Kardeşlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kardeşlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2016

Sosyalleşme


Dün bir doğumgününe katıldık ailecek.
Daha önce Bambino küçükken oyun grubuna götürdüğüm bildiğimiz bir yerdi gittiğimiz yer.
Eski anılar canlandı gözümün önünde.

Çok değil, en fazla 3-4 yıl önce Bambino sosyalleşsin, onunla birlikte ben de sosyalleşeyim diye gidiyorduk oraya.
O yaşta çocuklar başkalarıyla oynamaz zaten, kendi kendilerine keşfederler.
Maksat ortam değişikliği.
Sonra daha da hatırladım; diğer çocuklar kendi başlarına istedikleri gibi ortamda takılırken, Bambino hiç beni bırakmazdı. Her yere benim de kendisiyle gelmemi isterdi.
Diğer anneler çay-kahve içip sohbet ederken ben Bambinonun peşinde koştururdum.
"İyi ki geldik, dinlendik biraz" derlerdi.
Uzaylı gibi bakardım :)
Gün bittiğinde ben herkesten daha yorgun olurdum :)

Dün aynı mekana gittik ailecek.
Biri 5 yaşında, biri 1 yaşında iki çocuk ile.
Bambino büyümüş, hemen ortama katıldı.
Diğer çocukların yanına gitti ve neredeyse hiç yanımıza gelme gereği duymadı.
Aksine biz gittik arada bir yanına, herşey yolunda mı diye sormaya :)
Ne kostümden korktu (ki ne çok korkardı eskiden, buradan okuyun), ne  yüksek sesten.
Gayet uyumlu, neşeli ve centilmen bir çocuktu.
Onu öyle görmek beni çok mutlu etti :)

Gelelim Bambinaya :)
Bambina ilk defa bu kadar kalabalık, gürültülü ve yabancı insanın olduğu bir ortama girdi.
Üstelik gittiğimiz saatte ikinci uykusunu uyuma vakti gelmişti.
Uyudu mu? Uyumadı tabi :)
Başta benim omuzumda, kojonun kucağında biraz uyku denemeleri yaptı.
Müzik onu biraz uyutur gibi oldu.
"Uyursa nereye koyarız, puset yok, araba koltuğunu mu getirsek?" türünden sorulara girmiştik bir ara.
Sonra bir baktık, kız canlandı :)
Yere inmek istedi.
İndirdik.
İniş o iniş!
Bir daha uzun bir süre kucağa alınmak istemedi.
Pıtı pıtı dolandı durdu yerdeki balonların arasında.
Birini aldı, birini bıraktı.
Taşıdı bir yerlere, sonra gitti başkasını ayağıyla hareket ettirdi.
Arada bir kafasını kaldırıp tanıdık yüz aradı.
Bazı zamanlar bulamadı, o zaman ağlamaklı oldu.
Bizi gördüğü anda ise gülümsedi ve işine devam etti.
Kojoyla ben çay bile içtik, hem de oturarak! :)
Abisini bile aramadı minnoş, kendi kendine takıldı ortalıkta.
Gelen giden sevdi :)

Çocukların keyfi yerindeydi anlayacağınız :)
Bambinanın sosyalleşme tarzı kesinlikle abisinkinden farklı.
Ve çok şükür ki anneye çok yapışık bir tarzı yok, en azından şimdilik.
Çok oyuncu, çok neşeli.
Parti bitip de arabaya bindiğimizde uyudu Bambina.
Yorgunluktan :)
Uyanıp da partide kendine verilmiş pembe köpek şeklinde balonu görünce çok mutlu oldu.

Ne büyük mutluluk insanın kendinden çıkan bir canlıyı kendi ayakları üzerinde durduğunu görmesi :) (Biliyorum daha çok yolumuz var ama bu küçük deneyimler bile mutlu olmaya yetiyor)
Ne büyük keyif tüm ailenin neşeli bir ortamda birbirinden bağımsız olarak ama birbirinin yakınında kendi istediğini yapabilmesi.

Sanmayın ki yorulmadık kojoyla biz.
Öyle bir yorulmuşum ki, çocuklardan önce ben uyudum dün gece.
9'da uyuyakalmışım :)))
Küçük çocuğu olan herkeste olduğu gibi fiziksel olarak yorulduk biz de tabi.
Çocukları giydir, yemeklerini koy, yedek kıyafetlerini hazırla, kendini hazırla, evi kontrol et, arabaya götür, koltuklarında sabitle ve yarım saat sonra bunların tersini yap; iki saat sonra tekrar aynı döngüyü yaşa... Bunlar bile yetiyor yorulmaya.

Dünden beri partiden aldığımız fotolara bakıp gülümsüyorum kendi kendime.
Umudum tazeleniyor, güçleniyor...

DEVAMINI OKU

4 Temmuz 2015

Bambino 57 Aylık

60 aylık olunca bırakırım herhalde, ay hesabını da takip edemez oldum ben :)))

Bambino son ay içerisinde hayatının ilk mezuniyetini yaşadı. 4,5 yaşında anaokulundan mezun oldu! Kep taktı, fotoğraf çektirdi. Ben hayatımda ilk kes kep giydiğimde üniversitedeydim. Bambino üniversiteye geldiğinde kep giymenin bir heyecanı kalmayabilir onun için, böyle giderse!

