Alerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2015

Bambina 7 Aylık

Bambinonun 7 Aylık yazısı burada :)

İkincilerin şansı bu olsa gerek, birinciler gibi her yaptıkları anında not edilmiyor. Fotoğrafları profesyonel makinelerde çekilmiyor. Buraya aldığım aylık notlar olmasa çoğu şey araya kaynayıp gidecek belki de.
Bu demek değil ki ikinci çocuğumu sevmiyorum ya da yeterince ilgi ve heyecan göstermiyorum.
Bilakis, öyle çok seviyorum ve öyle çok zevk alıyorum ki Bambina ile birlikte olmaktan! Yaptığı her yeni şey beni heyecanlandırıyor, mutlu ediyor.
Yazlıkta kojodan ayrıyken iple çekiyordum kojoyu arayıp Bambinanın yaptıklarını anlatmak için (İş nedeniyle akşamları konuşuyorduk genelde).
Bambina epey hareketlendi, sağa sola jet hızıyla dönmeye başladı.
Hatta emekleme ve ayağa kalkma alıştırmaları yapıyor bol bol.
Denize doydu, tam bir su kuşu oldu :)
Denize giderken keyifle söylediğimiz bir şarkı vardı: "Deniz, kum güneeeş; dalga, su balık"
Şarkıyı duyduğu an gülüyordu bizimki, denize girince de heyecanlanıyordu :)
Yazlıkta her an dışarıda ve bahçede olmanın keyfini sürdü Bambina.
Komşular, gelen giden, çocuklar derken hep kalabalığın içindeydi.
Farklı yüzler gördü, neşeli ortamlarda bulundu. Çok sevildi, çokça kucağa alındı.
Bambina bunun etkisiyle sanırım acaip konuşmaya başladı, seslerimizi taklit etmeye uğraştı epeyce.
Şimdi evimize dödük ve Bambina eskisi gibi konuşmuyor :(
Nasıl da fark ediyor hemen :(

Bambinaya ek gıda olarak biz ne yiyorsak biraz biraz tattırdık. En çok meyve verdik. Tabi ki kefir ve yoğurt da ama meyve daha tatlı gelince kefirle yoğurdu istemez oldu.
"Aman ne güzel abisi gibi alerjik değil" diye sevinirken bir gün tepeden tırnağa kızamık gibi dökünü döktü Bambina.
Birkaç gün hiç bir şey vermedim ve gözledim. Denize girip çıktıktan sonra artıyordu.
Olacak gibi değil, kaptım çocuğu acile götürdüm.
"Her şey olabilir, besin, deniz, güneş... Bulmak çok zor" dedi doktor.
Peki deyip soluğu abisinin doktorunda aldım.
Hemen kan alındı, teste gönderildi.
Sonuç bugün geldi: Malesef süte ve yumurtaya alerjisi var minnoşun :(
Allah beterinden korusun diyerek devam edicez mecburen.
Ama moralim bozulmadı değil hani.
Benim bağırsak floram tam iyileşmediği için kızımın da bağışıklığı yeterli gelmemiş işte..
Olan oldu, çaresine bakacağız artık.

Müzik dinlemeyi ve müzik yapmayı pek seviyor Bambina.
Abisi gitar ve org çalarken pür dikkat izliyor.
Çevreyle etkileşimi çok arttı, çok keyifli Bambina ile vakit geçirmesi.

Bakıcımız ile yollarımızı ayırdık, beklenmedik bir şekilde.
Bakalım Bambinaya ben işe başlayınca kim bakacak; yeni ameliyat olan anneannesi mi yoksa yeni bir bakıcı teyze mi?
Gun ola harman ola.
Bakalım Bambinanın nasibinde kiminle olmak var?

DEVAMINI OKU

23 Mayıs 2014

Alerji - Reloaded


Bu blogu iyi ki tutuyorum dediğim anlardan birini daha yaşıyorum sayın okuyucular!

Geçen sene Bambinonun şu halini bloga koyup başımıza gelenleri yazmışım. Yukarıdaki foto geçen seneden.

Bu sene, yine aynı tarihlerde, hatta belki biraz daha önce (4 Mayıs günü başlamıştı), yine aynı belirtiler kendini gösterdi.
Müthiş bir göz kaşıntısı, kaşıdıkça gözünün kanlanması, sonra göz altının şişmesi ve renk değiştirmesi. 1 dakikalık bir kaşıma sonucu kıpkırmızı olan gözler. Hafif şeffaf bir sulanma. Çapak yok. Burnun içi şiş. Dıştan normal görünüyor ama devamlı tıkalı, nefes alamıyor ve ağzı açık dolaşıyor. Burun akıyor, genelde şeffaf renkli, hapşıruk krizleri geliyor, arka arkaya abartısız 20 kere hapşırdığı oluyor, o zaman sarı bir sıvı geliyor burnundan.

Ellerinin temizliğine dikkat ediyoruz, dışarı çıkınca gözlük taktırıyoruz. Bol bol soğuk su ile gözlerini yıkıyoruz. Sıcak hiç iyi gelmiyor, bir de uykudan uyanınca çok oluyor. Sabaha dinlenmiş olur diyoruz ama kalktığında çok fazla kaşınıyor gözleri.

Geçen sene yanlış tedavi uygulanmıştı ve alerjiden çok böcek sokması diye düşünülmüştü.
Bu yıl alerji olması daha olası görünüyor.

Doktora gidiyoruz, o da bizi teyit ediyor.
15 Haziran'a kadar polen geçişlerinin yoğun olduğunu ve muhtemelen polen alerjisi olduğunu söyleyerek bir göz damlası bir de burun spreyi veriyor bize.
Onları kullanınca biraz rahatlıyor Bambino.

Aradan 1 hafta geçiyor, 22 Mayıs günü tekrar çok şiddetli bir atak geçiriyor. Fatma Teyzesi ılık duş aldırıp ilaçlarını uyguluyor. Akşamına acilde buluyoruz kendimizi. Kortizonlu ilaç ve antihistaminik veriliyor. Hastanede gözetim altında kalıp sonra eve dönüyoruz.

Hatırlıyorum, Bambino 2012 yılının Mayıs ayında benzer birşey yaşamıştı, bu kadar şiddetli olmasa da. Buradan okuyun, buyrun. Orada da doktor böcek sokması olabilir diyerek göndermişti bizi. Şimdi anlıyorum, parçalar ancak oturdu yerine!

3 senedir aynı tarihlerde benzer şeyler yaşanıyorsa bu böcek sokması olamaz..
Alerjinin bir başka boyutu yaşadığımız.

