4 Ocak 2016

Bambino 63 Aylık

Bambino son ay içinde hastalıklarla mücadele etti.
Kış sezonunun zor tarafları belli etti kendini.

Klasik grip oldu Bambino: Ateş, burun akıntısı, öksürük, halsizlik..
Okula gitti bir gün ama akşamına daha kötü oldu, biz de iyileşene kadar göndermedik.
Tam iyileşti, gitsin okuluna derken yine ateşi yükseldi, halsizleşti, yine evde dinlendi.
Böyle böyle Bambino neredeyse ayın yarısını evde geçirdi.

Bir taraftan iki çocuğun birden hasta oluşu tüm manevi kaynaklarımı hızla tüketirken, diğer taraftan işe başlamadan önce "son kez" çocuklarımla vakit geçirmek fikri içten içe bana sevinç verdi.
Hastalığın hikmeti de bu diye düşündüm.

Tabi iki çocuk ama bir anne olunca işler kolay olmuyor evde. Anneyi paylaşamama durumları, kıskançlıklar, trip atmalar rutin haline geliyor bir süre sonra.
Hele çocukların ikisi de hasta ve görünür vaziyette ilgiye muhtaçsa içiniz parçalanıyor.

Neyse, öyle böyle geçti gitti işte son ay Bambino için.
A pardon, gribi atlatınca bir hafta sonra bağırsak enfeksiyonu kaptı, yani geçmedi bitmedi hemen.
Kusma ve karın ağrısı nedeniyle tam 4 gün evde kaldı Bambino yine.
Birşey yemedi, yediğini çıkarttı, garibim çok halsizleşti.
Sonunda doktora götürdük, doktor tahlil istedi.
Tam 4 gün tahlil vermeye uğraştık çünkü Bambino tahlil kutusunu gördüğü an o değerli şeyini yapmaktan vazgeçti, daha doğru psikolojik olarak yapamadı.
Sonra ne mi oldu?
Yılbaşı tatili geldi, laboratuvarlar tatile girdiği için çalışamadı.
Bunu Bambinoya söylediğimiz gün 2 kere bağırsaklarını boşalttı!
Rahatladı bizimki :))

Yılbaşı tatilinden sonra Bambino eve öyle alışmıştı ki okula gitmemek için bizim sınırlarımızı yoklamaya başladı.
Benden aldığı yanıt net oldu: "Sen okula, ben işe gideceğiz artık"
Bir daha da denemedi şansını.

Okulunu seviyor Bambino.
Arkadaşlarını, öğretmenlerini, çalışanları.
Severek anlatıyor olanları, tabi anlatırsa :)

Okula iletilmek üzere çantasına birşeyler koyunca sabah evden çıkmadan devamlı hatırlatma yapıyorum.
"Şunu şuna verecesin, şunu buraya koyacaksın, şunu şöyle yapacaksın"
"Tamam hatırlarım" diyor bizimki.
Sonra akşam bir geliyor eve, çantadakiler olduğu gibi duruyor :)
"Sabah yapacaktım, öğlen yaparım nasılsa dedim, öğlen oldu, öğleden sonra yaparım dedim, sonra bir bakmışım unutmuşum anne!"
:)
O çantadakileri 2-3 gün taşıyıp duruyor minnoş, şanslıysak haftasonu çanta boşalmış oluyor :)

Bambinonun dişleri düşmeye başladı, söylemiş miydim?
Alttaki üç diş düştü, yerine iki diş geliyor (bir diş fazladan varmış altta; normalde 4 diş olurmuş iki köpek dişi arasında, Bambinoda 5 diş varmış ama yeni gelenler 4 adet geliyor).
Yeni gelen dişler ikinci sıra yaparak gelmeye başlayınca dişçiye götürdük Bambinoyu.
Çekilen röntgende Bambinonun arka azılarının birbirine değen yüzeylerinin çürümeye başladığını gördük.
O kadar dikkat ediyoruz, yine çürüyor yine çürüyor :(
Diş ipi kullanmaya başladı Bambino.
Diş macunu değiştirildi ve de.
Bir tane dolgu yapıldı, 4 tane daha yapılması gerekiyormuş.
Anlaşılan o ki Bambinonun diş ile imtihanı devam edecek.

