çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2017

Bambina 29 Aylık

Gecikmiş bir ay dönümü yazısı oldu bu defa.
Ama çok geçerli sebeplerim var :)

İstanbul'a tayinim çıktı, 2 haftadır İstanbul'dayım.
Çocuklar ve kojo Ankara'da.
Geldim, ev tuttum, şimdi yerleşmeye çalışıyorum.
Çocuklara okul ve kreş ve bir bakıcı bulunca onlar da gelecekler.
Biraz zamanı var.
O zamana kadar ancak haftasonları görüşebiliyoruz.

İkisi de beni soruyorlar ve sık sık beni özlediklerini söylüyorlar.
Duygusal olarak zor bir süreç.
Ama böyle yaşanacakmış demek ki.
Geçici ayrılıklar olsun da, bu da geçer nasılsa.

Bambina kendisine dondurma veren her kadına anne ve her adama da baba diyebilir, en son o kıvamdaydı :)))
Sabahtan akşama kadar sadece dondurma yiyerek yaşama potansiyeli var :)

Cümleleri daha uzun ve anlaşılır olmaya başladı.
En son bıraktığımda şunları söylüyordu:

- Al bakaaaaam: Al bakalım

- Ebet: Evet

- Papates: Patates

- Olmassss: Olmaz

- Anne dit ı-ııh: Anne gitme

Bezini çıkartmadı daha.

Sosyallik aynen devam :)

Minnoşko büyüyor annesinden uzakta. Olsun, keyfi yerinde olsun da. Bu da geçer.

DEVAMINI OKU

8 Haziran 2017

Yazıp Yayımlamadığım Bir Yazı Buldum: "+1 Daha mı?"

Aşağıdaki yazıyı Bambina henüz 2 yaşını biraz geçmişken ve ben ikinci çocuğu yapmak isterken kaleme almışım. Düşükle sonuçlanan kısa bir hamileliğin ilk zamanlarındaki sorgulamalarımı taslak yazılar arasında bulunca silmeye gönlüm razı gelmedi. Bu da böyle bir hikayeymiş, gelmiş ve geçmiş. Annelik duygusu insana neler düşündürürmüş, önce kendin mi, önce çocuğun mu?

Şu anda böyle şeyler oldukça uzak benden. Şimdiden geçmişteki o ana baktığımda kafasında bin endişe taşıyan, tutku derecesinde istekleri olan, odaklanmış ama hala emin olamayan bir ben görüyorum. Şimdi de böyleyim belki, başka türlü arzularım ve başka türlü endişelerim var muhtemelen. Böyle bir zihinle yaşamak zor aslında. Dilerim bu zihin hali yerini halinden memnun, sakin, dingin ve soğukkanlı bir hale bırakır yavaş yavaş.🙏

  * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

29 Ocak 2013 Salı:
Aşkımızın meyvesi için çalışma günü :PP

20 Şubat 2013 itibariyle:
5. haftanın içindeyiz teorik olarak.
İlk haftalarda hamile olduğumu hemen anladım. Nasıl mı? Hafif bulantılar (eyleme dönüşmediler hiç), sık acıkma, sık idrara çıkma belirtileri başladı. İçimde birşeyler değişiyordu, hissediyordum.
Yine de temkinliydim, hala da temkinliyim.
Bugün itibariyle henüz test yapmadım. Günüm geçti. 3-4 günlük bir gecikme henüz.
Eğer hamileysem muhtemel doğum tarihi 21 Ekim 2013.
Hayırlısı.
Herşeyin hayırlısı.

Tuhaf bir şekilde Bambinoyu düşünüyorum devamlı. Onu nasıl korurum çevreden, çevreden gelecek telkinlerden diye kumrular gibi düşünüyorum.
"Artık abi olacaksın"
"Büyüdün sen"
"Kardeşin olacak"
"Abiler şunu yapar"
"Abiler bunu yapmaz"
"Abiler tuvalete ç.i.ş. yaparlar"

gibi yüklemelerle çocuğa gereksiz bir yük yükleyecekler, baskı oluşturacaklar üzerinde. En yakınlarımız bile böyle davranacak, biliyorum.

Elimden geldiğince korumak istiyorum Bambinoyu bu telkinlerden, baskılardan. Sanırım hamileliğimi olabildiğince saklayacağım. Elimden geldiği kadar bu güzel haberi yakınlarımın sitemlerine maruz kalacak da olsam paylaşmayacağım. Çocuğumu korumak herşeyden önemli benim için.

Diğer taraftan, gece en az 3-4 kere uyanıp m.e.me isteyen bir Bambino ve bir bebek nasıl idare edilir, onu düşünüyorum. Bir anne ikisine birden yetebilir mi? Bambino süt içince kardeşinin rızkını mı içmiş olur? Anne yorgun ve bitap düşer mi? Anne yeterince beslenebilecek mi? Uykuya m.e.me ile dalan bir Bambino ile bir bebek aynı anda uyutulabilir mi?

Tekrar evde Bambino ile olmak nasıl olacak, onu da çok merak ediyorum. Tekrar Bambino ile günler geçirmek çok keyifli olacak, buna inanıyorum. Ancak fiziksel gücüm ikisine birden uzun süre bakmama yeter mi? Tek çocukluyken bile anne desteği olmadan yapamamıştım, ne değişti? Bende ne değişti? Koşullarda neler değişti?

Ayrıca çocuklarımın başında ne kadar süre durabilirim? Bambinonun kreş zamanı geldi mi, gelir mi yakın zamanda? Hangi kreşe gidecek? Nasıl bir düzen olacak? Bambino kendini dışlanmış hissedecek mi? Yaşayacağı travmayı (evet, bir kardeşin eve gelişi tamamen bir travmadır ve her büyük çocuk bunu yaşar) en az hasarla nasıl atlatabilir? Ben ona nasıl yardım edebilirim?

Yeni bir bebeğin heyecanını yaşamadan bu sorularla kafamı doldurdum. Hoş, yeni bir bebek var mı yok mu, henüz net değil. Kendi kendime senaryolar içinde takılıyorum işte :)

Hayırlısı. Herşeyin Hayırlısı.
DEVAMINI OKU

5 Haziran 2017

Bambina 28 Aylık


Al bakaaam: Al bakalım

Ebet: Evet

Papates: Patates

Olmassss: Olmaz!

Anne nerdes-in?: Anne nerdesin?

Men uygu gac-tiiii: Benim uykum kaçtı

Men aç diil-iiim: Ben aç değilim

Men dondo iste-diii: Ben dondurma istiyorum

Men pembe basta iste-diii: Ben pembe pasta istiyorum

Men mayo giy, göz tak, bo giy, havuj git: Ben mayo giyeceğim, gözlük takacağım, bone giyeceğim ve havuza gideceğim

Anne mugün işe git ı-ıııh: Anne bugün işe gitmesin

Men dış çık: Ben dışarı çıkacağım

Men Hava ev git-ceeeem: Ben Havva'nın evine (anneannesi) gideceğim

Men çok aç-ım: Ben çok açım

Yarım yarım ama tatlı tatlı konuşuyor Bambina :) Hemen her dediğini bir şekilde anlayabiliyoruz neyseki, yoksa yanarız :))

Dediğim dedik, çaldığım düdük şeklinde dolaşıyor ortalıkta. Anneanne ve dedesini parmağında oynatıyor minnoş. Dede gelince hiç gitmesin istiyor. Dede ile anneanne evden nasıl ayrılacaklarını bilemiyorlar. Biz de araya giremiyoruz, üçü bir şekilde analşıyorlar her seferinde :) Analaşamdıklarında ise artık kabullenip salonda oturmaya devam ediyor büyükler :) Ben kendi çocukluğumu hatırlıyorum da, resmen Bambina yönetiyor annemle babamı :)) (İntikam bir nevi :P )

Tatlıya olan damak tadı eğilimi nedeniyle Bambina devamlı pasta, dondurma ve boza yemek istiyor. Geçen haftasonu babaları ile gittikleri Eskişehir gezisinden 2 kiloluk kavanozda boza ile döndüler ve o bozanın yarısı 3 gün içinde Bambina tarafından hüpletildi bile :)) Kahvaltıda başlıyor, bütün gün yemek istiyor yaramaz :)

Süt alerjisi devam ediyor.

Geceleri iki kere uyanıyor, her seferinden yatağından kalkıp yanıma geliyor, birlikte yatağına gidiyoruz ve ben onu sallıyorum ve Bambina tekrar uykuya dalıyor. Eğer ikinci uyanışı sabah 6 ve sonrasına denk gelirse bazen uyumayabiliyor. 