Alerjileri kökten tedavi etmenin yolu bağırsak florasını iyileştirmek ve bağışıklığı güçlendirmekten geçiyor. Bu da uzun ve meşakkatli bir yol. Bu yolda şimdilik yılmadan yürüyoruz ama psikolojik olarak yıpratıcı ve kaygı verici bir süreç. Bir yandan çevreye neyi neden yaptığımızı izah etmek ve şüpheci ya da "Hastalık hastası olmuşsunuz" gibi bir tavırla yaklaşanlara karşı sağlam durmak; diğer yandan da "Ya işe yaramazsa ne olacak?" diye içten gelen şeytan dürtmelerine kulak tıkayabilmek gerçekten kolay değil.

Anlaşılan bu da Bambino ve benim sınavım. Zira benzer şeyleri ben de yıllarca yaşadım ve sorunun kaynağını yeni yeni keşfediyorum. Bambino ile birlikte ben de benzer bir tedavi uyguluyorum. Farkımız, benim polen alerjilerimin olmayışı.

Bu yazıyı yazmamın temel sebebi, geçen sene yaşadıklarımızı tam olarak hatırlamayışım ve "Bloga yazmışsam oradan bulayım" diyerek buraya gelişim. İyi ki yazmışım, iyi ki fotolamışım. Bunu görünce şu anda yaşadıklarımızı da not alayım istedim, sıcağı sıcağına.
Yoksa, çoğumuz gibi elim kalkmıyor yazı yazmaya, birşeyler söylemeye. "Ferim kalmadı" derler ya, aynı toplumsal duyguyu paylaşıyorum. Bugünlerde yazan blogger arkadaşlarıma aynen katılıyorum.
DEVAMINI OKU

4 Mart 2014

Bambino 41 Aylık

41 Kere Maşallah diyoruz hep birlikte :))

Küçük adamımız bir ay daha büyüdü.
Artık iyiyden iyiye sohbet ediyor, derdini anlatıyor.
Ama hala çekingen, utangaç, hassas.

Söylemiş miydim bilmiyorum, Bambinonun süt ve süt ürünleri alerjisi geri döndü :(
Hele peynir yiyince sivilce çıkıyor resmen yüzünde.
Köklü bir çözüm arayışındayım.
GAPS diyeti gibi bir diyet yapmak geçiyor aklımdan, hem onun hem kendim için.
Öğrendim ki egzama, gıda intoleransı, astım, hiperaktivite, disleksi ile başlayıp otizme kadar varan skalada yer alan rahatsızlıkların temelinde sindirim sisteminin işlevini tam yapamaması var.
"Leaky gut" denilen bağırsakların iyi çalışmaması nedeniyle yiyeceklerin istenmeden kana karışması sonucu vücudun yiyeceklere savaş açması alerjik reaksiyona neden oluyor.
Ve bağırsak florasını iyileştirmeden bu sorunlar bitmiyor, hatta zamanla daha da ilerliyor.
Egzama gıda alerjisine dönüşüyor. Sonra astım. Sonra öğrenme güçlüğü. Bu arada obsesif-takıntılı davranışlar. Bunların görülme sırası bu şekilde olabilir ya da olmayabilir. Ama temelde sorun aynı.
Çözümü ise bağırsak florasının iyileştirilmesi.
Bu detaylar başka bir yazının konusu.

Bambinonun en sevdiği renkler koyu mavi, koyu yeşil ve koyu kırmızı.
Öyle ki, beyaz arabamızı satıp koyu mavi bir araba almamızı bile istiyor :)

Çok insan canlısı, karşısındaki ile frekansı tutarsa sabaha kadar sohbet edebilir.
Dışarıda yemek yediğimizde yemeği beğenirse gidip garsonlara "Ellerinize sağlık, yemeği çok beğendim" diyor :)

Büyüyünce hem astronot hem de otobüs şoförü olmak istiyor. Kojoyla beni uzaya götürüp gezdirecekmiş. Otobüsüyle gezdirirken bilet almamızı istedi bir de, torpil yok :P

"İşe gitmediğiniz bir gün birlikte şuraya gidelim" diyerek öneriler getiriyor artık.

"İkinizi de çok seviyorum" diyerek sarılıyor bacaklarımıza.

"Hani Londra'ya gitmiştik ya, ne güzeldi, değil mi?" diyerek anıları yad ediyor :)

"Herşeyi bilemezsin, değil mi anne?" diyerek bilmemenin normal olduğunu anlatıyor.

"Ben küçük değiliYİm, ben büyük de değiliYİm, ben orta boyum" diyerek eliyle orta boy hizasını gösteriyor.

"Ben okula gitmeyeceğim" diyerek aykırı duruşunu korumaya devam ediyor :)

İzlediği videoyu beğenirse kojoyla beni elimizden çekiştirerek salına getiriyor, bizim de izlememizi istiyor hemen.

"Bugün bana ne hediye getirdin?" diyerek her gün şansını deniyor :)

"Saçımı yıkayacak mısın, yıkama!" diyerek banyo öncesi pazarlık yapıyor her defasında :)

"Ama ikiniz birden uyursanız ben yalnız kalırım, birinizin benim yanımda durması gerek" diyerek uykuya direnip oyuna devam etmek istiyor. Gece uykuları bir ara 11:30 civarıydı, şimdi 10-10:30'a geriledi. Daha da öne pek çekemiyoruz çünkü gündüz 1,5-2 saatlik öğle uykusu uyuyor hala. Haftasonu 45 dk olan öğle uykularında ise gece uykusuna 9:30 gibi geçiyor.

"Şöyle bir hareket vardı" diyerek şekilden şekle giriyor, akşamları spor yaparken :)

"Kimse yemez mi yemeğimi?" diye endişeleniyor, yemek sırasında tabağını bırakıp tuvalete gitmek zorunda kalınca.

Bambino: Bahar gelince bahçeye sebze tohumları ekelim, fide dikelim.... Hepsini ben dikeceğim.
Ben: Tamam. Diktiklerin büyüyünce bizimle paylaşır mısın?
Bambino: İnşallah paylaşırım, bilmiyorum!
Ben: !!

Arkadaşına söyleyemediği için içinde kalan duygularını aktarıp rahatlaması için yaptığımız role-play sırasındaki diyalog:

Bambino: Ben Bambino olayım, sen E. ol.
Ben: Tamam.
Bambino: E. neden paylaşmıyorsun, kızıyorum sana.
Ben: Seni kızdırdığımı bilmiyordum. Bir daha yapmam, paylaşırım.
Bambino: Tamam E.... Bir dakikalığına anne olur musun?
Ben: Tamam oğlum.
Bambino: Seni çok seviyorum!
Ben: (Nirvana anı bu an olmalı!) 
:)
DEVAMINI OKU

1 Ağustos 2012

Alerjik Durumlar - Dermografizm / Dermatografizm

 
Geçen hafta Çarşamba akşamı kojo Bambinoyu parktan getirince sağ diz kapağında sivrisinek ısırığına benzer şekilde onlarca minik kabartı fark ettik. Üzerinde durmadık, "Sinek ısırığıdır, geçer" dedik.

