. Eline birşey verip oyalanmasını sağlıyorum, ben de hızlı hızlı değiştiriyorum bezini ama işimi bitirmeden dönmeye ve kalkmaya başlıyor minnoş!

Ek gıdaya geçişimiz devam ediyor tüm hızıyla. Dişi olmamasına rağmen yumuşak gıdaları damağıyla ezerek yiyor. Avakado, erik, et ve baklagiller favori yemekleri. Genelde bize yaptığım yemeklerden veriyorum tuzsuz ve baharatsız bir şekilde.

Uykuya ayakta sallanarak ve emerek geçiyor. Doyunca emmeyi bırakıyor ve sallanarak uyumaya devam ediyor. Gece kaç kere uyandığını saymıyorum, bazen emmek uyumasına yetmiyor, o zaman ayağa kalkıp sallıyorum (bu beni yoruyor çünkü sonrasında uykum açılıyor!). Uyurken bacaklarını benim üzerime atıyor, keyifçi :) Öyle tatlı bir duygu ki onun o hallerini izlemek, kıvrımlı bacaklarını sevmek.. Hormonlar hormonlar :P

Gezmeye bayılıyor, annesi gibi :) "Bambina dışarı çıkıyoruz şimdi" deyince gülüyor :) Slinge koyunca dışarı çıkacağını anlayıp heyecanlanıyor, bacaklarını oynatmaya başlıyor :)

Abiyle arası hem iyi hem kötü. Ortamda abisi var ise ondan başkasına dönüp bakmıyor ama abiden kendini korumak için de ondan kaçıyor bir yandan da :) Abisi onu severken üzerine abanınca kaçacak yer arıyor ya da bağırarak yardım istiyor. Abinin elindeki oyuncak çok değerli oluyor her daim :)

Öyle böyle geçiyor işte günler. Öyle bir koşturmaca ki benim için, gün nasıl bitiyor bilemiyorum bile! Sağlık olsun da, gerisi hallolur bir şekilde diyorum..
DEVAMINI OKU

4 Ekim 2015

Bambino 60 Aylık - 5 Yaşında

Bambino 5 yaşına bastı!

Tam 60 aylık oldu, dolu dolu 60 ay, vay be!

Son ay içinde Bambino yuvasına alışma dönemi geçirdi. 2 aylık yaz tatilinden sonra sudan çıkmış balığa dönmüştük hepimiz :)

Yazlıktaki arkadaş ortamından sonra Ankara'daki hayat ona çok yalnız geldi :( Her gün iki posta parklara çıkmamıza rağmen Bambino kendine göre arkadaş bulmakta epey zorlandı. Tüm yaşıtları çoktan okula başlamıştı bile ya da yaz okulundaydılar. Arkadaş bulamayınca sıkılan ve bunalan Bambino çareyi kardeşine yüklenmekte buldu. Bir de anne babaya tabi :)

Ne olacak bu şehir çocuklarının dramı efendim? Dört duvar arasında büyüdükleri yetmezmiş gibi dışarıda da arkadaş bulamıyorlar. Bir günde 3-4 park gezdiğimi biliyorum arkadaş bulabilmek için ve yine yapayalnız kaldığımız oluyordu malesef. Çocukların niye okula gönderildiğini şimdi daha iyi anladım.

Neyseki bu haftabaşında Bambinonun okulu açıldı da hepimiz bir nebze rahata erdik. Her sabah ve akşam ben götürüp getiriyorum ve bir dünya yol yapmaktan şimdiden başım döndü ama Bambinonun mutlu olduğunu ve arkadaşa doyduğunu görmek herşeye değiyor.

Alerjileri nedeniyle yemeklerini evden götürüyor. Sabah, öğle ve ikindi yemeklerini ayrı ayrı paketleyip hazırlıyorum. Şimdilik fena gitmiyor bakalım.

Tüm gün dışarıda olunca akşam eve yorgun gelen Bambino eskisi gibi evde yaptıklarını yapmaya devam etmek istiyor ama buna ne zaman yetiyor ne de enerjisi. "Keşke evde çok zaman geçirebilsem" diyerek hislerini ifade eden Bambinoya içimden "Aynı şeyi ben de iş için diyorum çocuğum" diyorum..