Kız çocuğu farkını sevgisini göstermede ve naz yapmada belli ediyor. Durup dururken gelip "mmmm" sesleri eşliğinde kafasını kucağımıza bırakabiliyor ya da sarılıp öpüveriyor aniden :) Babasına yaptığı cilveleri izlemek ise ayrı bir keyif.

Öyle böyle geçiyor günler, haftalar, aylar...

DEVAMINI OKU

5 Mayıs 2017

Bambina 27 Aylık

Zaman bir geçiyor gibi, bir geçmiyor gibi.
Ben de şaşırdım artık, hangi aydayız, hangi günde ve yıldayız.

 Bambinonun 27 Aylık yazısını hatırlamak isterseniz buradan alayım sizi.

Bambina konuşmayı epey ilerletti ama kelimelerin sadece ilk 3-4 sesi çıkıyor, o nedenle fazla birşey anlamak mümkün değil. Ama kendisine sorsanız epey uzun cümleler kuruyor.

Anne işe dit-diiii
E-ay okul
Baba işe dit-tiiii

Men aç di-iliiim
Men uyku kaç-dıııııı

Men evde kal (evde kalmak istediğinde)

Anne işe dit ı-ııh (Anne işe gitme)

Men aç (Çok acıktım)

Anne iş bit-tiii (suyla oynaması bitince beni çağırıyor)

Son heceler böyle uzuyor ve genelde yüksek sesle söylüyor, bağırıyor adeta.

Bir de anne-cim, baba-cım, havva-cım (anneanneye böyle sesleniyor) diye insanı eriten seslenişleri var Bambinanın :))

Kendi kendine şarkı mırıldanıyor, sanırım bir tek "A B C D" ile başlayan alfabe şarkısını tanımlayabiliyorum, diğerlerini anlamıyorum.

Ben şarkı söyleyince ya da tekerleme mırıldanınca ilgi ile dinliyor, bazen dans ediyor.

Kafasını yana eğip gözlerini kapatınca yok olduğunu zannediyor, bu onun utandığının göstergesi :))

Hareket etmeyi, tırmanmayı, zıplamayı, top oynamayı, suyla oynamayı, hamur yapmayı çok seviyor.

Damak tadı tatlıya yatkın: Pasta, kek, meyve suyu, tatlı olsun da herşeyi yiyebiliyor. Pestil yiyor son zamanlarda, sabah akşam birer porsiyon :))

Süt alerjisi devam ediyor. Yumurta alerjisi geçti diyebilirim. Sabahları bir yumurta veriyorum genelde. Et pek sevmediği için protein açısından yumurta önemli.

Gezmeyi seviyor ama bazı günler evden çıkmak istemiyor.

Pembe rengi çok seviyor.

Bu ara bezini değiştirtmek istemiyor. Çıplak kalınca hemen göbek deliğini kontrol ediyor :) Sonra da poposunu :))

İstediğini bir şekilde yaptırıyor. Özellikle babaya nazı çok geçiyor. Benden pek yüz bulamazsa uzun süre böğüre böğüre ağlıyor.

Abiyle arası gün geçtikçe samimileşiyor. Durup durup birbirlerine sarılıyorlar :)

Babasıyla araba yolculuğu yapabiliyor uzun süre. Ben araba kullanırken o kadar durmuyor :)

Dışarı çıkınca tok bile olsa illaki dışarıda yemek yemek istiyor. Abisi de böyleydi. Babalarına çekmişler bu konuda :)))

Öyle böyle büyüyor bakalım minnoşko, tatlışko, minik kuş :))

DEVAMINI OKU

5 Nisan 2017

Bambina 26 Aylık


 Bambinonun 26. ay yazısı burada.

Evde herşeye ama her şeye "olmaj" diyen bir toddler var :))

İnatçı mı inatçı, dediği dedik çaldığı düdük!

Yapmaması gereken şeyleri gözümüzün içine baka baka yapan bir 2 yaş sendromlu insan yavrusu o :)

Olumsuzluk eki olarak "ı-ıh" diyerek her türlü derdini anlatan minnoş o:

- Anne dit ı-ıh (Anne gitme)

- Men pak dit (Ben parka gideceğim)

- Anne gööş bay (Anne görüşürüz bay bay)

- Teş (Teşekkürler)

- Baba bıl aç (Baba video [Peppa Pig] aç)

- Men aç diil (Ben aç değilim)

- Anne bak maav (Anne bak kedi)

- Baba diil anne del (Baba değil anne geldi)

- Men hak (Benim hakkım) (Video izleme sırasını abisi ile uzlaşarak ayarlıyorlar)

- Kom diil (Komik değil)

- O men (O benim)

- Çiş dok (çiş yok)

- Gugu kokunç (Guguk kuşu korkunç)

- Men pembe dit (Ben pasta yemeye gitmek istiyorum - pastaya pembe diyor, evet)

Sözcüklerin ilk üç harfi ile istediğini anlatabiliyor minnoş :)

Kapıda bizi görünce dans ediyor etrafımızda, bacaklarımıza dolanıyor ve sımsıkı sarılıyor.

İstemediği bir şeyi asla yapmıyor, çok keyifçi :)

Dengesi çok sağlam, üstelik çok da cesur.

Atlamayı, zıplamayı, dans etmeyi, düşmeyi, tırmanmayı çok seviyor.

Çok ama çok hareketli, hiç boş durmuyor.

Suyu çok seviyor, hemen her gün en az yarım saat su ile oynuyor.

Tuvalet eğitimi henüz yok. Bizi görünce bazen heveslenip klozete oturuyor ve kalkıyor. Bebekler için olan tuvaleti dikkate almıyor.

Peppa Pig çizgi filmi sağolsun, domuz taklidi yapınca şirinlik yaptığını düşünüyor :)

Gece uykuları parçalı, uyanınca ya pusette ya da park yatakta sallanarak uyumak istiyor. Uykumuzu böldüğü gibi bir de sallanma talebi karı koca bizi uykusuz bırakıyor. Hele bazen acıktım diyerek bizden yağda yumurta falan istiyor ki, evlere şenlik. Ertesi gün işyerinde çıkıyor bizden acısı :/

Abisini çok seviyor, o ne yaparsa aynısını yapmak istiyor. Abinin odası onun için hazine sandığı gibi birşey :)

Abi ile iyi geçiniyorlar ama 2 yaş sendromunun getirisi olarak herşeyi sahiplenme, paylaşmama, inatlaşma gibi huyları ortamı gerebiliyor. Abisi küsüyor ona ya da hızını alamayıp bir şekilde el kol tekme Allah ne verdiyse girişebiliyor. Tehlikeli ikili vesselam :))

Çok anaç; abisi ya da babası aç ise onlara yemek veriyor, sofraya davet ediyor, ister misin diye soruyor.

Şen şakrak, pozitif enerji yüklü bir tontiş Bambina :)

Boyu uzayınca zayıf görünüyor ama bence endamı gayet yerinde.

Müzik kulağı var, melodileri eksiksiz mırıldanabiliyor.

Spor konusunda da yetenekli gibi. Anne ve babası bu konuda birşey yapar mı meçhul gerçi :P

Alerjileri devam ediyor.

Sonuç olarak tadından yenmiyor Bambina :)

DEVAMINI OKU

5 Şubat 2017

Bambina 24 Aylık - 2 Yaşında :)


Bambina 2 yaşına girdi efenim :)

İyi yanı, büyüyor oluşu.
Herşeyi kendi yapmak istemesi pek güzel; kendi kendine giyinmesi, yemek yemesi, banyo yapması.

Kötü yanı, 2 yaş sendromunun başlaması.
İstediği şey anında olmalı, çok sabırsız.
İnatlaşma diz boyu.
İstediğini elde edemez ise nasıl kızıyor, kendini kasıyor, kızarıp morarıyor yüzü.
İçinden bir ejderha çıkıyor sanki.

Ah bir de uyku olayı var ki, tüketiyor beni son zamanlarda.
Gece boyu sallanarak uyumak istiyor.
Pusette ya da yatağında uyuyor ve uyandığı an ağlamaya başlıyor, sallanınca yavaş yavaş dalıyor tekrar.
Bir de geceyarısı civarı acıkmış olarak uyanıyor, mutfağa gidip yemek hazırlatıyor kendine.
Yemeği yedikten sonra tekrar uyumaya gidiyor.
Sabah erken saatte yine acıktığı için uyanıyor. Bizim de uyanma vaktimize yakın bir vakit olduğu için birlikte yemeğe gidiyoruz ve kahvaltı yapıyoruz.