Perşembe günü bakıcı teyzesi Bambinoyu her zamanki gibi yemeğini yedirip parka götürmüş. Balık yemiş bizimki, hava da sıcakmış dışarıda. Bambinonun vücudunun çeşitli yerlerinde kabartılar oluşmuş, bir süre sonra geçmiş ama sonra başka yerlerinde tekrar çıkmış. "Ya balıktan ya da sıcaktan" demiş teyzesi. Anneannesi bakmış ki Bambinodaki kızarıklıklar giderek artıyor, aldığı gibi soğuğa yakın ılık suya sokmuş bizimkini. Rahatlamış minnoş :) Ben eve gittiğimde kızarıklıklar devam ediyordu. "Balık olabilir ya da sıcaktandır belki, gece çok terliyor" dedim, geçtim. Biraz rahat mıyım neyim?

Cuma sabahı bakıcı teyzesine "Bugün Bambinoya değişik, alerji yapabilecek şeyler vermeyelim bakalım; domates gibi, balık gibi. Az çeşit yesin, parka da ya çıkmayın ya da çok kalmadan eve dönün, bakalım devam edecek mi kızarıklıklar" dedim, işe geldim. Geldim ama bir yandan da "Ne olur ne olmaz ben bir sevk alayım şu alerji doktoruna" dedim ve sevk aldım. Öğlene doğru teyzemiz alerji yapabilecek hiç bir şey yedirmediğ ive sıcağa çıkarmadığı halde Bambinonun kızarıklıklarının geçmediğini, bir yerde geçince başka bir yerde tekrarladığını anlatınca doktoru aramaya karar verdim. Doktor Ömer Bey, Bambinonu hemen görmek istedi. Sevk kağıdımı aldım ve eve gittim hemen.

Ömer Bey Bambinoyu inceledi, bizi dinledi ve teşhisi koymadan önce şunları söyledi:
    - İyi ki bana getirmişsiniz. Başka bir yere götürseniz nedeni bulmak için gereksiz bir sürü test isterlerdi emin olun. Yediği bir şey ya da sıcaktan olmadığı kesin. O nedenle bilmeyen biri için nedeni bulmak için birçok test istenebilecek bir durum.

Aynı şeyi ben de düşünüyordum. "Bakalım Ömer Bey ne yapacak, neler isteyecek" diye düşünmüştüm çokça. Ben de gıdadan ya da sıcaktan olmadığına inanıyordum zira.

Bunu dedikten sonra teşhisi koydu Ömer Bey: Dermatografizm. Diğer bir deyişle "Deriye Yazı Yazma"

"Deriye herhangi bir cisim baskı yaptığında, baskı yapılan yer anında kabarır, tepki verir. Bir süre sonra bu kabartı kendiliğinden geçer. Bu bir deri özelliğidir, hastalık değildir. Benim kızımda da var ve 16 yıldır geçmedi. Endişelenecek bir durum yok. Zaten kaşıntı da olmadığı için ilaç kullanmaya gerek yok. Rahatsızlık hissettiğinde banyo yaptırın, bu Bambinoyu rahatlatır. Bu deri özelliği ileri de geçebilir de, geçmeyebilir de."

Bana bilgisayarından bununla ilgili resimler gösterdi Ömer Bey. Bunun gibi:
              
             

"Vay be" dedim. Yıllardır yaşadığım şuna benzer sahneler gözümün önüne geldi:

* Okul yıllarında sıranın üzerine 3-5 dakika bile yatınca gömlek düğmelerimin ve kolumun izinin yüzümde aynen çıkması.
* Ne kadar hafif gözlük takarsam takayım gözlüğü çıkardığımda burnmun üzerinde oluşan izler.
* Biraz sıkan bir çamaşır giydiğimde çamaşır izlerinin olduğu yerlerin kabarması ve deli gibi kaşınması.
* Bacak bacak üstüne attıktan bir süre sonra iki bacağın değdiği yerlerin kıpkırmızı olması.
* Sabah kalktığımda kayışlı saatimin kolumda iz yapması ve kaşınması (Çareyi şu saatlerden almakta buldum!)
YOK BÖYLE BİR SAAT! Rengarenk T-Box Slap-On- Watch'lar 34,99 TL yerine % 57 indirimler SADECE 14,99 TL ( 1 ay geçerlidir )
Demek ki bende de vardı bu özellik ve Bambinoya da geçmişti. Neyseki onunki henüz kaşınmıyordu.

Derin bir "Oh, çok şükür, bu kadar olsun" dedikten sonra Ömer Bey "Gelmişken kan tahlili isteyeyim ve alerji durumlarına bir bakalım" dedi. 

Cumartesi günü sabah erkenden kan vermeye gittik. Her zamanki gibi damarını bulamadılar kuzunun :( Buldular, bu sefer kan çekemediler içinden. Diğer koluna geçtiler. Kuzunun sağ kolunu mosmor hale getirip sonra da buzlu eldiven sardılar daha fazla morarmasın diye. O esnada Bambinoyu hem sıkıca tutup hem de telkin etmeye çabalayan bendenizin ömründen ömür gitti, terler boşandı sırtımdan. Neyseki bitti ama Bambino bütün sabahı "Biras.. Acıdı" diyerek geçirdi :(( Parkta acımasız hayat yüzünün gösterdi sonra ve tüm çocuklar "Ne oldu sana?" diye sordular bizimkine. Yorum yapmadan da geçmediler tüm hayalgüçlerini kullanıp..

Daha önce yumurtaya duyarlılığı negatife indiği için yumurta yemeye başlayabilir demişti doktorumuz. Ara sıra ucundan kıyısından yumurta vermeye başlamıştık ama bir süre sonra vücudunda tekrar döküntüler başlayınca yumurtayı yeniden tamamen kesmiştik. Buradan ve buradan ilgili yazılara bakabilirsiniz. O nedenle alerji durumunda hiçbir değişiklik beklemiyordum. Beklentim yoktu yani. Pazartesi günü akşama kadar açıklanmadı test sonuçları. Açıklandığında Ömer Bey'e mail gitmiş ve akşam beni aramış kendisi ama ben görmemişim telefonu. Ertesi sabah merakla telefon ettim. "Bambinonun süte alerjisi negatife düşmüş, hemen getirin tolerans testi yapalım" dedi. "Haftasonu getirsek" dediysem de aynı gün görmesinin daha iyi olacağını söyledi. Ben de apar topar Bambinoyu alıp Ömer Bey'e gittim dün.