Yılbaşı için ağaç süslemek istedi Bambino ilk defa.
Evde ağaç yoktu ve hastalıklar nedeniyle gidip alacak zaman ve enerji de :(
Bahçedeki ağaçlardan birini süslemeyi düşündük ama ona bile fırsatımız olmadı :(
"Bari hepimiz kırmızı giyinelim yılbaşında anne" dedi Bambino.
Utanarak söylüyorum onu bile yapamadık :(
Ama iyi haber şu ki, yılbaşı günü bir etkinliğe katıldık birlikte; balon gösterileri, yüz boyamalar, balonlar...
Bambino epey güzel vakit geçirdi bu sayede.
Yılbaşı hediyeleri aldık sevdiklerimize.
Bambino eve gelen, telefon eden, yolda rastlaştığımız herkese "Mutlu Yıllar" diledi, hala da dilemeye devam ediyor :))

Bambino için selamlaşmak çok önemli.
Arkadaşlarına onlardan cevap alana kadar ısrarla "iyi geceler" "iyi akşamlar" "iyi öğleden sonraları" "günaydın" diyor :)
Takıntı yaptı neredeyse bunu.

Kollektif kanalı çok açık Bambinonun.
Arkadaşlık, aile, sevdikleri hep birarada ve mutlu olsun istiyor.
Arkadaşları pek kıymetli.
"Sana değer verilen kadar onlara değer ver" diyorum, demeye çalışıyorum ama pek işe yaramıyor.
"Ben ona iyilik yapmak istiyorum anne, onun bana iyilik yapmadığını bildiğim halde"
Diyecek birşey yok bu durumda :(
Yaşayıp öğrenecek...

Sözcüklerle oynamayı çok seviyor Bambino.
"Jandarma jandarır mı?"
Bizim favorimiz bu :)))
DEVAMINI OKU

31 Aralık 2015

Mutlu Yıllar


Koca bir yıl daha bitti.
Film gibi bir yıldı benim için 2015.
En önemlisi ailemize yeni bir üyenin katılmasıydı tabi :)
Bambina ile dolu dolu geçen bir yıl oldu 2015.
Evde yeni bir düzenin/düzensizliğin kurulduğu, daha önce hiç yaşamadığımız durum ve duyguları yaşadığımız koca bir yıl.
Abi-kardeş ilişkisi, çocuk-ebeveyn ilişkileri, karı-koca ilişkisi, aile-çevre ilişkisi yeniden tanımlandı 2015'te, yeniden şekillendi.
Derler ya "İkinci çocukla ailemiz tamamlandı", bana da Bambina hep varmış, zaten hep bizimleymiş gibi geliyor.
Onun olmaması büyük bir eksiklikmiş.
Vay be, böyle hissettiğime inanamıyorum! :)

İlk defa yazlıkçı olduk, ilk defa iki aya yakın yazlıkta kaldık.
Annemin diz ameliyatı yazlıktayken oldu.
Bakıcımız ile yazlıkta yaşadıklarımız beni uyandırdı.
Film gibiydi o dönem..