Ama sallanarak uyuma kısmı beni çok yormaya başladı.
Bu hafta kendimden hiçbir konuda verim alamadım desem yeridir.
İşyerinde konsantrasyonum çok düştü, keza evde de öyle.
Düşünsenize, gece boyu rastgele vakitlerde sizi biri uyandırıyor ve sizden bir eylem yapmanızı istiyor. Belki 40 dk arayla, belki 25 dk arayla, belki de 1,5 saat arayla kalkıp o eylemi yapıyorsunuz ve bir sonraki uyanışa kadar tekrar yatağa dönüyorsunuz. Ne kadar uyuyacağınız meçhul. Tamamen rastgele uynadırılış vakitleriniz. Ve tabi ki sizin uyku döngünüz ile paralel değil.
Kaç gün dayanır ki insan bu duruma?

Birşeyleri tez elden değiştirmek gerekiyor gibi.
Görünen o.
Ya puset ve sallanan yatağı ortadan kaldırıp sabit bir yatakta uyuma düzeni getireceğiz ya da otomatik sallanan yataklardan alıp sabaha kadar kızı sallatacağız. 2 yaşında bir çocuk için otomatik sallanan yatak çok fazla yok gibi sanki. Bilen varsa beri gelsin.

Onun dışında Bambina 2 yaş sendromu ile birlikte yabani tarafını sergilemeye başladı. Herkese mavi boncuk dağıtan, her girdiği ortamda sosyalleşmesini bilen ve bundan keyif alan kız gitti; onun yerine yabancı gördüğü herkese surat asan, kendisine dokunmaya kalkan herkese bağırığ çağıran, ağlak, anneci, kucakçı bir kız geldi.
Tabi bu da başta bel ağrısı olmak üzere bana geri döndü çeşitli yollarla :(

Abisi ile araları genelde çok iyi, birlikte oyunlar oynuyorlar, yemek yiyorlar. Arkadaş kıvamına geliyorlar büyük bir hızla. Abisi ona "Kızım" diye sesleniyor :) Bambina da ona adıyla hitap ediyor :) Pek tatlılar, onları izlemek kojoyla bana büyük keyif veriyor.

Zaman öyle ya da böyle geçiyor, 2 yıl önce bugün aramıza katılan minicik bebeğimiz kocaman bir bebek oldu, çocukluğa geçiş yolunda hızla ilerliyor.

İyi ki doğdun güzel kızım; kıvırcık saçlı, beyaz tenli kumral kızım. Sen her ne kadar kış bebeği olsan da ruhunda ilkbahar enerjisi taşıyorsun. Rengarenksin, canlısın, cıvıl cıvılsın. Sanatla ilgileneceğini düşünüyorum gidişata bakınca. Bahtın, şansın, yolun açık olsun Bambina! Biz istediğin her an yanındayız, arkandayız, seninleyiz güzel kız! Mutlu yıllar :)
DEVAMINI OKU

5 Ocak 2017

Bambina 23 Aylık


Bambina 23 aylık oldu bile!

Abisine çok düşkün. Çok da anaç; abisi olmadan ne yemek yiyor ne banyo yapıyor. İlla onu da düşünüyor ve soruyor. Korumacı minnoş.

M.e.meden kesildiğinden beri benimle uyuyamıyor. Benim uyutma çabalarım genelde başarısız sonuçlanıyor. Çözüm olarak kojoyla Bambinayı aynı yatakta yatırıyoruz :) Babası gelmeden uyumuyor. Kojo iş seyahatine gittiğinde ciddi anlamda uykusuz geceler geçiriyorum, çok parçalı uyuyor ve çok çabuk uyanıyor ben varken. Babası tatlı sert bir yaklaşımla hemen uykuya dalmasını sağlayabiliyor.

Geçen hafta önce ateş, sonra hırıltılı nefes alma olayı yaşadı Bambina. Bronşitten korktum ama neyseki o kadar ilerlememiş. Gece pusette uyuyup çok defa uyanınca üşütüyor, en temel sebebi bu.

Tatlıya düşkün Bambina. Damak zevki olarak tatlı yiyecekler onu mest ediyor. Kojoya göre ileride etli butlu bir kadın olacak Bambina :))) Kaşık kaşık pekmez yiyor. Bir de geçen hafta yılbaşında aldığımız pastayı hala unutamadı, her gün defalarca pasta soruyor.

Hala konuşmuyor, çok ufak ufak üç harfli kelimeler çıkmaya başladı ağzından:
-Aç
-Bak
-Aaç (Ağaç)
-Mama
-Bebe (Bebek)
-Bes (Beş) (Tek söylediği rakam bu)

Çok güzel hayvan taklidi yapıyor, ses kaydı almaya çalışıyorum bu konuda :) Taklitlerinin melodisi, sesinin alçalıp yükselmesi sanki Türk olmayan birinin Türkçe öğrenirkenki hali gibi :)

Saçları da uzamaya başladı ama toka taktırmıyor hanfendi :)

Sabah akşam "hşş" diye tabir ettiği videoları izlemek istiyor Bambina. Ben hiç ilgilenmiyorum, babası ile arasında bu olay :)

Banyo yapmayı, su ile oynamayı çok seviyor. Biz diş fırçalarken yeşil taburesini lavabonun önüne koyup o da dişlerini fırçalıyor :) Günde en az bir seans bulaşık ya da eşya yıkıyor mutfakta ya da banyoda. Deniz resmi görünce ya da konuşmada deniz sözü geçerse ellerini yumruk yapıp dirseklerini bükerek kollarını yukarı aşağı kaldırıp indiriyor; ki bu hareket "Ben de istiyorum, ben de ben de!" anlamına geliyor :)

Gönlü olmayınca kollarını kavuşturup tavır yapıyor. Gözlerini de kapatırsa ciddi bir şekilde küsmüş demek oluyor. Bacak kadar boyuyla resmen dize getiriyor bizi minnoşko :)

Yemek ve kıyafet konusunda kendi tercihleri var. Giyinirken çekmecelerini açıp kendi seçiyor giysilerini, acıkınca da buzdolabını açtırıp yemek istediği şeyleri gösteriyor.

Öyle böyle derken varlığını ortaya koyuyor Bambina :)
İyi ki!
DEVAMINI OKU

6 Aralık 2016

74 Aylık Bambinodan İnciler

- Ayağım kaşınıyor
- Hangi ayağın?
- Sooaağ
:)

- Anne, bu tür taklitler yapman hiç hoşuma gitmiyor!
- Peki oğlum.
(Ezik mode on)

Yaptığı yapbozu dik olarak tutup sergilemeye çalışınca yardım etmek için elinden alınca tüm parçalar bir anda yere düşüverdi.

- Anne! 20 saattir uğraştığım şeyi mahvettin! Tüm emeklerin boşa gitti!
(Bu cümleyi kuran biri 6 yaşında olamaz, hayal mi görüyorum ne?!)

Bambino büyüdükçe bazı zamanlarda (bazıdan daha fazla hatta) kendimi karşısında çocuk gibi hissediyorum :)

Bambino kendisi hedef alınarak yapılan şakalardan pek hoşlanmıyor, kendine lakap takılmasını sevmiyor. Hikayelerde adının geçmesinden haz etmiyor.

Bildiğin salon adamı.

O tam bir beyefendi :))

Servis arkadaşları seviyor diye iş çıkışı beni arayıp altın çilek siparişi verecek kadar düşünceli.
Ve plancı. Öyle ki, telefonda bana altın çileği nereden almam gerektiğini bile söylüyor :))

Zihni durmaksızın çalışan ama zihninin de kurbanı olan bir çocuk Bambino.
Korkuları var çünkü. Zihninin oyunları işte.
Karanlıktan korkuyor, hırsız geleceğinden korkuyor, yalnız olmaktan korkuyor.
Bu da geçer elbet.
Başka şeyler başlar :)

Hassas oğlum benim!
Seni çok seviyorum!!!

DEVAMINI OKU

5 Aralık 2016

Bambina 22 Aylık


Bambinonun 22 aylık yazısı burada.

Bambina günden güne serpiliyor, büyüyor.

Evde hepimizi taklit ederek geçiriyor zamanını.
En büyük idolü tabi ki abisi.
O ne yerse onu yiyor, ne giyerse onu giyiyor, nerede oturursa orada oturuyor.
Öyle bir hale geldi ki bu durum, evde sıklıkla şunu söylemeye başladım:
- Bambina kendini Bambino zannediyor :))

Hala konuşmuyor ama mimikler ve taklit yolu ile her derdini anlatmaya devam ediyor.

Hşşş (bana ipad den şarkı açın)
Hşşş baba (baba bana video açsın)
Hşşş E-Ay (abi bana video açsın) (baba yok ise ya da ondan yüz bulamadıysa ikinci adres abi :)) )
Babba iş (Baba işe gitti)
Nani (Nane) (Bunu yeni söylemeye başladı)
Mamma (Genelde mandalina için söylüyor bunu)
Bes (beş) (Bunu çok fazla yerde kullanıyor)

Banyodan çıkartmak istiyorum mesela. Eliyle de 5 yaparak "Bes" diyor, yani 5 dakika daha durmak istiyormuş :))

Sevgi kelebeği Bambina, aklı estikçe gidip birilerine sarılıyor, kucaklıyor.