Yaklaşık 4 saatimiz orada geçti. Bambino aç gitti. Üstelik öğle uykusunu da uyumamıştı. Marketten günlük süt aldım, götürdüm. Ömer Bey önce Bambinonun cildini inceledi. "Çok şanslısınız, dersinideki kabartılar neredeyse geçmiş, hiç beklemiyordum" dedi. Bu oğlan devamlı şaşırtıyor bizi :))

Bambinoyu çıplak olarak 4 saat gözlemledik hep birlikte. Önce bir damla süt verdik. 15 dk sonra baktık ki bi r sorun yok, 2 damla verdik. 15 dk sonra 1 çay kaşığı, 15 dk sonra 2 çay kaşığı... Böyle böyle 3 saat boyunca Bambinoya süt verip vücudun tepkisini gözlemledik. İlk başlarda metal kaşığa tepki verdiğini fark ettik ve bizdeki plastik mama kaşığı ile devam ettik. İlk saat iyi geçti ama sonra Bambino acıkmaya ve uykusuzluk nedeniyle beni gördüğü yerde m.eme istemeye başladı. 3. saat artık verdiğimiz sütü reddetmeye ve eve gitmek istemeye başladı. Süt içer içmez oyun alanında oynamaya devam ettiği için yine de iyi dayandı diye düşünüyorum. Sonlara doğru 40 takla atsak da süt içmediğini fark eden Ömer Bey "Tamam, istemiyorsa zorlamayalım artık" diyerek hepimizi kurtardı. Bambino süte hiç tepki vermedi ummadığımız bir şekilde. Ömer Bey evde de peynir değil ama süt ve yoğurdu Bambino istediği zaman istediği kadar vermemizi istedi ve akşam ve ertesi gün kendisini aramamızı istedi. "Merak etmeyin evde vereceği tepki buradakinden daha fazla olmaz, rahatça verin ama abartmayın da. Çocuk istediği zaman, istediği kadar yemeli" diyerek sınırları koydu.

Eve bir yorgunlukla attık kendimizi. Anneannenin evde olmasını fırsat bilip biraz ev temizliği yaptım o yorgunluğun üstüne. Bir de Bambinonun 5 dk da bir m.eme istemesi ile sakin kalmaya çalıştım. Kojo gelir gelmez güzel haberi paylaştım, çooook sevindi. Ancak benim halimi görünce Bambinoyu alıp parka götürdü sağolsun :)) Yanlarına bir küçük kase yoğurt verdim. Kojo tedirgin oldu, "Yapamam ben, ya birşey olursa?" dedi ama yine de aldı yoğurdu. Onlar gidince ben de ayaklarımı uzatıp dinlendim, biraz müzik dinleyip günlerdir elime alamadığım kitabımı sevinçle okudum demeyi çok isterdim :P Ama hemen mutfağa girdim, yemek yaptım, ortalığı toparladım, çamaşır astım ve arada bir sürü ıvır zıvır iş yaptım...

Akşam eve geldiklerinde Bambino ve babası gayet mutlu ve keyifliydiler. Bambino yoğurdun tamamını yemişti ve herhangi bir kızarıklık yoktu, çok şükür! Allahım bugünleri de gördük ya, çok şükür!

Ben hala temkinliyim, yumurtada bir süre yedikten sonra tepki vermeye başlamıştı vücudu; bunda da öyle olabilir. Ama yine de iyiye gidiyor olması çok ama çok sevindirici :)

Ömer Bey'le bugün tekrar konuşacağız, takip etmeye devam edeceğiz. 

İşte alerjide geldiğimiz nokta budur dostlar.. Her iste bir hayır varmış, dermografizm ile başlayan macera süt alerjisinin bitmesine doğru götürdü bizi :) Buraya da ayrıntılı yazıyorum ki hem unutmayayım hem de alerjili bebeklere bir nebze umut olalım...

Resimler buradan ve buradan ve buradan ve buradan.
DEVAMINI OKU

27 Ocak 2012

Alerjisi olan Bebeklere Özel

Bu blogu okuyanlar bilir, Bambino'da atopik dermatit ile başlayan alerji durumu sonrasında süt ve süt ürünleri, yumurta ve kabuklu yemiş alerjisi ile devam etti; bu ve bu yazıda detayları bulabilirsiniz.

Doktorumuz Ömer Kalaycı'ya güvenim tam. Onun dediklerini aynen yapıyoruz. Bir yaşından sonra yapılan kan testlerinden ve muayeneden sonra, Bambinonun yumurtalı yiyecekleri tolere edebileceğini ve yavaş yavaş yumurtalı birşeylere başlayabileceiğimizi söyledi Ömer Bey. Yazının detayı burada. Çok sık olmasa da ara sıra yumurtalı krep yapıp veriyoruz ya da dışarıda lavaş pide (üzeri yumurtalı) getirdiklerinde ondan tattırıyoruz Bambino'ya. Ancak direkt haşlanmış ya da yağda yumurta vermiyoruz. Diğer alerjen maddeler içeren gıdaları ise hala yemiyor. Yani süt, peynir, yoğurt, kefir, süt tozu, peynir altı suyu içeren pek çok yiyeceği...

Ömer Bey son görüşmemizde alerjen bebek ve çocuklar için özel gıdaların satışına başlayacak bir hastasından söz etmişti. Oğlu alerjen olan ve kendisi de KBB uzmanı olan Tulga Şener, oğlunun yemek istediği ancak yiyemediği birçok yiyeceği Türkiye'de bulamadığı için yurtdışından getirterek başladığı serüvene bir internet satış sitesi kurarak devam etmiş.



Çocuğunuz süte, buğdaya, yumurtaya alerji diye arada bir bile olsa çikolata, kek, şekerleme yemek istediğinde bu sitedeki ürünleri güvenle ona verebilirsiniz. Sitedeki her ürünün içinde ne olup ne olmadığı, kimlerin güvenle kullanabileceği gibi bilgileri kolayca bulmak mümkün. Gıda dışında ekolojik temizlik ve bebek bakım ürünleri de sitede yer almakta. Özellikle earth mama angel baby ürünleri ve anti toz akarı spreyi benim ilgimi çekti.