Bambinonun okul serüvenleri devam etti 2015'te.
Bir okuldan çıktı, yeni bir okula başladı.
Yeni bir ortam, yepyeni bir oluşum, taze heyecanlar.
Tabi zorluklar, çözülmesi gereken küçük-büyük problemler.
Bambinonun mutluluğu yetiyor sonuçta :)

Kişisel olarak baktığımda ise yine yeni bir döneme girdiğimi görüyorum, hissediyorum.
Artık beni ileri götürmeyen şeyleri bir kenara koyabildiğim ve cesaretle yeni deneyimlere yelken açabildiğim bir yıldı 2015.
Bazı konularda aydınlanma yaşadım, bildiğim ama kafama "dank" etmemiş şeyleri içselleştirdim bu yıl.
Geçen yıl başlayan "akışa teslim olma" haline ait sınavlar vardı bu sene hayatımda.
İsyan etmeye çok müsait sınavlardı. "Yeter artık!" ya da "Niye ben?" diyebileceğim çok şey oldu.
Umarım sınavlarımı vermişimdir, bunu can-ı gönülden diliyorum.
Biliyorum ki, verilmeyen her sınav bir derece zorlaşarak veya duygusal olarak daha yoğunlaşarak geri geliyor.

Sağlıkla ilgili konular vardı gündemde 2015'te.
Bambinanın, Bambinonun, kojonun, benim, annemin sağlık durumlarıyla ilgili sınavlar vardı çokça.

Neredeyse hiç işe gitmediğim bir yıl oldu 2015 :)
Ocak ayının yarısından sonra düne kadar işe gitmedim.
Dün itibariyle işbaşı yaptım.
Nasıl yaptım ben de anlamadım gerçi.
İşe geldikten iki saat sonra çıkıp Bambinoyu okuldan alıp doktora götürmek zorunda kaldım.
Arada eve gidip Bambinayı emzirdim.
Tam bir koşturmacaydı.
Tahlil veremediğimiz için hala tetikte bekliyorum :)
İşe geldim ama her an eve gidebilirim.
Bu şekilde "yumuşak" bir işe başlama süreci geçiriyorum diyebilirim :)

2016 yılı için "ferahlık" diliyorum ben.
Maddi ve manevi ferahlık diliyorum.
En çok buna ihtiyacımız var gibi geliyor.
Mekanda ferahlık, maneviyatta ferahlık, zihinsel ferahlık, duygusal ferahlık, bedensel ferahlık.
Feraha çıkmaya niyet ediyorum.

"Akıp gitmeyi" diliyorum.
Akışla birlik olmayı, bırakarak gitmeyi, devam etmeyi diliyorum.
Tutunduklarımızı bırakabilmeye niyet ediyorum.

"Farkında olmayı" diliyorum.
Zihnimizin oyunlarının farkına varmayı, olanı olduğu gibi görmeyi engelleyen her şeyden uzaklaşmayı diliyorum.
Beklentilerimizi düşürmeye, bugüne odaklanmaya niyet ediyorum.

Sevgi, mutluluk, sağlık, neşe ve başarı diliyorum ve de her zamanki gibi :)

Mutlu yıllar!
DEVAMINI OKU

16 Aralık 2015

I Love You Son

Buraya yazacak vakit ve enerji bulamadığım ama son bir haftadır hastalıklarla uğraşan bendeniz artık yorgunluktan pes etmek üzereyken vuku bulan bir olay beni yeniden şarj etti bile.

Bambinayı uyuturken anne sütü verdim ama kız hastalıktan onu bile çıkarıyor. Akşam yine her tarafıma kusmuş, acil değişecekleri değiştirdik, falan filan..

O halimle (tam temizlenemedim) Bambinoyu uyutmaya gittim (Kojo yok muydu diye sormayın, kendisini görürsem söylerim :P ). Ben o feci halimle oğlana yanaşmak istemiyorum, o da tam tersi sırnaşmaya çalışıyor bana.

İşte o anda söylediği bir cümle sihir gibi etki etti bende:

- Ne güzel kokun var anne!

Eriyip bittiğim andır o an!