Çıplak beden seviyor. Göbek deliği, meme uçları hiç kaçmıyor elinden :)))

Çok çok hareketli ve cesur. Yüksekten düşmeyi çok seviyor. Kaymayı, atlamayı, tırmanmayı, sürünmeyi de.

Müzik kulağı var Bambinada. Şarkıları mırıldanıyor, henüz söyleyemese de. Ama çok ilginçtir, melodileri tutturarak söylüyor. Epey isabetli yani. Hangi şarkıyı mırıldandığını biraz dikkat edince anlayabiliyorum. Bunu bir kenara not alalım :))

Sanat ve spora ilgili olacak sanki Bambina. Hele abi kurslara gittiğinde kendisi de çok istekli davranıyor. Can atıyor yapmak için.

Meme ile arası abisi kadar olmasa da yine de çok iyi. Özellikle sabaha karşı çok yoğun istiyor. Büyük konuşmayayım ama sanki bu işin sonuna doğru geliyoruz gibi gibi..

Mavi ve pembeyi seviyor.
Hava soğuk olduğu için dışarıda oynayacak kimseyi bulamıyor ama evdeki abinin varlığı bu konuda epey yardımcı.

Yemek konusunda günü gününe tutmuyor, bir gün yediğini sonra bir ay yemek istemeyebiliyor. O nedenle ne sunacağımı bazen şaşırıyorum diyebilirim.

Kızsal tavırlar, kaprisler, nazlar acaip :)) Özellikle babaya karşı tüm hünerler sergileniyor. Biraz ders alsam iyi olacak aslında :)))

DEVAMINI OKU

2 Aralık 2016

Balığa Gidelim


Haftabaşında bir akşam anneanneden almaya gittim çocukları.
Hava nasıl soğuk, zaten karanlık çökmüş.
Bir an önce eve ulaşmak tek amacım :)

Bambino elinde bir dal parçası ile göründü uzaktan. Dala bağlanmış upuzun bir misina ve ucunda da nerden akıl edildiyse hani böyle musluk başı gibi ağır, metal bir parça. Ağırlık yapsın diye düşünülmüş belli ki.

Bambino: Anne, beni şimdi Eymir'e götürür müsün, eve gitmeden önce?
Ben: Hı?
Bambino: Anne, bugün olta yapımı atölyesine katıldım, işte bu oltayı yaptım. Şimdi de balığa gitmek istiyorum.
Ben: Anladım ama şimdi akşam oldu yavrum, çok karanlık.
Bambino: Ama balık tutmak için görmeye gerek yok ki, balık gelince hissediyorsun zaten.
(Sanırsın 40 yıllık balıkçı!)
Ben: Hmmm (Dumur vaziyette) ... Peki, nerde tutacaksın, kayığımız falan yok?
Bambino: Kenarda durup tutabilirim, açılmaya gerek yok.
Ben: Hava çok soğuk?
Bambino: Arabanın içinde dururum gölün kenarında.
Ben: (Ne diyeceğini bilemez halde, aklına gelen ilk şeyi söyler) Anladım, bu konuyu babanla konuşsan daha iyi olur (Topu kojoya atmaca)

Pek tatmin olmayan Bambino, yolda kendi çözümünü kendi bulur:

- Anne, bari küveti dolduralım da orada balık tutayım ben!

:)))

Ben: Bak o olabilir işte :)

Sonuç?
Eve gidilir, küvet doldurulur. Bambina abisinin dibinden ayrılmadığı için ikisi birlikte balık tutmaca oynarlar. Oltanın ucundaki ağırlığın yarattığı tehlike potansiyeli nedeniyle ben de başlarında beklerim, oyunları bitene kadar :))
DEVAMINI OKU

5 Kasım 2016

Bambina 21 Aylık


Bambinonun 21 aylık yazısı burada.

En sevdiği renk: Mavi

En sevdiği oyuncak: Fi.sh.er P.r.ice'ın konuşan köpeği.

En sevdiği şarkı: "Wheels of the bus go round and round" Bu şarkıyı istediği zaman "şşşş şşşş" diyor. Meğer şarkıdaki "Mothers on the bus say sshh shh shh..." bölümünden öğrenmiş :)

Uyku: Çok parçalı. Gece bana göre çok kere kalkıyor ve emerek uykuya devam ediyor. Birlikte yatıyoruz. Saabh uyanınca benim de uyanıp kalkmamı istiyor hemen. Bir de üst katta yatan abisini merak ediyor ve soruyor. Biraz daha sabır.

Beslenme: Yumurtanın sarısını vermeye başladık, şimdilik bir sorun görünmüyor. Süt ve peynir hala yemiyor. Tuzludan ziyade tatlıya meyilli minnoş ama çok tatlı olmayacak :) Değişik bir damak tadı var. Hala babasının yediklerini yemek istiyor, aynısı benim tabağımda da olmasına rağmen illa babasınkinden yiyecek :)) Kendi yemeğini kendisi yiyor. Doyunca kalkıyor, kendi işini görüyor.

Oyun: Hareketli oyunları seviyor. Birşeylerin yere düşmesi, aniden fırlaması gibi oyunlar çok hoşuna gidiyor. Tam bir aksiyon insanı. Kendi kendine evi dolaşıp şarkı söylüyor ve dans ediyor. Neşeli olduğunda kendi kendini çok güzel eğlendirebiliyor.

Konuşma: Malesef bu konuda henüz fazla yol alamadık.
Anne
Baba
E-ay
Dede
Avva (Anneannesi)
Maga (Maka)
Ba (Bitti)
Mmmm-mmmm-mmmm-mmmm-mmmm (Su)
Gaga (kaka)
ci (çiş)

Tüm söyledikleri bu kadar. Onun dışında bolca mimik ve ünlem çıkıyor ağzından. "A-aaaa" yı nasıl dediğinden anlıyoruz şaşkınlık ya da başka bir duyguyu anlattığını :)

Kızdığında vuruyor, ısırıyor, kendini yere atıyor. Konuşmaya başladığında çözüleceğini umuyorum.

Minyatür bir insan oldu çıktı Bambina. Evin minik neşesi, abisinin legolarına göz diken lego canavarı, babasının gözlüklerine dadanan yaramaz, annesinin makyaj malzemelerine sulanan kokoş, anneannesine istediğini yaptıran gözüaçık, dedesinin telefonundan şarkı izleyen tablet jenerasyonu üyesi, sevmesi, mıncırması pek keyifli tonton :))
DEVAMINI OKU

5 Ekim 2016

Bambina 20 Aylık

Bambinonun 20 Aylık yazısı burada, okuyup o günleri hatırlamak isteyenler için :)

Bambina da 20 aylık oldu çıktı.

Kendisi çok canayakın, sosyal, girişken, oyuncu, cilveli, flörtöz, hareketli oyunlardan keyif alan, acı eşiği oldukça yüksek bir kız bebek :)

Babası ile aralarındaki etkileşimi uzaktan izledikçe mest oluyorum, bir flört ediyorlar gözümün önünde, anlatamam :)) Bakışmalar, manalı gülüşmeleri göz süzmeler.. Yahu nasıl da biliyor kız çocuğu bu tavırları, mimikleri? Fıtratta var işte.. Hayret ediyorum ve kendime ders ççıkartmaya çalışıyorum. Yetiştirilirken kendimi korumak ve kendimi toplumda kabul ettirebilmek için erkeksi tavırların daha çok istendiği şeklinde bir yargı ile büyüdüğüm için kadın olan aslımı reddetme noktasına kadar gitmiş bir insanım ben :)) Kızımdan öğreneceğim çok şey var o nedenle :))

Sinirli kadın Bambina :) İstediği olmadığı an kendini yere atıyor ya da çoğlık çığlığa bağırıyor.. Eskisi gibi bir yerleri ısırmıyor, onun iyi olmadığını anladı.. Bazen çok içerliyor, öyle zamanlarda kucağıma alıp ağlamasına izin veriyorum ve duygusuna ayna oluyorum. Eğer timsah gözyaşları ise hiç oralı olmuyorum, yerde tepinmeye ve ağlamaya devam ediyor bir süre daha. Çok şükür ikisini genelde doğru ayırt edebiliyorum :)

Abisi ile video izleme konusunda anlaşamıyorlar. Bir düzen tutturmuştuk ama yeni ihtiyaçlar yeni düzenlemeler gerektiriyor. Elbet yeni bir düzen kurarız bu konuda da, no problem!