Bambinonun özgüveninideki artışı hayretler içinde izliyorum bu arada. Öyle ki, odasına girmek için izin almamızı, yemek pişirmeden önce yiyip yemeyeceğini sormamızı ve ona göre hazırlamamızı istiyor. Cevap vermek istemediği sorulara "Bunu geçelim" diyerek karşılık veriyor. Tam bir mini ergen var karşımda sanki. Bazen hoşuma gitse de bazen de bu kadar özgürlük vermemizin bizi yorduğunu düşünüyorum.

Geçen sene güle oynaya gittiği jimnastiğe bu sene gitmek istemiyor hayta! Tenis ya da futbola gitmek istermiş. Piyanoya devam etmek istermiş ama öğretmen değişirse gitmeyebilirmiş de. Parmağında oynatıyor işte bizi!

Neyse, biraz fazla yüklendim galiba.. Bir tarafı böyle ergen olsa da o hala annesinin minik kuzusu :)) Arabada kardeşi ağlamaya başlayınca üzüntüden kendisi de ağlayan bir duygusal o! Okulda arkadaşı sevinsin diye toprağın altına giren böceği çıkartmak için elinde sopayla dakikalarca kazı yapan da o :)

Bambino kardeşini koruyup kollamaya devam ediyor ama diğer yandan da oyuncaklarını, eşyalarını paylaşmak asla istemiyor. Ben ikisi arasına fazla girmemeye çalışıyorum, doğanın kanunlarına aykırı davranmak kimseye yarar sağlamaz, değil mi? :)

Öyle böyle geçip gidiyor günler. Tam zamanlı okula da başladığına göre yıllar daha da bir hızla geçecek gibi, öyle hissediyorum. Allah tüm çocukları iyilerle karşılaştırsın.

Bambinocum yeni yaşın kutlu olsun. Seni çok seviyorum :)
DEVAMINI OKU

5 Eylül 2015

Bambina 7 Aylık

Bambinonun 7 Aylık yazısı burada :)

İkincilerin şansı bu olsa gerek, birinciler gibi her yaptıkları anında not edilmiyor. Fotoğrafları profesyonel makinelerde çekilmiyor. Buraya aldığım aylık notlar olmasa çoğu şey araya kaynayıp gidecek belki de.
Bu demek değil ki ikinci çocuğumu sevmiyorum ya da yeterince ilgi ve heyecan göstermiyorum.
Bilakis, öyle çok seviyorum ve öyle çok zevk alıyorum ki Bambina ile birlikte olmaktan! Yaptığı her yeni şey beni heyecanlandırıyor, mutlu ediyor.
Yazlıkta kojodan ayrıyken iple çekiyordum kojoyu arayıp Bambinanın yaptıklarını anlatmak için (İş nedeniyle akşamları konuşuyorduk genelde).
Bambina epey hareketlendi, sağa sola jet hızıyla dönmeye başladı.
Hatta emekleme ve ayağa kalkma alıştırmaları yapıyor bol bol.
Denize doydu, tam bir su kuşu oldu :)
Denize giderken keyifle söylediğimiz bir şarkı vardı: "Deniz, kum güneeeş; dalga, su balık"
Şarkıyı duyduğu an gülüyordu bizimki, denize girince de heyecanlanıyordu :)
Yazlıkta her an dışarıda ve bahçede olmanın keyfini sürdü Bambina.
Komşular, gelen giden, çocuklar derken hep kalabalığın içindeydi.
Farklı yüzler gördü, neşeli ortamlarda bulundu. Çok sevildi, çokça kucağa alındı.
Bambina bunun etkisiyle sanırım acaip konuşmaya başladı, seslerimizi taklit etmeye uğraştı epeyce.
Şimdi evimize dödük ve Bambina eskisi gibi konuşmuyor :(
Nasıl da fark ediyor hemen :(

Bambinaya ek gıda olarak biz ne yiyorsak biraz biraz tattırdık. En çok meyve verdik. Tabi ki kefir ve yoğurt da ama meyve daha tatlı gelince kefirle yoğurdu istemez oldu.
"Aman ne güzel abisi gibi alerjik değil" diye sevinirken bir gün tepeden tırnağa kızamık gibi dökünü döktü Bambina.
Birkaç gün hiç bir şey vermedim ve gözledim. Denize girip çıktıktan sonra artıyordu.
Olacak gibi değil, kaptım çocuğu acile götürdüm.
"Her şey olabilir, besin, deniz, güneş... Bulmak çok zor" dedi doktor.
Peki deyip soluğu abisinin doktorunda aldım.
Hemen kan alındı, teste gönderildi.
Sonuç bugün geldi: Malesef süte ve yumurtaya alerjisi var minnoşun :(
Allah beterinden korusun diyerek devam edicez mecburen.
Ama moralim bozulmadı değil hani.
Benim bağırsak floram tam iyileşmediği için kızımın da bağışıklığı yeterli gelmemiş işte..
Olan oldu, çaresine bakacağız artık.