Sonrası sarılıp koklaşmaca tabi :)))
DEVAMINI OKU

5 Aralık 2015

Bambina 10 Aylık

Bambinonun 10 aylık yazısı burada :)

Bambina son ay içerisinde boy attı, eskisi gibi dombili görüntüsü kalmadı :)

Boy: 70 cm
Kilo: 9 kilo

Bambina artık daha bir anlıyor bizi, dediklerimizi, gözlerimizin demek istediklerini :)

Abisine fena düşkün, yanından ayrılmak istemiyor evdeyken.

Babasıyla dans etmeyi, müzik dinlemeyi pek seviyor.

Henüz konuşamıyor ama çıkardığı seslerle ihtiyaçlarını rahatça anlatıyor. Uykusu gelince ayrı, mutlu olunca ayrı melodiler söylüyor.

Uykuları parçalı hala, yakın zamanda düzelmesini beklemiyorum, abisinden antrenmanlıyım :)

Alerjisi nedeniyle dikkatli davranıyoruz. En sevdiği yiyecek avokado, ayva, salatalık. Patatesi hala pek sevmiyor, abisi de bu zamanlarda sevmezmiş.

Tutunarak ayağa kalkıyor ve sıralıyor. Tekerlekli ahşap arabayı yürüteç olarak kullanıyor ve gittiği yere kadar gidebiliyor. Aynı şekilde minik tabureyi de yürüteç olarak kullanıp evde dolaşıp duruyor, gayet mobil :)

Kendi kendini eğlendirebilen bir bebek Bambina :) Hiç ummadığımız eşyalarla dakikalarca oynayabiliyor hem de gülerek, kahkahalar atarak falan :) Sıkıldı artık dediğim anda türlü oyunlar buluyor, karşısındakini de dahil ediyor, hepimizi mest ediyor bu halleriyle :)

Devamlı gülüyor, gülümsüyor. Çok canayakın. Bazen öylesine gelip kedi yavrusu gibi sürtünüyor bize ya da gelip kafasını kucağımıza atıveriyor. Kız çocuğu farkı mı yoksa Bambina farkı mı bilemiyorum ama pek hoş anlar o anlar :) Alıp içime sokasım geliyor!

Uykusu gelince başını omzuma yavaşça koyuyor ya, o bebek kokusunu içime çekiyorum ya, benden mutlusu olmuyor öyle zamanlarda!

Bir de bebeklerin "Dünya yıkılsa umrumda değil, şu anda keşfetmekle meşgulüm" tavırları oluyor ya hani, o zamanlara şahit olmak da çok hoşuma gidiyor benim :) Defalarca aynı şeyi yapmaları, her bir ayrıntıya ilgi gösterip incelemeleri müthiş bir enerji çıkarıyor ortaya. O andan nasiplenmek şükür sebeplerimden biri oluyor gün içinde.

Kız çocuğunun zevk ya da dertlerinden biri olan toka takma olayında Bambina taktırmak istemeyenler kulübünden, rengini belli etti sonunda. Kafasına birşey takılmayacak, giydirilmeyecek, örtülmeyecek. O kafa öyle duracak :)

Gece yatarken üstüne incecik bir tülbent bile örttürmüyor, derin uykudan uyanıp fark ettiği an uykusu açılma pahasına o örtüden kurtulmaya çabalıyor ve bu çabaları benim de uykuma mal oluyor. Birşey örtmüyorum ben de, n'apayım?

Kitap okutturmaya başladı minnoş :) Tabi öyle sayfa sayfa okumuyoruz ama birkaç sayfa çevirmek bile ona yetiyor. Biri bitince diğerini getiriyor. Abisine öyle çok kitap almışız ki (bir kısmını da elden çıkarmıştık üstelik), bu konuda fazla yatırım yapmayacak gibiyiz (yine de açık kapı bırakayım, çocuk kitaplarını ben de çok seviyorum!).