Bu siteyle bağlantılı olarak gıda alerjisi hakkında bilinçlendirmek ve farkındalığı artırmak amacıyla http://www.gidaalerjisi.com/ internet sitesi de hizmete açılmış. Değişik alerji türleri hakkında bilgi almak, alerjen bebekleri olanların hikayelerini öğrenmek ve alınabilecek önlemlerle ilgili bilgi almak için buraya bakabilirsiniz. Her iki sitenin de danışmanlığını Ömer Bey yapıyor. Bu nedenle içeriklerinin güvenilir olduğunu düşünüyorum.

İki site de henüz yeni ancak kısa sürede içerik konusunda zenginleşecektir.

Alerjen bebek ve çocuklar konusunda böyle bir açığı kapatacak olmaları oldukça sevindirici.
DEVAMINI OKU

4 Aralık 2011

Bambino 14 Aylik

Bambinonun yeni ay donumunu yazip kacacagim sevgili okur. Zira uzun uzun yazacak enerjim yok.
Bambino artik daha guvenli yuruyor, evin icinde pitir pitir dolanan bir bastibacak oldu kendisi :)
babasiyla ben mutfakta otururken bir salona bir odasina dogru yuruyup sonra yanimiza gelip mutlu mutlu siritisi yok mu, bitiriyor bizi :)
yaninda guvendigi kisiler varsa ve ortami biliyorsa kendi basina takiliyor, bizi takmiyor.
Son ayda bircok kelime soylemeye basladi. Hayvanlari taklit ediyor. Karga diyince gak diyor, ordek diyince vak :) kusa cik, kediye miyav diyor. Bizi taklit ederek kelimeleri soylemeye calisiyor ki tadindan yenmeyen manzaralar cikiyor ortaya. Kuyruk diyoruz, guuuuguu diyor mesela :) hirpalayasim geliyor sarilmaktan :)
boyundan buyuk esyalari tasimayi seviyor kucuk herkul :) kulpu olan her turlu cantayi kaldirmaya calisiyor, kaldirabilirse evde tur atiyor.
Yandaki insaatta amcalar ne yapiyor diyoruz; taaa taaa (tak tak) diyor.
Getir gotur islerini super yapmaya basladi. Rengini, adini, ayrintisini verdigim esyayi bulup getiriyor odasindan masallah. Algi kapasitesi inanilmaz!
Tabi boyle olunca ortamda herseyi anliyor, bizi surekli dinlemede.
Bakicisini henuz kabullenmedi, aralarinda guven bagi tam olusmadi sanirim. Son hafta uyku saatlerinde bile yanlarinda olmadim ki artik bakicisi uyutsun diye ama bambino uyumayi reddetmis hemen her gun. Uyumayinca da huzursuzlasmis, durup durup aglama krizine girmis, evin her odasinda beni aramis, terligimi alip salona getirmis kac kere :(( bakici da ne yapacagini sasirmis, kucagindan indirmemis hic, bizimki ten temasini seviyor diye. Disari cikarmis, baska seyler yapmis ama bizimki 5 gunun sadece ikisinde bakicida uyudu, o da yarim saat kadar. Normalde gun icinde iki uyku uyur toplam 2-2,5 saat kadar. Gunduz uyumayinca gece uykulari da parcali oldu. Sonucta hepimiz cok yorulduk. Bilmiyorum, belki bakiciyi bambino daha kucukken tutmali ve alismasini saglamaliydik. Iki hafta sonra ise baslayacagim ve nasil olacak bilmiyorum.
Allahtan uyku sorunu kadar yeme sorunumuz yok. Istahi iyi cok sukur. Gecen haftalarda doktor kontrolunde yaptigimiz yumurta testinin ardindan icine yumurta katilan yiyecekleti cok sik olmasa sa yiyebilir onayi aldi bambino. Direkt yumurta hala yasak ama mesela koftenin icine yumurta konursa bunu tolere edebiliyor. Sut urunleri ve kabuklu yemis alerjisi aynen devam. Buna da sukur :)
bambino uzun suredir cis ve kaka yaparken cissss diyerek haber veriyor. Farkindaligi super bu konuda. Ama ben hicbir sey yapmiyorum bu konuda. Yapmali miyim?
Son hafta gun icinde bambinonun yaninda cok olamayinca geceleri hep beni yokladi yaninda miyim diye. Haftasonu ise hep kucagimda uyudu uykularini. Anneci bu cocuk :) Ben de anlayisla karsiliyorum bu durumu ama tuvalete giderken bile benimle, 5 dk lik dus molalarimda kapinin onunde aglar halde. Normal mi bilemiyorum. Sabir sabir sabir diyorum.
Kitap okumayi cok sevmeye basladi son ayda. Gunde birkac kere istedigi kitabi getirip kucagimiza oturup okutturuyor bize. Daha dogrusu resimlere bakip bambinonun isaret ettigi seyleri adlandiriyoruz :) cok hosuna gidiyor. Her kitapta favori sayfalari var, onlarda cok duruyoruz, sevmedigi sayfalari ceviriyor hemen :)
yumusak seylere kafayi dayayip iimmmmmm diye ses cikariyor tatli tatli :) ck sevecen bir cocuk, ozellikle hayvanlara bayiliyor.
Muzik caldiginda isaret parmagini havaya kaldirip cool bir sekilde tempo tutuyor :) yeni yeni dizini kirmaya da basladi :)
yine bayagi yazmisim sevgili okur. Simdi dusundum de bundan sonraki aylar bu kadar detayli yazamicam belki, artik tam zamanli olmicam bambinomun yaninda. Evet cok buyudu bambino, isteklerini net ifade edebiliyor, mobil hale de geldi. Ama o hala kucuk bir bebek. Onu birakip ise donmek sandigimdan daha zor olacak be okur. Hele de bakicisiyla boyleyken. Zor dostum zor!
DEVAMINI OKU

24 Mayıs 2011

Alerjide Son Nokta

Doktorlarimizin dedigi gibi Mayis ayi sonu geldiginde ogle yemegi olarak sebze corbasina baslayacakti Bambino. Daha once tek tek verip reaksiyon almadigimiz patates ve havuc ile bugday, irmik ve arada bir kirmizi mercimekten olusacakti bu corba.

Dun ilk kez patates, havuc ve ince cekilmis bulgurdan olusan corbaya azicik zeytinyagi katarak yedirdik Bambinoya. Sonuc: Iki yemek kasigi kadar istahla yedi bizimki. Sonrasinda agzinin kenarinda hafif kizariklik olustu ama peceteyle agzini silerken oldu deyip gectik. Zaten zamanla kayboldular.