Müzik dinlemeyi ve müzik yapmayı pek seviyor Bambina.
Abisi gitar ve org çalarken pür dikkat izliyor.
Çevreyle etkileşimi çok arttı, çok keyifli Bambina ile vakit geçirmesi.

Bakıcımız ile yollarımızı ayırdık, beklenmedik bir şekilde.
Bakalım Bambinaya ben işe başlayınca kim bakacak; yeni ameliyat olan anneannesi mi yoksa yeni bir bakıcı teyze mi?
Gun ola harman ola.
Bakalım Bambinanın nasibinde kiminle olmak var?

DEVAMINI OKU

4 Eylül 2015

Bambino 59 Aylık

Bambino son bir ayda tam bir yazlık çocuğu oldu.
Doya doya yüzdü, denizin keyfini çıkarttı.
Arkadaşlarıyla dışarıda gönlünce oynadı, bahçelerde koşturdu, bisiklete bindi, scooter a epey alıştı (eskiden hiç sürmüyordu).
Yan komşunun 2 ve 9 yaşındaki kardeş çocuklarıyla yakın arkadaşlığı deneyimledi. Daha doğrusu 7/24 birlikte onlarla olmayı tecrübe etti. Ve bundan pek keyif aldı.
Bazı günler 9 yaşındaki Arda ile sabahtan akşama kadar lego oynadı onların evinde.
Ne yemek istedi ne su, varsa yoksa oyun :)
Yanında annesi olmadan adım atmayan Bambino ilk defa annesinden istekli bir şekilde ayrılıp arkadaşlarıyla gezmelere gitti.
Şu arkadaşlık nelere kadirmiş yaşadık gördük!
Allah iyilerle karşılaştırsın.
Arkadaşlarını ailesinden önceye koyma dönemi başladı sanki, bana öyle geliyor!
Söylemeye gerek yok, yazlıkta, açık havada çocuklar sanki daha hızlı büyüyorlar.
Bambinonun boyu 107 cm ye ulaştı, kilo 16 kg civarı.
Yazlıkta 3-4 cm uzadı, kilo konusunda da 1 kg ilerleme kaydetti.

Velhasıl, yazlık yaşamı Bambinoya hem sosyal hem fiziksel anlamda çok yaradı.
Bambino büyüdü ve büyümeye devam ediyor :)
DEVAMINI OKU

5 Ağustos 2015

Bambina Yarım Yaşında

Bambina tam 6 aylık oldu bugün itibariyle.

Bambinonun 6 ayık yazısı burada.

Ankara'da bir türlü gelmeyen yaz ve artmayan sıcaklar nedeniyle zavallı kız bir türlü düzenli olarak dışarı çıkamamıştı. Aslında ilginçtir ki Bambinoyu yaz kış soğuk sıcak demeden her gün dışarı çıkarmış olmama rağmen Bambinaya gelince nedense bir çekimserlik gelmişti bana dışarı çıkma konusunda. Kojo da "Kız çocuğunu daha da bir korumak gerekir" önyargısı ile hareket ederek "Çıkmasın, daha çok soğuk" vs diyerek evde kalmamızı teşvik etti.

Neyse, yazlığa gelince Bambina çıkamadığı zamanları fazlasıyla telafi etti; zira kendisi uyumak için bile eve girmiyor :)) Dışarıda pusetinde uyuyor çoğunlukla.

Her bebek gibi kendine has istekleri ve tavırları var bizim kızın da. Nasıl nerde uyumak istediğine kendi karar veriyor en basitinden. Her gün istekleri değişiklik gösteriyor. Bize de uyum sağlamak düşüyor :)

Çok güzel oturuyor Bambina. Yavaş yavaş ters dönme çalışmalarına başladı, sonraki aşama emekleme sanırım.

Diğer taraftan duyduğu sesleri taklit ediyor, acaip sesler çıkartıyor. Güvercin sesi gibi oluyor bazen, bazen anlamlı sözcük çıkıyor gibi geliyor kulağa. İzlemesi, dinlemesi pek keyifli :)

Herkese gülücük atıyor ama yabancı gelenlere giderse hemen ağlamaya başlıyor. En çok anne kucağında rahat ediyor. Yazlığa geldiğimizden beri doğal olarak bana çok düştü. 