Abisi küçükken masadaki tüm yemekleri birbirine karıştırır, tabaktakini bardağa, bardaktakini masaya filan dökerek kendince icatlar yapardı. Bambina da aynısını yapmaya başlayınca bir an dejavu yaşıyorum sandım :)) Çok seviyor yemekleri oyuncak etmeyi. Bazen görmezden geliyorum, bazen doğruca banyoya götürüyorum, bazen de izin vermiyorum (ki o zaman çığlığı basıyor). İdare edip gidiyoruz işte :)

Dışarıda olmayı çok seviyor Bambina. Tüm gün gezsin, ondan mutlusu yok :) Hele yanında ablalar abiler var ise, ortam kalabalık ise değmeyin keyfine :)

Mavi rengi seviyor Bambina. Eli hep maviye gidiyor. Benim de en sevdiğim renktir mavi, o nedenle çocuklarımla bu konuda ortak bir noktada olmamızdan memnunum :))

Pedalsız bisiklet Ne.o.m.oto'ya binmeye başladı Bambina. Kendi kendine sürüp ilerliyor evde.

Etle pek arası yok, arada bir köfte yiyor sadece. Patates seviyor. Meyvelerde bile seçici. Üzüm, kavun, karpuz, elma seviyor.

Hareketli oyun seviyor. Hiçbir şey bulamaz ise kendi kendine dönmeye başlıyor, illa bir eğlence buluyor.

Birşey istemediğinde kafasını iki yana sallıyor ve "ı-ıh" diye söyleniyor uzun uzun :)

Bir de "A-aaa" deyişi var ki efsane bir ünlem :)) Şaşırıyor, öyle içten, öyle samimi şaşırıyor ki alıp içime sokasım geliyor :)

Öyle böyle büyüyor Bambina, sevgiyle, neşeyle, sağlıkla.. Her halimize çok şükür..
DEVAMINI OKU

4 Ekim 2016

Bambino 72 Aylık- 6 Yaşında!

Bambino tam 6 yaşında bugün itibariyle!

Ne ara doğdun, ne ara büyüdün, ne ara okula başladın, ne ara tamamladın 6 yılı şu hayatta be yavrum?

"Doğan büyüyor." Net!

0-6 yaş ya da okul öncesi dönem belki de bir insanın hayatındaki en önemli dönem. Bilinçaltındaki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığı, en azından temel verilerin oturduğu bir dönem bitmiş oldu Bambino için. Bilinçaltında bu dönemde alınan telkinler doğruluğu ve geçerliliği değerlendirilmeden kabul ediliyor. Bu telkinlerin üzerine hep yenisi ekleniyor ve zaman geçtikçe iyice kalıplaşmış bir hal alıyor. Hatta ileriki yaşlarda ortaya çıkan tüm fiziksel ve psikolojik sorunlar bu kalıplaşmış telkinlerden meydana geliyor. Yani küçük yaşlarda işimize yarayan ve hayatta kalmamıza yarayan bu kalıplar büyüdükçe ayağımıza dolaşıyor ve bizi değişmekten alıkoymaya başlıyor. Bu sadece Bambino için değil, hepimiz için geçerli. Ego dediğimiz ve genelde kötü olarak nitelendirilen durum aslında yapısı ve mantığı anlaşılırsa mutlak kötü asla değil. Sadece artık egoya ihtiyacımız kalmadığını fark etmemiz gerekiyor belli bir seviyeye gelince :))

Oğlanın doğumgünü yazısını kişisel gelişim yazısına döndürmeyi başardığım için kendimi tebrik ediyorum :)))

Ama belli mi olur, ileride bu yazdıklarımı olur da okur ise kendini sorgular belki, ben yazıp denize atayım da, ihtiyacı olan gelir bulur nasılsa :))

Bambinonun aşırı çalışan ve durmayan zihin aktivitelerini dengelemek üzere kendisini beden farkındalığına yönlendirmeye bir anne olarak karar vermiş bulunmaktayım :)) Bu kapsamda kendisini yüzme ve jimnastik kursuna göndererek düşünmesine zaman bırakmamaya niyet ediyorum :)) Bedenini fark etsin, sınırlarını fark etsin, hangi organ ne işe yarar, nasıl nefes alıp verilir öğrensin. Öğrensin ki bedenine iyi bakmaya başlasın, bilsin ki o beden ona ömür boyu hizmet edecek. Sadece zihinden ibaret değiliz ki :))

Biraz fazla duygusal ve her an olur olmadık nedenler ile ağlamaya hazır kırılgan bir ruh haline de faydalı olur diye umuyorum bu aktiviteler. Zira beslenme yönünde delikler oluşmaya başladı. Eskisi kadar disiplinli ve katı davranmıyorum yiycekler konusunda. Bambino da canı ne çekerse ucundan kıyısından da olsa yiyor artık, çok temel şeyler haricinde (süt ve peynir gibi). O nedenle de duygusal hassasiyeti biraz fazlalaştı. Tabi bunun başka sebepleri de var: Kardeşinin varlığı ya da okulda hoşuna gitmeyen şeylerin oluşu gibi. Yine de biliyorum ki herşey zihinde olup bitiyor. Hatta bugün okuduğum bir yazıda şöyle diyordu: "Vücuduna iyi bakmak istiyorsan ruhuna yatırım yap." Hmm, belki Bambino için yoga ya da çigong tarzı bir kurs bulup programa eklemeliyim :)))

Kendine karşı farkındalığı minimum olan Bambino kişisi, başkalarına karşı süper bir farkındalığa sahip olup asla hiç kimseyi incitmek istemez. Dün yüzüne yanlışlıkla çarptığı için yüzünü Bambinoya doğru uzatıp "Sen de bana vur istersen" diyen arkadaşının yanağına ansızın bir öpücük konduran bir erkekten söz ediyorum burada :)))

Arkadaşları onun için çok değerli. Biliyorum ki hayattaki en temel dersleri onlardan alacak. Kazığı da onlardan yiyecek, en temel değerleri de onlardan öğrenecek. Ne diyeyim, Allah iyilerle karşılaştırsın!

Hayatının ilk 6 yılını geride bıraktı Bambino, acısıyla tatlısıyla. Mükemmel bir anne-baba asla olmadık, olamadık, olamazdık da. Geçmişte yaşadığımız bazı olaylar için çok üzüldüğüm, kendimi suçladığım oldu ama bir şekilde tüm yaşananları dönüştürmeyi ve kendimi affetmeyi başardım. Bambino bizim ailemizi seçtiğine göre elbette bizden de alacağı dersler ve halletmesi gereken durumlar olacak. Büyüyünce psikologlara birlikte gideriz belki :))))

Her ne olursa olsun, bizim ona verebileceğimiz tek ve en önemli şey koşulsuz sevgi. Her ne olursa olsun onu sevmek. Yine bugün okuduğum bir yazıda şöyle diyordu: "Sevginin bir adım ötesi sevdiğin kişiyi kendinden özgürleştirmektir." Bu yolda yürümeye devam..

Yolun açık olsun yüreği güzel, aklı güzel, kendi güzel oğlum. Buraya geliş amacını her daim hatırla ve hep iyi hisset, her ne olursa olsun. Seni Seviyorum.
DEVAMINI OKU

5 Eylül 2016

Bambina 19 Aylık

Bambinonun 19 Aylık yazısı burada.

Okuyunca, Bambinanın da benzer bir gelişim aşamasında olduğunu görebiliyorum. İyi ki blog yazıyorum, iyi ki bu anları kayıt altına alıyorum!

Bambina kendi kişiliğini ortaya koymaya devam ediyor dostlar. 

Oyuncu, eğlenmeyi bilen ve seven, neşeli, kendine yetebilen, abisine ve babasına aşık, süt nedeniyle ve başı sıkışınca anneci olan, erkeklerle birarada olmayı seven, kadınlara pas vermeyen (ablalar hariç) bir bebek-çocuk var karşımızda :)

Yeşil fasülye, bakliyat, tavuk, patates, makarna seviyor kendisi.