Ben bebeklerle olmayı seviyorum, kesin bilgi :)

İkinci çocuklarda - daha tecrübeli olunduğu içinde belki de - daha sabırlı, olgun, anlayışlı olunuyor, bu da kesin bilgi :)

İki çocuğu idare etmek ayrı bir sanat :)

İki çocuğu büyütürken ilk çocuktakinden farklı yönlerimize odaklanıp kendimizi büyütüyoruz ve "level" atlıyoruz aslında, tecrübem bu yönde.

Evde bir bebeğin varlığı paha biçilemez, çok net!

DEVAMINI OKU

4 Aralık 2015

Bambino 62 Aylık

Bambinonun son ayındaki en dikkate değer gelişme diş düşürmesi oldu sayın seyirciler.

Dişini ne zaman ve nasıl düşürdüğünü ne kendisi biliyor ne de biz!!
Geçen hafta banyo sırasında söyledi bana dişinin düştüğünü, öyle normal bir şekilde söyledi ki hem de, sanki her gün dişi düşermiş gibi!
Oysa ben neler hayal etmişim bilinçaltımda, ne diş perileri, ne diş kutuları, ne diş hediyeleri, sallanmasını heyecanla izlemeler, "Bugün düştü mü, düşer mi acaba?" diye muhabbetler..
Cık!
Hiçbiri olmadı...
Öyle sakince banyo yaparken dişinin düştüğünü söyledi. Ne zaman olduğunu, nasıl olduğunu bilmediğini ve de..
Zınk diye kalakaldım, hazırlıksız yakalandım anlayacağınız!
Hadi Bambinonun bana olay olduktan kaç gün sonra gayet normal birşey anlatır gibi anlatmasını geçtim, peki her sabah ve akşam dişini fırçalayan biz anne babalar nasıl atlamıştık bu olayı, onu hiç çözemedim!
Bambinonun dişleri ayrıktır biraz, e zaten de küçücük dişleri var, alt dişlerinin arasının o kadar ayrık oluşunu normal zannetmişim, iyi mi?!
Bambino haberi bana verince banyo sonrası kojoya sordum, "Senin haberin var mıydı?" diye.
"Bana Cumartesi günü söylemişti, senin haberin var sanıyordum" demesin mi? (Günlerden olmuş Salı bu arada)
Yahu nasıl bir iletişimsizlik var evde bilemedim :) Sanırsın haftada bir görüşüyoruz aynı evin içinde.

Acayip bir hayalkırıklığı yaşıyorum ve bir de şok tabi!
Şok olmamın sebebi 5 yaşın diş düşürmek için oldukça erken olduğunu düşünmem.
Ne bileyim bir ilkokul 1 olsaydı, okuma bayramı falan geçseydi de öyle düşseydi..
Bizim oğlanın yapısı da böyleymiş ne yapalım.
Hem kojonun dişleri de hatırladığı kadarıyla bu yaşta düşmeye başlamışmış, hem ona göre erkekler erken diş düşürüyormuş (Bu tespite nasıl ulaştı, hiçbir fikrim yok, sormadım, hayalkırıklığımı doya doya yaşama hakkımı kullandım)...

Banu'dan öğrendiğime göre diş düşüren çocuk okuma yazmaya hazır demekmiş Waldorf öğretisine göre. Bu da burada not olarak kalsın, lazım olur birilerine :)

Diğer yandan, gelecek olan dişlerin sağlam ve sağlıklı olabilmeleri için (2. dişi de sallanıyor, artık arkasaı gelir bu furyanın!) bol kalsiyum alması gerekiyor Bambinonun. Alerji nedeniyle süt ürünleri veremeyince biraz panik oldum. Her gün yoğurt yemesine dikkat ediyorum şu anda. Bir de chia tohumunun içinde yüksek miktarda kalsiyum olduğunu öğrendim, günde bir tatlı kaşığı alması yetiyormuş üstelik. Balık yağı ile birlikte onu veriyorum her sabah (yani olabildğince her sabah).