Okullar tatil olunca evde 7/24 birlikte yaşayan üçlü haline geldik: Ben, Bambino ve Bambina :) Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor :) Birlikte yatıyoruz, birlikte kalkıyoruz, birlikte oyun oynuyor, birlikte banyo yapıyoruz. Benim gibi arada bir yalnız kalmaya ihtiyacı olan biri için büyük bir imtihan! :P Arada bir bağırıyoruz, çağırıyoruz birbirimize, kavgalarımız da büyük oluyor bizim. E olacak o kadar, tozpembe değil tabi böyle bir hayat :P

Fatma teyzemiz Bambinoyu ikna edip dışarı çıkartabilirse ben olmadan, o zaman Bambina ile evde kalıyorum. Bambino arkadaşlarına gidiyor, parklara gidiyor, bir-iki gün de tek başına Fatma Teyzenin evine gitti. Sabah götürdük, akşam aldık, çok hoşuna gidiyor böylesi. Haftasonları babası ile jimnastiğe gidiyor bir de. Sonra da takılıyorlar baba-oğul. Bütün bunlar Bambinonun keyfi yerinde ise oluyor, yoksa Bambino annesinin yanından ayrılmak istemiyor. Annesi onun en sevdiği, kıyamam ben ona :) 

Bambino kardeşini "kızım" diyerek seviyor, aynı bizim gibi :) Öyle tatlı ki onun kardeşiyle sohbet edişini izlemek :) "Günaydın kızım, nasılsın bu sabah?", "Tatlı kız, güzel kız, yavru kız", "Sen de büyüyeceksin yakında merak etme kızım", "Kızım biz seni çok seviyoruz" ... Çok çok güzel anlar bu anlar..

Geçen hafta kojonun eve getirdiği mikroplar bizi çok sevmiş olacak ki özellikle Bambinonun vücudundan tam 4 gün çıkmadılar. Vücut da ne yapsın, ateşi yükselttikçe yükseltti ki mikroplar ölsün. 38 ile başlayan ateş 39'u gördü,40'ı gördü ,yetmedi 41'i gördü :( 4 gece hiç uyumadım diyebilirim. Banyo yaptırmak, kekik yağı ile ıslatılmış çoraplar giydirmek, kafasına ve ensesine ıslak havlular koymak başvurduğum temel yöntemler oldu. Islak çorapların 10 dk sonra kurumasına şahit olmak ise epey korkutucu bir deneyim oldu hepimiz için :( İlaçlar geçici etki etti.. Neyseki ateş düştüğünde Bambinonun keyfi yerindeydi hep. Oynadı, yemek istedi.. 4 günün sonunda ateş kalıcı olarak düştü. Geriye ailecek hepimizde kuru bir öksürük, boğaz gıcıklanması, kırgınlık, kulak tıkanıklığı kaldı. Epey birşey kalmış aslında ama çok şükür ki ateş gitti. Kojo hala hasta, dinlenemediği için bir türlü toparlanamıyor..

Bambinonun lüle lüle olan, omuzlarına kadar gelen saçını yaz moduna geçirdik geçen hafta. Ateşlenince saçları sırılsıklam oluyordu terden. Kurutması da zahmetliydi. Sağlık için olunca hiç tereddüt etmeden kestirdim saçlarını. Amerikan traşı şeklinde kestirdiğim saçlarını kojo beğenmeyince ertesi gün tekrar berbere gidilip bildiğiniz klasik erkek traşı olmak durumunda kaldı bizimki :) Yeni haline alışması zaman aldı, hala da tam alışamadık. Ama bildiğim birşey var ki, yazın deniz kenarında pek rahat edeceğiz inşallah :) Saç kesilince boyu mu uzadı nedir, Bambino bir değişik geliyor gözüme bu ara :)

Bir de minik ergenlik halleri diyebileceğim haller peydah oldu Bambinoda. Her sözümüzü tersleyen, "Demezsem n'olcak ki?", "Yapmazsam n'olcak ki?" diyerek diklenen, "Niye ki?", "Niyeymiş ki?" diyerek sinirlerimizi zıplatan bir mini ergen var karşımızda. Bir ara bana arkadaşlarından öğrendiği "Gerizekalı" ve "Banane-Sanane" kelimelerini de söylemeye kalkıştı ama ayarı verince o sözleri bıraktı. Yine de zor bir süreçteyiz, şimdi böyleyse bu çocuğun ergenliği nasıl olur kim bilir?! Sözcükleri bilincinde olmadan kullanıyor, evet, ama bazen insana gına getiriyor! Karşımızda çocuk olduğunu unutursak biz de başlıyoruz ağız dalaşına.. Ve sonu hüsran oluyor genelde :(

Anne-babalık şu hayattaki en zor meslek bence. Hakkını vererek yapabiliyor muyuz? Elimden geleni yapıyorum her an, evet, ama yeterli gelmiyor bana bazen. Yine de çocuğa sınırsız sevgi verildiğinde ara sıra olan olumsuzlukların kalıcı bir sorun yaratmayacağına inanıyorum :) Çok mu pozitifim, bilmem, belki de ;)

DEVAMINI OKU

28 Mayıs 2015

Diyalog mu Monolog mu?

Ben odada yokken Bambino Bambinanın yanındadır ve duymadığım bir soru sorar kardeşine. Gerisi aynen şu şekilde gelişir:

Bambino: Şimdi söyle bakalım, doğruysa gülümse, yanlışsa gülümseme, tamam mı?

3 sn sonra:

Bambino: Sen gülümseme nedir biliyor musun, bak şöyle, mmmm (gülümsüyor)... Şimdi söyle hadi, doğru mu, yanlış mı?

Bambinadan ses gelmeyince Bambino:

Yanlış diyorsun yani, öyle mi?

:))
DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com