Tatile gittiğimzde ilk 5 gün suya ayağını sokmayarak ve bana da sokturmayarak "Bu yıl denize giremeyeceğiz anlaşıldı" dedirten Bambina, 6. gün abisinin havuzdaki eğlenceli hallerini görünce dayanamayıp havuza gayet korkusuzca atlayarak hepimizi şarşırtmış ve sevindirmiştir :))

Daha sonraki günlerde denize giriş seviyesi dizlerini geçmemiş olsa da beklentilerimizin üzerinde bir performans ile sahilde oyunlar oynama konusunda hepimizi sevindirmiştir Bambina :)

Abisinin erkek arkadaşlarına abisinden daha fazla ilgi göstermiş, hatta bir tanesi ile bütün akşam yemeği boyunca yan yana oturarak ve kendisine yemek yedirmesine izin vererek çocuğu onore etmiştir hanımefendi :)))

Yanına kendisini sevmeye gelen kadınları gözlerini kapatıp yüzünü başka tarafa çevirmek suretiyle reddetmiş, aynı nedenle gelen erkekleri ise kollarını açıp kendisini almaları konusunda heveslendirmiştir :)

İstemediği bir şey söylendiğinde ya da isteklerine red cevabı aldığında kendisini yerlere atmakta ya da ilk bulduğu şeyi sinirli bir şekilde ısırmaktadır. Bu anlarda can sağlığı açısından yanında bulunmamaya özen gösterilmektedir :PP

Cimcimemiz sevdiği kıyafetleri giymeyi daimi olarak talep etmekte, saçına toka taktırma konusunda ruh haline göre değişkenlik gösteren cevaplar vermekte ancak devamlı annesinin takılarıyla oynama konusunda istikrar sergilemektedir.

Abisinin yaptıklarını taklit ederek hayatı keşfetme yönünde ilkeli bir karar alan Bambina, bu doğrultuda legolar ve arabalar ile oynamakta, abisinin kareli gömleklerini giymekte, onun suluğundan su içmekte ve abisi gibi yüksekten atlama ya da tırmanış etkinliklerinde bulunmaktadır. Oldukça cesur ve korkusuz olduğu gözlenen Bambina abisine kaydıraktan baş aşağı kayma konusunda örnek olmuştur.

Uykusu gelince moduna göre yatağa ya da pusete yatmakta, uyurken dinleyeceği şarkıyı ipad'den kendisi seçmekte, uyumadan önce tüm ailenin nerede olduğunu sormakta ve her 1,5 saatte bir uyanarak varlığını hatırlatmaktadır. Sabaha karşı bu süre her yarım saatte bir olarak revize edilmektedir.

Söylediği kelimeler sınırlı olsa da söylenen herşey anlamaktadır:
An-ne
Ba-ba ya da bab-baaa
E-Ay (Abisi)
De-de
An-nie (anneanne)
Ga-ga (kaka)
ga (Kargayı taklit ediyor)
ha-ha-ha (Aynı şarkıdaki nakarat kısmını tekrarlıyor)
Ba (Bitti)

Bugün itibariyle okula başlayan abisinin ardından evde tek başına kalacak olan Bambinanın neler yapacağı merak konusudur :)))

DEVAMINI OKU

Bambino 71 Aylık ve İlkokul 1. Sınıf :)

Bambino artık ilkokul 1. sınıf öğrencisi :)
Zaman geçiyor işte, öyle ya da böyle.

Bambino geçen sene başladığı okulunda devam ediyor, aynı okul olduğu için ortama alışık.
Bu nedenle okulun ilk günü anne-baba olarak onu okula götürüp ritüel oluşturmak istemedik.
1. sınıfa anaokulundakinden daha fazla bir anlam yüklemek çocuğa ekstra stres oluşturmasın dedik.
Ve servis şoförüne teslim edip tek başına gönderdik kendisini okula :))

Bu sene yeni bir öğretmeni olacak, yeni arkadaşları olacak.
Umarım sınıfını, öğretmenini ve okulunu çok sever ve çok eğlenir :)
Okumayı, toplama, çıkarmayı, çarpmayı bildiği için 1. sınıfta sıkılacak mı bilmiyorum, olabilir, muhtemeldir ama eminim kendine göre çıkış yolları bulacaktır. Bir üst sınıfla takılması olasılığı yüksek :)

Geçtiğimiz ay içinde ise Bambino deniz ile hasret giderdi, tatil çocuğu oldu :)
Korkusuzca iskeleden atladı, kendi başına akşam eğlencesine katıldı ve çok çok eğlendi!
Anneye olan bağlılığı devam ediyor olsa da kendi başına da birşeyler başarabildiğini gördü, kendine güveni geldi.
Tüm gün açık havada olmak hoşuna gitti, dalgalar ve kum ile oynamayı çok eğlenceli buldu.
Boyu uzadı ama kilo almadı :)
Dış görünüşüne dikkat eder oldu, dışarı çıkarken yüzünü ve saçını kontrol etmeye başladı.

Arada bir bize zıt gitmesi erken ergenliğe işaret ediyor olabilir ama "O kadar da olur canım" diyerek geçiyoruz :)
Arkadaşlarından öğrendiği "ilginç" sözleri bizim üzerimizde deniyor, biz de sabrımızı ve sinirlerimizi deniyoruz sayesinde :P
Bazen duymazdan geliyoruz, bazen açıklama yapıyoruz, bazen de köpürüyoruz!

Kardeşinin üzerinde güç denemelerine başladı Bambino, oyun kıvamında başlayıp çığlık çığlığa biten sahneler yaşanıyor artık :)
Merak, kıskançlık, ilgi çekmek, deneme yapmak biraraya gelince Bambina açısından pek hayırlı olmuyor durumlar. Gerçi bazen de hiç ummadığımız bir şekilde çok eğleniyorlar bu şekilde. Alan razı, veren razı olunca fazla karışmıyoruz :)

Oğluşum, güzel ve eğlenceli bir okul hayatı geçirmeni diliyorum. Gitmen gereken yola her türlü şekilde gideceksin, buna eminim. Dilerim cesaret, şans ve iyi insanlar her daim seninle olur.
Seni Seviyorum Kuşum :)

DEVAMINI OKU

5 Ağustos 2016

Bambina 18 Aylık - 1,5 Yaşında


Bambinonun 18 aylık yazısı burada.

Bambina 1,5 yaşına ulaştı. Hey gidi hey!

Boy 80 cm.

Kilo 13 kg civarı.

Herşeyin minyatürü çok sevimli, bu insanlarda da geçerli :)

Minik eller, minicik parmaklar, minik dudak, küçük burun.. Sevmeye doyulmuyor azizim :)

Hayvanları çok seviyor Bambina. Sokaktaki kedileri elliyor, bıyıklarını, kuyruklarını çekiştiriyor (henüz ters hareket görmedi onlardan), sırtlarını okşuyor.

Dün akşam parkta kirpi gördü, iki de bir yanına gidip sevgi sesleri çıkarttı :)

Kitap sayfalarını büke büke çeviriyor (abi gıcık oluyor buna, kitapları kıvrılıyormuş!), her sayfayı çevirip son sayfaya gelince ısrarla devamını istiyor. Yüzüme bakıyor, ben de "O son sayfa, kitap bitti" diyorum. Kapatıp bırakıyor.

Büyük anneanneden gelen kalın Türkçe ders kitabını sayfa sayfa açıp postacının olduğu yeri buluyor. Onun postacı olduğunu söyleyip "Bak postacı geliyor selam veriyor" şarkısını söylüyoruz. Bu sahneyi bıkmadan usanmadan 5-10 kere tekrar ediyoruz :)

Kitapta hayvanlar var ise tüm hayvanların isimlerini teker teker söyleyip seslerini taklit ediyoruz, çok hoşuna gidiyor :)

Bambinoda da öyle miydi hatırlamıyorum ama Bambina durup durup gelip bacaklarımıza sarılıyor, otururken boynumuza sarılıp kendince öpüyor bizi. Nasıl hoşumuza gidiyor bilemezsiniz :) Kız çocuğunun doğasında var galiba bu sıcaklık :)

Konuşma konusunda çabası devam ediyor.

Ayyyyn-nea (Anne) (Bunu yatarken defalarca farklı ses tonlarında söylüyor, ben de her defasında onun adını söylüyorum karşılığında, oyun gibi)

Bab-ba (Baba) (Sokaktaki tüm erkekler)

E-ay (Abisini çağırıyor)

De-de (Dede)

Ayn-ne (Anneanne)

Ba (Bitti)

Birşey yere düştüğünde ya da ses çıkarttığında kahkaha atıyor Bambina.

Babasına çok güzel naz yapıyor, onun dokunmasını istemese bile aynı ortamda bulunmasını istiyor. Babası odadan çıkarsa arkasından mahalle sakini gibi avazı çıktığı kadar bağırıyor "Babbbbaaaa" (Nerdesin sen, gel buraya çabuk modunda!).

Çekmeceleri açıp kendi kıyafetini kendi seçiyor. Üzerinde kız çocuğu kafası olan yeşil tişörtü favorisi.