Diş mevzusu dışında Bambinonun günleri rutin bir şekilde geçiyor çok şükür. Okul, okuldan gelince video-yemek-oyun-diş fırçalama-uyku şeklinde. Haftasonları piyano, tenis ve babasıyla gezip tozmaca.

Alerjileri aynen devam ediyor. Geçen hafta Maka Teyzesinin yaptığı keki yedirdim, keçi sütü vardı içinde ama hemen reaksiyon verdi vücudu :( Mart ayında Pınar'ın Recall Healing semineri olacakmış, onu bekliyorum heyecan ve umutla. Umut olmadan yaşayamayız, değil mi?

En sevdiği renkler: Mavi, yeşil
En sevdiği arkadaşı: Ali Deniz (Nam-ı diğer kanka)

Okulda erkeklerle oynadığı kadar kızlarla oynamayı da seviyor Bambino. Kızların oyunlarını öğreniyor, onların dünyalarını anlamaya çalışıyor. Açıkçası hoşuma gidiyor bu sosyalliği :)

Oyunlarda hakemlik yapıyor, kurallara uygun hareket edilmesini sağlamaya çalışıyor. Öğretmenlerinin minik yardımcısı.

Yalnız öz bakım konularında biraz savsak bizimki :) Başkasının eksiğini görüyor da kendine hiç bakmıyor. Kendini arka planda bırakıyor bazen. Çalışıyoruz bakalım bu konuda. Vücut ve bir bütün olarak kendini fark etmesini sağlamaya çalışıyoruz. Dişinin düşüşünü fark etmemesi de buna dahil mesela ;) Vücudunda neler olup bitiyor, bedeni nasıl çalışıyor, bunları daha çok fark etmeye ihtiyacı var gibi geliyor bana. Yoksa fedakarlık ve yardımseverlik de bir yere kadar, değil mi?

Ne demişler: Önce Can, sonra Canan :)


DEVAMINI OKU

5 Kasım 2015

Bambina 9 Aylık

Bambinonun 9 aylık yazısı burada :)

Bambina müziği çok seviyor :) Evdeki müzik aletleriyle oynamaya bayılıyor.

Dışarı çıkmayı çok seviyor, olabildiğince çıkarıyoruz. Bol bol gezmelere götürüyorum kızı, hazır evdeyken.

Arabada çok oturmayı sevmiyor ama uyku vaktiyse koltuğunda uyuyabiliyor. Uyanınca kucağa ve slinge alıyoruz bir süre. Dur kalk şeklinde ilerliyoruz mecburen :)

Abisine hayran bir bebek yetişiyor :) Abinin yanında olmak istiyor devamlı ama kendini korumayı henüz bilemediğinden fazla uzun süre abiyle tutamıyoruz kendisini. Biraz öyle biraz böyle idare ediyoruz işte.

Özellkle akşama doğru baba ya da abinin yanında olma isteği artıyor. Eve geldiklerini biliyor herhalde ondan. Akşamları baba varsa kendisini babasının uyutmasını istiyor minnoş. Ben kucağıma alnca kendini döndürüp aşağı atıyor, illa babası uyutacakmış :)

Alkış yapıyor, müzik duyunca sağ elini havaya kaldırıp sallamaya başlıyor tempo tutarak :)

Al ve ver komutlarını pratik yaparak pekiştiriyor bu ara.

Kutulara birşeyler atmayı ve oradan birşeyler çıkarmayı çok seviyor. Matruşkalara bayılıyor o nedenle. Uzun süre oynuyor matruşkalarla.

Banyoyu hala çok seviyor.

Avakado, et, ayva favori yiyecekleri. Mama sandalyesinde oturmayı pek istemiyor, hele ben varsam ortamda birkaç dakikayı geçmiyor oturması.

Anneden ayrılık kaygısı başladı, bazen odadan çıkmam bile ağlamasına yetiyor.