Bambinayı 6 aylığa 1 hafta kala gıdalarla tanıştırmaya başladık. Yoğurt, kefir, havuç, kabak, erik, karpuz tattı şimdiye kadar. Ama hiçbiri rutin ek gıda olmadı. Arada bir tatması için ve özellikle dişlerini kaşıması için eline veriyorum ya da sebze-meyve filesinin içine koyuyorum. Ama kızımın en çok sevdiği besin: YEŞİL SOĞAN :)) Tavsiye ederim, hem dişlerini kaşıyor hem de antiseptik özelliği ile ağrı kesici görevi görüyor. Benzer şekilde semizotu sağı da veriyorum ama onu kopartabiliyor ama soğanı selüloz nedeniyle kopartamıyor.

Deniz etkisi Bambina üzerinde en fazla iki gün sürdü. İki gün boynca düzenli ve uzun uykular uyudu. Daha sonra ise bünyesi buna da alıştı ve eskisi gibi yarım saat-45 dk lık uykularına geri döndü. Benim için yorucu oluyor ama geçici olduğunu umduğum için daha dayanıklıyım bu defa. Bir de işe başlamamış olmam gün içinde kısa şekerlemeler yapmama izin veriyor.

Evde bir bebek kokusu olması insanı nasıl mest ediyor ama.. Allah tüm isteyenlere nasip etsin sağlık ve kolaylıkla. Boğum boğum parmakları, minicik ayakları, dombili bacakları, uykusundaki yüz ifadesi, güldüğünde gözlerinin içlerinin ışıldaması, esnerken dudaklarını büzüşü, gözlem yapmasına tanık olması, her şeyi ama herşeyi başlı başına ayrı şükür sebebi. Çok şükür, bin şükür!

Dişleri henüz çıkmayan Bambinanın yaklaşık bir ay önceki ölçümlere göre kilosu 6700 gr, boyu 64 cm. 



DEVAMINI OKU

4 Ağustos 2015

Bambino 58 Aylık

Bambino bir ay daha büyürken son aya ait en önemli şey herhalde Bambinonun denize doyması oldu.
İlk defa bu kadar uzun süre denize gitme fırsatı yakaladı yavrum.
Burada yeni arkadaşlar edindi.
Doya doya dışarıda oynadı, bisiklete bindi.
Devamlı hareketsever oğlum hareket etmeye doydu, gelişti, boyu uzadı.
Konuşkanlığı ve girişkenliği ile herkesle tanıştı, herkese kendini sevdirdi bir şekilde.
Okuyor oluşu çoğu insanı şaşırttı, halbuki bize normal bile geliyor artık :)
Anneannesinin hastalığında hepimize çok yardımcı oldu, olgun davrandı.
Birlikte kardeşini uyuttuk, onunla oynadık, her yaptığımızı oyuna çevirdik bir şekilde.
Yemek yaptık birlikte, anneanneye ilaç getirdik.
Zor zamanlarda kenetlendik sanki birbirimize.
En büyük yardımcım oldu yeri gelince.
Bazı zamanlarda çocuk olduğunu hatırlattı bana, "çok yüklenme bana" dedi.
Yavrum benim, seni çok seviyorum.



DEVAMINI OKU

28 Temmuz 2015

Nerelerdeyiz, Ne Haldeyiz?

Uzun zamandır yazmadığımın farkındayım ama Internetin başına oturmak benim için en büyük lüks bu aralar.

11 Temmuz günü 2 aylığına Ankara'dan kalktık, Kuşadası'na geldik.
Uzun uzun yazacaktım: Çalışan insanlar için yazlıkçılığın anlam ve önemi, heyecanım, hissiyatım, çocukların durumu falan filan. Hayatımda yazlıkçılığı ilk defa yapıyor oluşumu, günlerin nasıl geçtiğini falan da anlatacaktım. Bilmeyenler için yazlık yaşamı 101 tadında.

Ama kısmet değilmiş.

Geldiğimiz ilk gün, tekrar ediyorum ilk gün, annem sol dizini sakatladı. Annem ve iki çocukla geldiğimiz ve hiç kimseyi tanımadığımız bu muhitte, hem de ilk gece, daha bismillah dememişken, hem komşularla tanıştık, hem doktorlarla ve hastanelerle. Gece arkadaşımın eşi İzmir'den kalkıp geldi, sabaha kadar annemin başında durdu. Sabah ilk iş olarak da MR çekildi: Sonuç acil ameliyat! Birkaç tane bağ kopması, kemik erimesi, kireçlenme, kıkırdak doku zedelenmesi, ne ararsan var dizde. Ve artık işlevini yerine getiremeyecek hale gelmiş, ertelemenin imkanı yok.