Son bir haftadır Bambinonun küçükken yaptığı gibi mutfak tezgahına çıkıp ya da sandalye ile yanaşıp su ile oynamak, bulaşık yıkamak, tezgahı silmek istiyor. Herşey bittiğinde doğruca üstünü değiştirmeye götürüyorum tabi ki :)))

Abisi ne yaparsa, ne yerse, ne ile oynarsa o da aynısını yapmak istiyor. Abisi "Kardeşim sarılalım mı?" diye kollarını açıp yanında gelince keyfi yerindeyse kocaman sarılıyorlar (Anne-babanın mest olduğu, eriyip bittiği, şükrettiği anlardan biri), keyfi yerinde değilse "ı-ıııııh" diyerek itiyor abisini (Abi bazen üzülüp hüzünleniyor, bazen de anlayışla karşılıyor)

Yemeğini kendisi yemeyi seviyor, biz yedirince farkına vardığı an sinirleniyor ve yemeyi reddediyor.

Nedensiz yere şarkılar mırıladanarak evde dolaşıyor.

Minik ayaklarıyla bir dans edişi var, görmeniz lazım. O dansı ben yapsam iki dakikada ter atarım kesin :) Çok yakışıyor dans etmek :)

Kollarını açarak kendi çevresinde dönüyor keyfi gelince, sonra da kendini yere bırakıyor :)

Horlayarak uyuma taklidi yapıyor minnoş :)

Karpuz, şeftali, biraz üzüm yiyor. Kiraz, kayısı, erik ile pek arası yok.

Azı düşleri gelmeye başladı, bayram haftası ateşinin sebeplerinden biri olduğunu tahmin ediyorum.

Bayramdan sonraki hafta ilk defa ayrı kaldık Bambina ile. İş nedeniyle yurt dışına gidince Bambinaya kojo ve anneannesi baktı. Süt bırakmadım ama gelince kaldığımız yerden devam ettik, çok şükür bir sorun olmadı.

Bambina, seni çok seviyoruz güzel tatlı oyuncu kız!

DEVAMINI OKU

4 Ağustos 2016

Bambino 70 Aylık


Bambinonun son ayının bir kısmı hastalık ile geçti, diğer bir kısmı da toparlanmakla.

Bayram tatilinde bile acillerde geçti günlerimiz, hatta doktor bulamadığımız için bir günde birkaç farklı hastaneye gitmek zorunda bile kaldık.

Yaklaşık 3 hafta sürdü, yüksek ateş ve halsizliği. Boğaz enfeksiyonu ile devam etti. Bayramdan sonraki haftasonu iyileşmeye başladı çok şükür.

Ancak o hafta da ben iş nedeniyle yurtdışına gitmek durumunda kaldım. İlk defa iki çocuktan da bir hafta ayrı kaldım.

Döndüğümde ise gündem değişti, bırak çocukları, kendime bile hayrım olmadı bir süre.

Bambinoyu eski gücüne döndürme çalışmalarımız devam ediyor sonuç olarak. Vitaminler, balık yağları, probiyotikler..

Yalnız et yediremiyoruz Bambinoya. "Ben diğer canlıların öldürümelerini hiç istemem, onların etlerini yemek istemiyorum" diyor önüne et konulunca. Ve kesinlikle isteksiz olarak birkaç lokma alıp bırakıyor. Çok erken oluşan bir farkındalık. Üstelik kojo da ben de et yiyoruz, böyle konulara hiç girmeden..

Et yemeyince de vücut kas yapamıyor. Kollar bacaklar çırpı gibi. Neyse, direnci yerinde olsun da..

En sevdiği oyuncağı legoları. Elindeki lego varlığına bakmadan yeni legolarla ilgili hayaller kuruyor devamlı, onda olmayan nitelikli parçaları düşünüp bize duyuruyor bir şekilde :)) İşini çok iyi biliyor.

"Anne, doğumgünüme ne kadar kaldı?"

"Bayram ne zaman?"

:)

En sevdiği renk mavi ve sonra yeşil.

En sevdiği yemekler yaprak sarması, makarna, kuru fasülye, barbunya, yeşil mercimek.

En sevdiği çizgi film Octonauts.

En sevdiği oyun lego oyunları.

En sevdiği kitap/yayın Süper Penguen ve lego kataloğu.

Resim yapmayı pek sevmiyor. Boyalarla pek arası yok.

Matematik yapmaya devam ediyor. Kendince hesaplar yapıyor. Hoşuna gidiyor.

Bir arkadaşımızın Bambino hakkındaki yorumu şu oldu geçtiğimiz ay içerisinde:

- Fiziksel olarak 6 yaşında ama zihin ve davranış olarak 17 diyebilirim.

Aynen öyle!

Karşımızda yetikin bir genç adam var gibi hissediyoruz kojo ile. Öz disiplini, kendi kendine karar verişi, olayları yorumlayışı, çözüm arayışı kesinlikle büyük bir yetişkin gibi. Hatta yetişkinlerde böyle öz disiplin olmuyor genelde :)

O nedenle Bambinonun akranlarıyla birarada olmasını önemsiyoruz. Çocukluğunu yaşayabilmesini, gülüp eğlenmesini, hata yapmasını, haylazlık yapmasını, zihnini devreden çıkarıp akışta kalabilmesini sağlamaya çalışıyoruz.

O nedenle bu hafta hariç her hafta yaşıtlarıyla birarada olabileceği ortamlara gönderdik Bambinoyu. Bu hafta dinlensiz istedik, kendi de öyle istedi daha doğrusu. Anneanne ve kardeşi ile evde bu hafta.

Umarım yaz bitmeden tatile de gidebilir, denizde de doyasıya vakit geçirebilir bu sene...
DEVAMINI OKU

5 Temmuz 2016

Bambina 17 Aylık

 Bambinonun 17 Aylık yazısı burada.

Bambinanın 17. ayı abisinin hastalıklarının gölgesinde kaldı diyebilirim.
Karı-koca Bambino ile ilgilenmekten bitap düştüğümüz için Bambinanın hastalık kapmaması en büyük şükür sebebimiz oldu.

Bambina kendi gelişimine kendi hızında devam etti.

Hala konuşmuyor, "Anne" ve "Baba" dışında.

Ancak herşeyi anlıyor, el işaretleri ve "aa" "ooo" gibi duygu içeren seslerle derdini anlatabiliyor.

Kendi kendine yemek yeme konusunda oldukça ısrarlı çıktı ve ellerini çok çok iyi kullanmaya başladı, eskiye oranla çok çok temiz bir şekilde kaşık ve çatal kullanıp yemek yiyebiliyor.

Altını değiştirme konusunda çok zorlanıyoruz, çok zor ikna oluyor, bazen saatlerce kirli gezebiliyor. Ama biliyorum ki bu durum onun için çok önemli, o nedenle hiç inatlaşmıyorum, nasılsa bir zaman geliyor ki, çok kolay ikna oluyor ve kuzu kuzu yatağa uzanıyor :)

Sabahları uyanınca genelde abisi geliyor yanına, Bambina eğer tam olarak uyanamadıysa bağırıp onu istemediğini belli ediyor, öyle olursa Bambinoya kardeşine fazla yaklaşmamasını tembih ediyorum :) Yok eğer tam olarak uyandıysa abisini görmekten sonsuz mutluluk duyuyor minnoş, hemen başlıyorlar oynamaya :)

"Hadi dışarı çıkalım" deyince hemen kapıya doğru gidip şapkasını ve ayakkabılarını gösteriyor :) Hatta yere oturup ayakkabılarını giymeye çalışıyor. Dışarı çıkmayı ve gezmeyi çok seviyor.

Tüm kitaplarda çocukları işaret etmeye bayılıyor. Hayvanları da gösterip adlarını söylememizi istiyor. Ama çocuklar öncelikli :) İşaret etmeyi başparmağı ile yapıyor ve de, çok şeker :))

Tırmanmaya, kaymaya, sallanmaya bayılıyor. Evde minderlerden kaydıraklar yapıyoruz, çok uzun süre oynuyor o şekilde.

Yoğurt yemeyi çok seviyor. Etle arası pek yok.

Kıyafetlerini kendi seçmeye başladı, bizim seçtiklerimizi reddettiği çok oluyor :)

Üç tekerlekli bisiklete binip gezmeyi seviyor.

Dışarıda kedi görünce mutlu mutlu çığlıklar atıyor, yanına gidip sevmek istiyor, genelde kedilerle uzun süre bakışıyorlar karşılıklı :))

Kendi kendine dışarıda geziyor, koşuyor, eğleniyor, başka çocukların yanında olmayı çok istiyor, tanıdık tanımadık fark etmez, çocuk olsun yeter :)

"Deniz kum güneeeş, dalga su balık" deyince gülümsüyor, hala unutmamış :))

Ben eve gelince ellerimi yıkamamı bekliyor, sonra da yatağı gösterip beni oraya götürüyor. Süt zamanııı :))

Biz mutfaktayken gelip işaret ederek bizi götürüyor bazen salona ya da başka bir yere. İhtiyaçlarını çok güzel belli ediyor.