Bugun yine ayni corbayi verdik oglana. Ancak bu seferki durum farkli oldu: Yuzu aninda kabardi, kipkirmizi oldu ve akabinde sinek isirigi gibi puturlukler olustu. Hemen doktoru aradim: "Igneyi yapmayin, ancak hemen antihistaminik verin" dedi. "Tamam" deyip kapattim telefonu. O anda elimizde hic antihistaminik olmadigi aklima geldi. "Doktor verdi de biz mi almadik, yoksa aldik da ben mi hatirlamiyorum?" diyerek kojoyu aradim. Kojo igne disinda ilac yok elimizde diye teyit edince tekrar doktoru aradim. Birkac dakika icinde bunlar olurken Bambinonun huzursuzlugu artmaya basladi. Doktoru aradim; "Hemen gidip Atarax alin ve bir olcek verin, derhal!" dedi!!

"Tamam" dedim kapadim telefonu. Kapattim da, nasil yapacaktim bu isi? Yari dag basi bir yerdeyiz. Eczane cok yakinlarda yok, en yakindaki yuruyerek yarim saat uzaklikta. Uc secenek gecti hemen aklimdan:

1- Yuruyerek gidip gelmek. En az bir saat gerektirir.
2- Taksi cagirmak. Numarayi bul, taksiyi bekle, git, gel, en az yarim saat.
3- "Ya Allah Bismillah" diyerek yillardir duz vitesli araba kullanmadigini unutup "Hersey oglum icin heeayt" nidalariyla Kapinin onundeki duz vites duldulu alip gitmek. Eger stop ettirmeden gidip gelirsen 15-20 dakika.

Durumun aciliyetini ve Bambinonun "Anne birseyler yap" bakisini gorunce 3. secenegi tercih ettim! Hemen arabanin yedek anahtarini bulduk annemle ve ben kendimi sofor koltuguna attim. Park yerinden cikarken arabayi stop ettirdim ama yilmadim. Insan dara dusunce neler yapiyormus a dostlar. Halbuki daha dun babam "Alin benim arabayi cikin" dediginde " Yok babacim, ben senin arabayi suremem" demistim.

Neyse, gidip gelmem 15 dakikadan az surdu. Hemen surubu oglana kavga-dovus icirdik. Tabi agladi bizimki ama mecburduk zor kullanmaya. Sonrasinda biraz sakinlesti Bambino ve kizarikliklar yok oldu kisa zamanda.

Simdi yanimda uykuya daldi. Ben de yasadiklarimizi dusunup "Buna da sukur" diyorum. Ama dusunmeden de edemiyorum: Kan testinde bugdaya hassasiyeti negatif cikmisti. Peki neye reaksiyon gosterdi bu oglan simdi? Veee, en basit sebze corbasini da veremeyeceksek bu oglan ne yiyecek, ne icecek? Sadece anne sutuyle nereye kadar gidecek? Ben ise baslayinca ne olacak? Ya bu alerjileri gecmezse naapicaz? Kime guvenip emanet edicez oglani???

Sorular.. Sorular.. Sorular.. Cevabi kim bilir ki??
DEVAMINI OKU

14 Mayıs 2011

Alerji- Devam


Yazinin ilk bolumu burada.

Kan tahlilini pazartesi aksami internetten ogrendik. Beklenmedik birsey degil ancak raporu bilgisayarda gorunce moralimiz bozuldu kojoyla tabi. Ertesi sabah Omer Bey'e gittik hemen. Ve iste sonuclar:

Bambino orta siddette sut ve sut urunlerine, dusuk duzeyde findik/fistik/kuruyemise ve duyarlilik duzeyinde (yemeden tam birsey soylenemezmis ama riskli grupta) yumurtaya alerji. Bu ucu disinda bakilan bugday icin ise herhangi bir sorun cikmadi.



Omer Bey, bu tabloya gore sut ve findik alerjisinin yasla birlikte giderek artmasinin beklendigini, findik alerjisinin Tr'de en cok gorulen tur oldugunu, bircok hastanin sut alerjisinin 1 yas, findik alerjisinin 13 yasindan sonra duzeldigini, duzelmeyen hastalar icin ise devamli igne tasimak suretiyle riskin azaltildigini soyledi. Yalniz bu alerji isinin kesinlikle sakasi yok a dostlar. Alimallah aninda olumle sonuclanabilir. O nedenle bize de bir alerji ignesi yazdi. Bu igne Bambino ile birlikte tasinacak, Bambinonun gittigi her yere gidecek. Bunun disinda tum tanidik, akraba vs. ye haber verilecek. Oglana asla sut ve sut urunleri ile kabuklu yemis ve yumurta verilmeyecek. Bir yasindan sonra tekrar kan testi yapilacak ve durum tekrar degerlendirilecek.

Bambinonun sut ve yumurtadan alacagi besinleri anne sutunden almasi mumkun. O nedenle anne sutune tam gaz devam edilecek. Sutten kesildiginde hala alerjisi devam ederse kalsiyum tabletlerle takviye edilecek beslenmesi.

Peki tamam anne sutu aliyor cok sukur de, ek gidalar ne olacak? Bu oglan kahvalti hic etmeyecek mi? Ne yiyecek, ne icecek?

Iste bu sorular icin de ertesi gun Muserref Hanima gittik tekrar. Ilk defa bir doktor benimle oturup tum kan tahlil sonuclarinin uzerinden gitti. Normal sinirlar icinde olmayan degerlerin ne anlama geldigini tek tek anlatti, hic sabirsizlanmadan beni ve sorularimi dinledi, teker teker sakin sakin yanit verdi hepsine. Kesinlikle dogru yerdeyim dedim bir kez daha.

Efendim, Bambino sut ve yumurtadan alacagi tum yararli seyleri ozel bir mamadan alacakmis bundan sonra. Bu pahali mama aslinda mama degilmis, yani bebegi tok tutsun diye verilmiyormus, icinde her turlu vitamin, mineral varmis. 'Mama degil aslinda, oyle dusunmeyin' diye iyice tembih etti Muserref Hanim. Anne sutunun yetmedigi zamanlarda, sabah kahvatisi ve ikindi ogununde bundan yiyecekmis Bambino. Tadi kotuymus ama zamanla alisirmis... Ogle yemegi olarak da patates, havuc, brokoli, kabak, ispanak gibi mevsim sebzelerinin icine bugday  ya da irmik atarak ve pistikten sonra uzerine zeytinyagi gezdirerek bir corba yapip verecekmisiz. Ara sira kirmizi mercimek de atilabilirmis icine. Ikindi ogunu normalde yogurt olurmus, bizim durumumuzda bu yine mama olacak. Onun disinda anne sutu alacak. Bu beslenme sekline 7,5 aylikken baslanacakmis. Simdilik yine hep anne sutu...