Hızlı bir organizasyon ile ortopedi konusunda nöral terapi ile kök hücre tedavisini birleştirmiş, Türkiye'deki sayılı doktorlardan biri ile bağlantı kurup ameliyat günü belirledik. O hafta bayram haftası olduğu için en erken tarih olan bayramdan sonraki gün olan 20 Temmuz Pazartesi. Bu arada doktor Kayseri'de, ismini de vereyim, isteyen araştırsın soruştursun: İlhan Demirkıran. Annemi iki çocukla birlikte benim Kayseri'ye götürmem zor olacağından, kardeşimi refakatçi olarak belirledik. Uçak biletlerini aldık ve başladık beklemeye.

Günler zor geçiyordu benim açımdan tabi, hala da pek farklı değil ama insan her ortama uyum sağlayabiliyor işte: Bir bebek, bir çocuk ve bir hastaya tek başıma bakıyorum. Yemek, bulaşık, çamaşır, banyo, temizlik, gezdirme-tozdurma işlerinde tek kişilik dev ekibimle 7/24 hizmet veriyorum :) Canları sağolsun, Allah beterinden korusun.

Annem 20 Temmuz'da kuş gibi gitti geldi ameliyata. İzmir'den Kuşadası'na gidiş gelişi sağolsun arkadaşım halletti. Geldiğinden beri de evden çıkamadı, henüz dikişleri bile alınmadı. Ancak Ankara'daki 3 katlı evindeki merdiven ve bakım durumunu düşününce annemin benimle olması çok iyi oldu.

Kısa keseyim, ajitasyon yapmayayım daha fazla :P Köle İzaura'dan hallice geçen günlerime rağmen yazlık ortamı büyükşehirden sonra nefes almak gibi geliyor. Denize her gün gidemiyorum, çocukları her gün götüremiyorum, sükunetimi çok fazla koruyamıyorum ama tüm gün veranda da oturmak bile güzel. Domates, biber, salatalık, maydanoz ve meyve bahçesine bakarak bir bardak çay içebilmek bile insana mutluluk veriyor. 

Yolunuz düşerse beklerim, bir çayımı içmeden göndermem :)
DEVAMINI OKU

5 Temmuz 2015

Bambinonun Para Kazanma Telaşı

Bambino 3 Temmuz 2015 tarihinde ilk defa kendi biriktirdiği paralarla kendine birşeyler aldı :)

Daha önce de kumbarasını doldurduğu olmuştu, belki geçen sene, tam hatırlamıyorum (bloga yazmanın faydaları!). O zamanki para bir küçük altının yarısı kadar ediyordu, ben de bir o kadar daha üstüne koyup küçük altın almıştım, Bambino için saklamak üzere. Bir miktar parayı da başka çocuklara yardım etmek üzere ayırıp oyuncak arabalar almıştım. Ancak o arabalar Bambino verecek kimseyi bulamadığı (!) için Bambinoya kaldı, kimseye vermeyip kendi oynadı :))

Bu aralar Bambino her gun Rusça (en iyi videoları Ruslar yapıyormuş bu konuda) lego videoları izliyor. Legoları oynatıp video çekmişler, çoğu amatörce bana göre :) Bambino özellikle hırsız-polis legolarının videolarına bayılıyor, yatıp kalkıp onları izlemek istiyor. Evde devamlı hırsız-polis muhabbeti konuşuluyor :) Tabi Bambino büyüyünce polis olacak, başka ne olacaktı ki :P

İşte Bambinonun lego hevesi bu videolarla katlanarak arttı. En sonunda kumbarasındaki paralarla lego almaya karar verdi (Bir önceki kararı o paralarla yazın mısır almaktı :) ). Gittik legocuya, Bambinonun parası bir küçük bir de orta boy lego almaya yetti, maşallah :) Satıcı abisinin eline bozuk paraları verdik bir güzel, çok komikti :) Paraları saydı, yaklaşık 3 tl'si de arttı.. Bambino Cuma gününden beri aldığı legolarla yatıp kalkıyor. Videolarda görünce daha bir hoşuna gidiyor legoları.

Aslında Bambinonun amacı en büyük lego setlerinden biri olan polis karakolu legosunu almaktı. Ama çok pahalı geldi. Şimdi yeni aldığı legolarla oynuyor ama aklı fikri karakol legosunda.