Boy ve kilo olarak abisinden daha dolgun olduğunu söyleyebilirim.

Alerjileri hala devam ediyor. Dikkat etmeye devam..

Çok çok keyifli Bambina ile yaşam. O bize neşeyi, rahatlığı, yaşama sevincini, geniş olabilmeyi, kendimize odaklanmayı hatırlatmaya geldi, inanıyorum :))
DEVAMINI OKU

4 Temmuz 2016

Bambino 69 Aylık

Bambinonun son ayı hastalıklarla mücadele içinde geçti.
Okul kapanmadan önceki hafta pikniğe gitmişlerdi, güneş geçmiş kafasına. Tam bir hafta boyunca yüksek ateş, ishal, eklem ve karın ağrısı çekti kuzucuk.
Bir hafta sonra ancak toparladı.
O haftasonu dışarıda rüzgar yemiş, sonradan farkına varmışız.
4 gün boyunca yine yüksek ateş ve nezle/grip belirtileri ile yattı Bambino.
Vücut tam toparladı, çok iyi, diye düşünürken, yediği bir lokmacık dondurmadan boğazı şişti bu defa da.. Demek ki tam toparlanamamış, ateşi yine çok yükseldi.

3 hafta boyunca farklı nedenlerden de olsa ortak belirti olan yüksek ve inatçı ateş Bambinoyu çok yordu. Halsiz ve güçsüz düştü. Kojoyla birlikte uykusuz günler ve geceler geçirdik, biz de yorulduk. Hatta en sonunda tüm tahlilleri yaptırdık: Çi.ş, gaita, kan, alerji. Sonuç: Virütik, beklemekten başka yapacak birşey yok. 

Bu hafta itibariyle biraz kendine gelmeye başladı Bambino ama hala çok güçsüz. Bunca sıcak havada azıcık rüzgar esince burnu akmaya başlıyor :( Sabahları bir sürü vitamin ve takviye ile güne başlıyor, proteine ağırlık vermeye çalışıyoruz ama iştahı çok yok hala..

Yaz ayları için Bambino ile tüm legolarını tekrar yapma projesi başlattık, elimizden geldiğince her akşam bir legosunu tekrar yapıyoruz. Tüm parçaları renklerine ayırıp kutulara koyduk. Lego yapacağımız zaman yere kocaman bir örtü seriyoruz, üstüne tüm kutuları koyuyoruz, Bambino lego kitapçığından hangi parçayı istediğini gösteriyor, birlikte arayıp buluyoruz (ki bu kısım çok uzun zaman alabiliyor, hatta bazen sinir ediyor bizi) ve Bambino parçaları birleştirip legosunu tamamlıyor. Yeni bir oyuncak almış gibi seviniyor her seferinde, çok özlemiş eski legolarını :) Onları özenle dolabının üzerinde sergiliyor ve olabildiğince kardeşinden koruyor :)

Uzun süren hastalıktan yeni yeni iyileşen bir kuş yavrusunu nasıl korumak gerekiyorsa, biz de Bambinoyu o derece korumaya çalışıyoruz bu aralar. Eski gücüne ve neşesine kavuşsun diye anne-baba kuş olarak çırpınıp duruyoruz. Allah tüm yavruları korusun. Bunca üstüne titrediğimiz evlatlarımızın hep iyiliklerini yaşatsın. Hayat tamamen belirsiz ve kaotik. Tüm anne babalara güç, cesaret ve sabır diliyorum. 

Bambino bana çok düştü bu süreçte. İyi tarafı, afedersiniz ter koumu bile muhteşem bulan biri var şu anda karşımda. Benimle aşk yaşıyor :) Akşamları birlikte lego yaptıktan sonra yatma hazırlıkları ve yatağa geçişte yine birlikteyiz. Defalarca sarılıp koklaşıyoruz.
"Anne, ne tatlı bir kokun var"
"Anne çok güzelsin"
"Anne, yumuşacıksın"
Benden mutlusu yok :)

Kötü tarafı, en ufak bir olumsuz söz söylemem, mimik yapmam bile onu çok üzüyor hatta ağlamasına neden oluyor. Öyle kırılgan ki.. 
Bayramdan sonra gitmek zorunda olduğum iş seyahatimin haberini verdim dün, hemen dudakları büzüldü, sesi titremeye başladı. 
"Sen olmadan burada durmak istemiyorum ama buna mecburum" 
diyerek olgunluk sergilemeye çalıştı ama içine aktı gözyaşları o sırada, fark ettim :( Sözü ona getirmek istediğim legolara getirince yüzü aydınlandı ve biraz toparladı.
"Kardeşim için çok zor olacak anne, seni çok özleyecek" 
deyince içim parçalandı, itiraf ediyorum :(((

Bu arada, buraya not düşmem gereken bir konu var: Bambino ilk defa yanında anne ya da babası olmadan kendine verilen bir bütçe ile kendine, bana ve kojoya hediye aldı :))) Tarih 30 Haziran 2016. M.T.A Müzesine gittiklerinde kendine hatıra madeni para (üzerinde araştırma gemisi resmi var), bana trex'li bir kitap ayracı, babasına da fosil şeklinde bir anahtarlık almış :)
"Anne, sana aldığım ayraç çok ucuzdu. Kaç liraydı biliyor musun? Sadece 1 lira!"
:))
Hediyelerimizi tek tek verdi.
Tabi kojoyla ben eridik bittik, "Büyümüş de bize hediye alırmış" dedik :)
Toplamda 10 lira olan bütçesi ile 10,5 liralık harcama yaptığını da anlattı. Biraz aşmış ama sorun olmamış :)))
Düşünceli oğlum benim..

Ben seni çok ama çok seviyorum Bambino, kelimelerle anlatmam mümkün değil...
DEVAMINI OKU

5 Haziran 2016

Bambina 16 Aylık


Bambina hızla büyümeye devam ediyor.

Bambinonun 16 aylık yazısı burada. Şimdi tekrar okuyunca fark ettim ki Bambina da benzer şeyler yapıyor, benzer bir gelişim sergiliyor. Ben ve kojodan çıkan çocuklar böyle oluyor demek ki :PP

Geçtiğimiz ay içierisinde boyu uzadı minnoşun. Kilo da fena değil, kucakta fazla tutamadığımı düşünürsek kilo da aldı diyebilirim :))

Sabahları çok mutlu uyanıyor, birlikte uyuduğumuz için onun uyanışını izlemek, gerinmesini seyretmek pek keyifli.

Anne sütü alıyor, süt ve yumurta alerjisine mısır ve buğday da eklendi. Dikkat etmeye çalışıyoruz ama bazen eline ekmek verdiğimi itiraf ediyorum. 

Değişik bir damak tadı var Bambinanın. "Bütün çocuklar bunu sever" denilen birşeyi yemeyebiliyor. Meyve seviyor. Deniz börülcesi ve yoğurt favori yiyecekleri. Patatesi yeni yeni yemeye başladı. Haşlanmış sebze seviyor. Etle pek arası yok.

Özgür kız Bambina. "Yanımda dur ama bana müdahale etme" onun mottosu :)) Biz başka odaya gidersek ilgilendiği şeyi de alıp arkamızdan geliyor, olduğumuz yerde oynamaya devam ediyor. Aldığı oyuncağı oynadıktan sonra kendi kendine yerine koyuyor, ileride de bu özelliğin devam etmesini diliyorum :)))

Abisini çok seviyor, bazen durduk yerde gidip sarılıyor abisine :) Bazen de gidip kafasını okşuyor :) 

Henüz konuşamıyor, "baba" hariç :) Kojo için bu yeterli tabi :P Bana yüksek tondan "ııııııı" diye sesleniyor :)) Ama halini anlatamadığı zaman bazen çok sinirleniyor ve elinde ne varsa ısırıyor hınçla. Konuşmaya başlayınca düzeleceğini umuyorum. Elimden geldiğince duygularını ona anlatmaya çalışıyorum, ayna oluyorum. Tabi bazen ben de anlamıyorum, o zaman çok fena oluyor, kendini yere bile atıyor!

Gezmeyi, keşfetmeyi seviyor, normal bir gelişim sergiliyor yani, çok şükür :)

Babasıyla olmayı çok seviyor, aşk yaşıyorlar :)

Günde iki kez uyuyor genelde. Gece uykusu gününe göre değişiyor ama en geç 21'de uyumuş oluyor.

Neşeli, mutlu, enerjik, özgür ruhlu, keşifçi, meraklı, cilve yapan, çok tatlı bir bebek Bambina :)
DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com