Demir konusunda ise; su anda demir depolari doluymus Bambinonun ama zamanla azalacagi icin ay sonunda demir damlasina baslayacakmisiz. Alismasi icin gunde 1-2 damla ile basalanacakmis, 10 gun sonunda gunde 7 damla ile devam edilecekmis. Ac karnina verilecekmis bir de. K.abiz olursa damla miktari azaltilacakmis.

Gelecek ay tekrar gidecegiz kontrole.

Girdik bakalim bir yola, Allah sonumuzu hayir ede...
DEVAMINI OKU

10 Mayıs 2011

Alerji


Ek gidaya tam anlamiyla gecemeyen Bambino icin endiselenmedim, ancak yogurt ve armuta reaksiyon gostermesi kafami kurcaladi. Bir de son doktor kontrolunde demir damlasi verilmesi, benim kan tahlili istemem uzerine 9. ayda yapilacagini soylenmesi, ustune ustluk "Siz baslayin damlaya, fazla demirin zarari olmaz" denmesi doktor konusunda dusunmeme yol acti. Fazla vitaminin bile zarari varken demirin fazlasinin zararinin olmamasi beni dusundurdu.

Veee yine yeni yeniden bir doktor arayisina girdim. Bu sefer dogru kisiyi buldum. Muserref Savas Erkan kalbimi fetheden doktor oldu. Guleryuzlu, can kulagiyla dinleyen, rahatlatan, en ince detaya kadar sakin sakin soran, paragoz olmayan (bundan sonra her ay gelmenize gerek yok, 2 ayda bir bile gelseniz yeter dedi), 7 aydir sadece anne sutu ile besledigim icin bana defalarca tesekkur eden (koltuklarim kabardi ne yalan soyliyim!), demirin fazlasinin bobrek ustu bezlerde soruna neden olabilecegini soyleyen, kan tahlili yaptirmadan demir veya baska birsey vermem diyen, gereksiz mudahale ve ilaca karsi cikan, ilk gorusmemizin 2 saatten fazla surdugu (abartmiyorum) bir doktor kendisi.

Ek gida konusunda once alerji doktorumuzla gorusmemizi istedi Muserref Hanim ve Omer Kalayci'ya gittigimizi duyunca cok sevindi, kendisi de onu onerecekmis bize. Ertesi gun icin hemen randevu aldik Omer Bey'den. Cumartesi sabah 8.30'da muayenehanesine gittik. Bizi dinledikten sonra armutu cok onemsemedigini ama yogurta reaksiyonu ciddiye aldigini, bu nedenle sali gunune kadar Bambino'ya kontrollu olarak yogurt vermemizi, reaksiyon olursa fotograf cekmemizi ve kendisini aramamizi istedi. Yogurdu sevmezse icine elma puresi katin dedi. Eve gidip Bambinoya yogurt verdik, bir yemek kasigi kadar. Once daha az verecektik ama her zamanki gibi Bambino elime saldirip hepsini istedigini belli etti :) Ben de hepsini yedirdim hevesli gorunce.

Yedikten daha bir dakika gecmeden dudak cevresi kizarmaya basladi. Daha once de oldugu icin bekliyorduk aslinda bunu. Hemen foto cektik. Ancak birkac dakika sonra kirmizilik giderek artmaya basladi, yuzu daha da cok sisti. Biz yine foto cekmeye devam ettik. Daha 5. dakika dolmamisti ki kirmiziliklar sivrisinek isirigina donusmeye basladi, sanki ayni anda yuzlerce sinek isirmis gibi oldu yuzu! Ve Bambino kafasini saga sola sallamaya basladi, elleriyle yuzunu kasimaya calisiyordu bir yandan da. O anda birseylerin ters gittigini anladik. Doktoru aramaktan vazgecip hemen doktora gitmeye karar verdik. Ben Bambinonun dilini kontrol ettim hemen, dili siserse ya da morarirsa nefes alamayabilir ve Allah korusun daha kotuye gidebilir bir anda diye. Dili normal gorunuyordu. Can hiras ciktik evden. Bu arada Bambino durgunlasti, tepkileri azalmaya basladi, donuk donuk bakiyor bana. Bir de yuzunu kasidikca alerji yayilmasin mi, sag gozu kipkirmizi kan canagina donup kapanacak kadar kuculmesin mi bir anda! Yuz sis, sag goz kipkirmizi ve iyice kuculdu, tepkiler de azaldi! Iste o an panik yaptim ve aglamaya basladim. Kojo Eskisehir Yolunda son surat surmeye basladi. Ben bir dakika icinde sular seller gibi aglamayi basarip sonra hemen aglamak ise yaramaz diye kendimi telkin edip sakin kalmaya calistim. Bambinoyla konustum devamli; 'iyi olacaksin, birazdan varacagiz doktora' gibi seyler soyledim, tatli sozler esliginde. Ancak Bambino durgun hala... Doktoru arayip bilgi verdik hemen. Doktor hirilti, oksuruk, nefes darligi yoksa endiselenmememizi ama hemen gelmemizi istedi (Eger bunlar olsaymis en yakin acile gidip igne yapilmasi gerekirmis).

Doktora gidene kadar sisligi biraz indi Bambinonun, cok sukur. Omer Bey derhal muayene etti oglani, korktugu gibi olmadigini soyledi ve bizi 1 saat kadar bekletti. Bir de bir kasik surup verdiler hemen oglana ama bizimki neredeyse hepsini puskurttu disari. Yavas yavas kirmiziliklar yok oldu, gozu normale dondu ve iceri girdikten bir bes dk sonra oynamaya basladi Bambino. Ucuz atlattik!

Doktor sut alerjisinin cok muhtemel oldugunu soyleyip kan testi istedi bizden. Tamam diyip ciktik. Dogru kan tahlili vermeye. Yalniz Bambino yorgunluktan sizdi arabaya binince. Biz de uygun bir yere park edip uyanmasini bekledik tahlilden once. Uyaninca oglani slinge atip Tunali Hilmi'de kalabaligin icine karistik. Puset kullanan daha dogrusu kullanmaya calisanlari gordukce slinge verdigim paraya bir kez daha helal olsun dedim. Neyse, tahlil icin gittik Duzen'e. Artik kapanma saati geldiginden tenhaydi ve bu da isimize geldi. Bambino emmek istedi, emzirdim rahatca. Yalniz kan alinirken oglan kendini oyle bir kasti ki damardaki kan pihtilasti. Bizimki bagirdikca bagirdi, hemsireler de ayni koldan birkac kere daha denediler sagolsunlar. Sonunda diger koldan almaya karar verdiler ve bizimki feryat figan eyledi dogal olarak! Kojoyla benim moraller iyice harap oldu tabi bu arada.