Evdeki muhabbet o legoları nasıl alabileceği yönünde devamlı.
Yakında bayram geliyor şansına. 
"Bayramda çocuklar sevindirilir" dedim Bambinoya. Bana dedi ki "Lego alınarak mı sevindirilir mesela?" Dedim ki "Genelde çocuklar büyüklerinin elini öper, büyükler de çocuklara bayram harçlığı verir. Bu şekilde para biriktirebilirsin". "Hmmm", dedi Bambino, "Ama bu çok uzun sürebilir ve o kadar beklemek istemiyorum, ben hemen almak istiyorum o legoyu. Düşündükçe çok heyecanlanıyorum anne" :)

Bambino para biriktirmenin yollarını düşünürken ona küçükken apartmanın önünde sergi açarak kendi eşyalarımı satmaya çalıştığımı anlattım. Bu fikri çok beğenen Bambino odasına gidip satabileceği birşeyler aramaya başladı. Ve üzgün üzgün yanıma gelip "Ama ben bütün eşyalarımı çok seviyorum, hiçbirini satmak istemem." dedi. Biraz sonra "Kitaplarıma bir bakayım" diyerek gitti kütüphanenin olduğu odaya. Oradan da eli boş çıkınca kitaplarının bir kısmının olduğu salondaki dolaba bakmayı akıl etti bu defa. Birkaç dakika sonra sevinçle geldi yanıma. "Buldum anne, bu kitabı satacağım". Elindeki kitap şuydu:
Daha önce hiç okumadığı bu kitabı satmaya layık bulmuştu Bambino. "Peki" dedim.
"Hadi anne gidip dışarıda bu kitabı satalım. Ama önce bir etiket yapayım, fiyat yazayım üstüne."
Odasına gidip fiyat etiketi yaptı, üzerindeki fiyat "225 tl" idi :)) "Ben ikiyüzyirmibeş lira biraz fazla değil mi?" deyince bana "Hayır o iki yirmi beş, senin dediğin değil" dedi. :)))

Kitabın arkasında satış fiyatı olduğunu, orada yazan fiyattan fazlaya satmak isterse kimsenin almak istemeyebileceğini söyledim. Gidip fiyatı değiştirdi. Yeni fiyat 100 tl idi :)) O noktada daha fazla müdahale etmemeye karar verdim.

"Anne, sen benim yardımcım ol, hadi gidip dışarıda satalım bu kitabi" dedi.
Aldık Bambinayı da yanımıza, gittik parka.
Saat 11 civarı, güneş tepede, parkta gölge yer bile yok neredeyse. Oturduk bir banka, Bambino bir yandan sıkutırına biniyor, bir yandan da gelen giden var mı diye kolaçan ediyor. 

İki kadın geldi 10 dakika sonra. Yürüyüş yolunda yürümek istediler.
Bambino çok heyecanlandı.
"Anne, kitap var, kitaaap diye bağırayım mı?"
"İstersen bağırma ama yanlarına gidip kitap sattığını ve almak isteyip istemediklerini sorabilirsin" dedim.
Bambino biraz tereddüt etti. Sonunda "Anne, utanıyorum biraz, birlikte gidelim mi?" dedi :)
Biz konuşurken kadınlar da bu sıcakta yürüyüş yapamayacaklarını düşünmüş olmalılar ki parktan ayrılmak üzere yön değiştirdiler.

Ve Bambino ilk potansiyel müşterilerini böylece kaçırdı :)

Biraz daha oturduk, Bambino sıkutırına bindi. Bambina abisini izledi, öyle hoş ve boş bir Pazar günü geçirmeye başladık :)

15 dk sonra ufukta bir dede ve bir erkek ve bir kız torun belirdi :)
Bambinonun ağzı kulaklarında tabi :)
"Geliyorlar yaşasın!"

Bu defa daha cesur ve girişken bir Bambino vardı karşımda.
Onlar parka girer girmez yanlarına gidip aynen şöyle dedi bizimki:
"Merhaba, ben bir kitap satıyorum, almak ister misiniz?"
Dede çok etkilendi bu giriş cümlesinden :)
"Demek bir kitap satıyorsun, kitabın adı nedir?"
"Kaka"
"Neee, kaka mı? Puaaaah" diye gülmeye başladı çocuklar :)
Dede dedi ki: "Hmm, hiç böyle bir kitap ismi duymamıştım"
Adamın yüzünde acaip bir ifade belirdi, şaka yaptığını düşündü galiba :)

Onlar bir banka otururken Bambino yanıma gelip kitabı kaptığı gibi geri gitti yanlarına.
"İşte bakın. Hayvanların kakalarını anlatıyor bu kitap"
"Aaaa, gerçekten de kakaymış kitabın adı!" dediler.

Biraz sayfa karıştırıp neler anlattığını anlamaya çalıştı Dede kişisi.
Ben uzakta oturuyordum, ayrıntıları duyamadım ama bu sırada birbirlerinin adlarını, okullarını, yaşlarını öğrendi hepsi. Arada "Memnun oldum" diyordu Bambino. Dede dedi ki: "Çok kibar bir çocuksun sen" :)

Az sonra Bambino yanıma geldi.
"Almadılar kitabı anne" dedi.
Dedim "Neden almadılar sordun mu? Fiyatı mı pahalı gelmiş yoksa başka bir şey mi varmış?"
Bambino "Sormadım, dur sorup geleyim" diyerek tekrar gitti yanlarına.

"Neden almak istemediniz kitabımı?" diye sordu.
Büyük kız torun bağırarak cevap verdi:
"Ben kitap okumayı sevmem, hem de hiç. Ödev yapmayı da sevmem, hiç hem de! "
Dede de küçük erkek torunu için benzer şeyler söyledi.

Bambino yanıma geldi ve dedi ki:
"Kitap okumayı ve ödev yapmayı sevmiyorlarmış anne, o yüzden almamışlar. Ne kötü!"

Bambino o çocuklarla biraz oynadıktan sonra Bambinanın uykusu gelince eve geri geldik. 
Bambino tekrar çıkıp satış yapmak için sabırsızlanıyor.
Ona belki farklı birkaç kitap daha satışa çıkarırsa daha çok satış şansı olacağını söyledim ama hiçbir kitabına kıyamıyor ki kuzucuk. Eee, kakalarla ilgili bir kitabı da satmak pek kolay değil. Başka türlü bir kitabı bile satmak epey zor görünüyor bu koşullarda, bu konudaki bir kitabı almaya gönüllü birilerini bulabilir mi bilmem! Bildiğim birşey varsa o da Bambinonun para kazanmaya pek istekli olduğu ve kendi parasıyla kendi oyuncağını almanın tadına vardığı :)

Aranızda "İsmi Lazım Değilin Doğal Tarihi"ni almak isteyen olursa bize bekleriz :) 

DEVAMINI OKU

Bambina 5 Aylık

Bambina büyüdü de 5 aylık bile oldu a dostlar!

Bambinonun 5 aylık yazısı için tıklayın lütfen.

Çocukları karşılaştırmak doğru değil biliyorum ama tarz olarak Bambino ile Bambina arasındaki farklar onları büyütürken ister istemez fark ediliyor.

Bambina Bambinona göre daha etli butlu :) Bambino "slim fit" bir bebekti, hala da öyledir. Çırpı gibi bacaklar, incecik bir vücut, dolgun yanaklarına bakan kilolu sanıyor ama özellikle yazın şortlu ya da mayolu görenler inceliğine hayret ediyorlar :) Bu noktada Bambino, diğer pek çok özelliği gibi, babasına çekmiş :)

Bambina ise babasının halası gibi etli butlu, giydikleri hemen kendini belli ediyor. Bezleri daha hızlı numara değiştiriyor. Şu anda 3 numara giyiyor ama çoktan sıkmaya başladı bile Bambinayı.

Bambina son ay içinde ellerini keşfetti, hatta ayaklarını da keşfetmeye başladı. Sol tarafına çok güzel yuvarlanıyor, sağ tarafına dönmek hiç istemiyor. "Acaba o da Bambino, annesi, annesinin babası ve annesinin babasının babası gibi solak mı?" diye düşünmeden edemiyorum :)

Yuvarlak nesnelere bayılıyor. Bir odaya girince önce tavana bakıyor kafasını kaldırıp. Bir de ışıklarla konuşuyor Bambina :) Kendisi ailemizdeki en olgun ruh, buna eminim :)

Bebeklerin hayatı keşfetmelerine tanık olmak öyle maneviyat dolu bir süreç ki! Bol bol şükrediyorsunuz, bol bol gözleriniz doluyor, hatta ağlıyorsunuz alenen.. Kısacık zamanda neler neler öğrendiklerini, neler başardıklarını görmek çok heyecan verici! Eline verdiğimiz her yeni eşya ile ilgilenişi, onu tanımaya çalışması, acemice hareketleri, defalarca deneyip yanılması.. Sanırım bu yazdıklarımı her ay yazacağım, müthiş bir haz, anlatılmayan ancak yaşanınca anlaşılabilecek cinsten!.. 