Kan tahlili de verdikten sonra oglani tekrar slinge koyup gerisin geri caddeyi yuruduk ve arabayla eve geldik. Evde yemek yokmus; bir yandan yemek yaptik, bir yandan Bambinoyla oynadik. Bambino aksam uykusuna dalmadi bu sefer, resmen sizdi kaldi garibim. O uyuduktan sonra da arkadaslarimiz geldi, onlarla biraz oturduk.

Omrumuzden omur gitti o gun, ana-babalik asil bugunlerde test ediliyormus, bunu ogrendik! Caresizlik, yavrunuzun gozunuzun onunde kotulesmesi ve sizin birsey yapamamaniz ne kotuymus, ne aciymis! Allah kimseyi evladiyla sinamasin...

Sonrasini bir sonraki yazida yazacagim insallah...
DEVAMINI OKU

31 Ocak 2011

Alerji Modasina Uyduk!

Forumlarda, bloglarda cok sIk okudugum alerji durumu bizim de basimiza geldi sonunda! Eee, bizim neyimiz eksik digerlerinden caniiim :P

Bir, belki bir bucuk ay kadar once Bambinonun yuzunde kizarikliklar olusmaya basladi. Hatta dogumu takip eden gunlerde kaslarinda dokuntuler olusmustu, kil koklerinin cikmasi ile ilgili diye dusunerek uzerinde cok durmadik, krem surduk devamli. Sonra bu dokuntuler sag yanak ve alin bolgesine gecti. Bu sefer de cok opulmekten oluyor diye dusunduk, kendimizi tutmaya calistik. Bazen tuttuk, bazen tutamadik!

3. ayinin basinda bacaklarinin ne kadar kuru oldugunu fark ettik, yapisi boyle diye dusunduk bu defa. Yine bolca krem surduk devamli. Ama ne zamanki vucudunda kirmiziliklar olustu, iste o gun dank etti bize: Bambinonun alerjisi vaaaar! O gun sabah yedigim iki yumurta aklima geldi hemen. Her gun yumurta yiyordum ama kizarikliklari gorene kadar alerji olabilecegi aklima gelmemisti. Hamilelikte de yumurta hassasiyetim cikmisti, yumurtayi kesince duzemistim.

Ayni gun ya da ertesi gun, Babinonun altini degistirirken p.i.p.i. ucunda kizarikliklar fark ettim ve aniden aklima forumlarda okudugum besin alerjisi belirtileri geldi. Bambino, benim yedigim birsey(ler)e karsi hassasiyet gosteriyordu!

3. ay kontrolu biraz gecikmisti Bambinonun. Doktorumuz rahatsizlannca, biz de cumartesi olsun diye tutturunca neredeyse 3,5 aylikken gidebildi kontrole bizim bebis. Ancak randevu merkezinde bizi ilginc bir sekilde bir alerji doktoruna yonlendirdiler. 'Iyi', dedik, 'Isabet oldu!'

Alerji doktoru bambinoyu fazla kontrol etmeye gerek duymadan alerji teshisini koydu. Bana inek sutu, yumurta, findik-fistik-badem-ceviz-kakao-kafein-narenciye gibi urunleri yemememi soyledi. Sut yerine peynir ve yogurt yiyebilecegimi soyledi. Ama ben sut urunlerinin hepsini kestim, sadece keci peyniri yemeye basladim. Ayrica yun giymememizi ve giydirmememizi, odasini 22 derece tutmamizi ve iyi havalandirmamizi istedi doktor. Bir de Bambinodan kan alindi ve sut ve yumurta alerji durumuna bakildi. Haftaici doktorumuz arayip test sonuclarinin negatif oldugunu ancak bunun alerji olmadigi manasina gelmeyecegini ve deri testi yapmamizin iyi olacagini soyledi! Madem test sonucu guvenilir degildi, niye canini yaktik minisin???????

Tabi ki sinirlendim ve doktorumuzu degistirmeye karar verdim hemen. Ancak oncesinde diyete devam edip iyilesme olup olmadigina bakmak istedik kojoyla. Okuduguma gore bunye alerjen maddeyi 15 gunde atarmis.

Bu haftasonu 15 gun doldu. Bambinodaki kizarikliklar duzeldi. Bacaklarindaki kuruluk devam ediyor. Yuzu ise bir gun iyiyse bir gun kotu. Ne kadar opmeyelim desek de emzirirken ya da kucaktayken yuzu bizim uzerimize surtuluyor ister istemez. O nedenle tam anlayamadik. Bir de losyonunu degistirdik, iyi geldi sanki.

Bugun ise olanlar oldu ve vucudundaki kizarikliklar nuksetti! :( Dun mantar ve balik yemistim, sanirim birinden biri etki etti. Bugun Bambino cok dertliydi garibim, sanirim kasiniyor ama henuz kasinamadigi icin acisini aglayarak belli ediyor. Ogleden sonra uyumadi ve oyle bir gozyasi doktu ki, anne yuregi ne yapacagini sasirdi! Hemen bir doktor bulduk, gitmeden internet sitesine baktim uzun uzun. Aksama dogru Bambino ne yapsak ne emmek ne uyumak istemeyince ve sadece bagirip cagirinca, caresizligim yorgunluguma eklendi ve panik oldum. Bi an aklima doktorun sitesinde atopik dermatit bolumunde yazan bebegi suyun icinde bekletme cozumu aklima geldi. Bambinonun cigliklari benim anneme seslenme cigliklarima karisti bir anda: Anne, suya sokalim oglani hemeeeeen!

Hemen Bambinonun kuvetini suyla doldurup oglani icine koyduk. Bir bes dakika sarki soyleyip suyla oynadik. Havluya sarinirken uzun suredir gormedigimiz bir sey gorduk: Bambino kocaman gulumsedi bize :))) O ani dondurmak isterdim! Dogru birsey yaptigimizi anlayip biz de rahatladik. Sonrasinda bir guzel emip kucagimda uyuyakaldi oglus...

Doktor randevumuz cuma gunu. O gune kadar biraz zor olacak isimiz. Allah'tan annem var, Allah gani gani razi olsun ondan! Gerci doktora gitsek bile bu dermatit denen illet surec icinde iyilesmesi umulan bir durum. Bazi bebeklerde iyilesiyormus, bazilarinda ara ara nuksediyormus. Yine de doktora gidip ilk agizdan bilgi almakta fayda var...
DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com