Abisine hayran bir bebek Bambina. Onu görünce gülümsüyor, ortamda abi varsa hep onu takip ediyor, onun ilgilendiği şeyler ile ilgilenmek istiyor. Abi de genelde iyi davranıyor kardeşine, koruyup kolluyor genellikle. Ama iş oyuncak vermeye gelince "Ağzına alır" diyerek reddediyor Bambino :) Biraz daha büyüsün, bakalım dinliyor mu Bambina absini :P

Dişleri feci kaşınıyor kızımın. Elimle, kaşıkla, salatalıkla kaşıyorum ama çok çok feci kaşıntısı var. Kehribar bebek kolyesini de taktık, umarım işe yarar. Bambinoda da takmıştım ama ne olduğunu anlamadan dişleri çıkıvermişti onda. 

Çok da güzel konuşuyor minnoş :) Değişik sesler çıkıyor her gün ağzından. Sohbet ediyoruz bazen karşılıklı :)

4,5 aylıkken Bambinanın oturmak istemesine, her yatırışımızda kafasını kaldırabildiği kadar kaldırarak oturmak istediğini belirtmesine, pusete yatırıp koyunca köprü gibi poposunu kaldırmasına daha fazla kayıtsız kalamadım. Bambino da yapardı bunu ama sanırım o zaman annemin "6. aya kadar oturtma, kemikleri eğrilir" sözüne inanarak fazla oturtmadım, öyle hatırlıyorum. Bu defa annemden uzak olduğumdan mıdır nedir önce "Bir araştırayım bakayım bunu" dedim :) Ve okudum ki oturmak isteyen bebek buna hazır olduğunu belli edermiş ve destekli oturtmanın zararı olmazmış. Eskiden raşitizm nedeniyle annemin dediği gibi bebekler oturtulmazmış. Ama şimdi D vitaminini yeterince alan bebekler için bu geçerli değilmiş. Bebek herşeyde olduğu gibi bunda da hazır olduğunu belli edermiş ve bebeği her zaman dinlemek gerekirmiş. Sonuçta 4,5 aylık bebeği bayağı bayağı oturtmaya başladık, genelde emzirme minderini destek olarak kullanarak (Emzirme minderini emzirmek için en fazla 5 kez kullanmışımdır ama bu ilk dönemlerde bebeğin oturması için her gün kaç kere kullanılmıştır, bu anlamda parasını hak eden ürünlerden biri olmuştur). 

Bambina emerek ve o da yetmeyince kucakta sallanarak uyuyor. Uyku eğitimi üzerine bir yazı yazmayı ve yaşadıklarımı anlatmayı çok düşündüm, kafamda cümleleri bile hazırdı ama bir türlü oturamadım başına blogun. Özet geçecek olursam, Bambinanın Bambinoya göre daha uysal bir mizaca sahip olmasını fırsat bilerek ve gece her 1-1,5 saatte bir kalkmaya başlamasını işaret kabul ederek uyku eğitimine başlamaya karar verdim. En azından emmek ile uykuyu özdeşleştirmemesine çalışmaya niyet ettim. Bu kararımla birlikte bir işaret istedim, doğru yapıp yapmadığıma dair. Ve öyle bir işaret geldi ki, uyku eğitiminden vazgeçtim iki gün sonra. Bir daha da hiç sorgulamadım bu kararımı, arkama bile bakmadım. Şükürler olsun. Nokta. 

Tabi ki zor oluyor, gece 8-10 kere kalkıyoruz belki. Kesintisiz uykum maksimum 2 saat, o da şanslı isem. Ama bu da bir dönem ve geçip gidecek. Kurban rolü oynamaya ve bugünleri kendime zehir etmeye hiç niyetim yok. Haftada 2-3 kere 1-2 saat gündüz uyuyabilirsem bayağı iyi oluyor. Olmazsa da olmuyor, yapacak birşey yok.

Bambinayı büyütmek, onun büyümesini izlemek çok keyifli. Fiziksel yorgunluk illaki var ama eğlenceli anlara odaklanınca daha güzel geçiyor vakit. 

Seni seviyorum güzel tatlı Bambina :)
DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com