3 gündüz uykusu uyuyor, gece 9'da gece uykusuna geçiyor ama sık sık uyanıyor. Dişlerinin geliyor oluşu uzun uyumasını engelliyor.

Ona şarkı söylememi seviyor.

Her fırsatta ayağa kalkıyor bir yere tutunarak.

Çekmece ve dolap karıştırmaya başladı. Buzdolabı magnetlerime bir ortak daha çıktı :)))

Ses tonu ile bazı şeyleri anlatıyor artık. Sinirlenince bir söyleniyor ki!

Minnoşko ile günler pek keyifli, evde bir bebeğin varlığı bile yetiyor :)
DEVAMINI OKU

4 Kasım 2015

Bambino 61 Aylık

Bambino son ay içinde okula iyice alıştı.
Her ne kadar tüm gün okulda olup eğlense de evini bolca özlüyor ve tatil günleri evde oyuncakları ve özellikle legolarıyla hasret gidermek istiyor.
Okuldaki hayatı sevmiş olmalı ki gülerek giriyor sabahları okul kapısından.
Bazı akşamlar oyunlarının bitmesini bekliyorum onu alırken.
Hava iyi olduğunda hep dışarıdalar, açık havada vakit geçiriyorlar.
Son günlerde ise havalar soğuduğu için içerideler daha çok.
Atölyeleri çok seviyor.
Hatta bugün bir kağıda "Çizgi Film Atölyesi Adım: Bambino" yazmış, yarın sabah okula götürüp asacakmış :)
Sabah ve akşam çemberinde birkaç defa moderatör olmuş, kendine güveni tavan yapmıştı :)

Velhasıl kelam, ben Bambinonun okullu halini sevdim.
Sanki bir anda büyüdü. Boyu posu, duruşu değişti.

Okulun yemekhanesinde kendine özel yemek yapılınca değmeyin keyfine hele!

Evde kardeşine karşı biraz bilim adamı modunda yalnız, "Şöyle yapsam ne tepki verir?", "Şöyle vursam/dokunsam/değsem/itsem/çeksem/tutsam/bastırsam/desem annem/babam/kardeşim ne tepki verir?" şeklinde :)

Haftasonları babasıyla gezmelere gidiyor yine. Tenis ve piyano var bu sene, sonrası gezme :)

Duygusal hassasiyet tam gaz devam. Geçen gün yolda gördüğü bastonlu bir teyze için eve gelip ağladı yavrum. Yardım etselermiş daha kolay olurmuş onun için, yardım edemediğine ağladı. "Belki canı yürümek istemiştir, bilemeyiz" diyerek ikna ettim ama yine de epey gözyaşı döktü :(

Öyle böyle geçti işte bir ay daha.. Allah sağlık, afiyet, huzur, neşe versin tüm çocuklara...

DEVAMINI OKU

24 Ekim 2015

İlk Diş

Bambinanın ilk dişini bugün görmüş bulunmaktayım :)

Bambinonun ilk dişi 7,5 aylıkken çıkmıştı. İnsan ister istemez beklentiye giriyor; Bambina 7,5 aylık olduğundan beri bekliyoruz heyecanla :)

Alt sol taraftaki diş kendini belli ediyor, elleyince hissediliyor. Bunu ilk fark eden ben olunca hediye almak da bana düşüyor :)

Yakında diş buğdayı ve en sevdiğim bölüm olan meslek seçimi var, yaşasın!

Bambina 8,5 aylık olduğuna göre kısa kısa gelişimini de not düşeyim.

Çok güzel alkış yapıyor, müzik duyunca el çırpmaya başlıyor :)

Kucağıma gelip kendi kendine hoplamaya başlarsa "Ayağa kalk beni gezdir" demek istiyor :)

Kafasını sağa sola çevirip kendince oyun yapıyor birkaç gündür.

Sinirli anlarında yanında olmak istemezsiniz, öyle bir söyleniyor ki, eline geçeni atıp fırlatmaya başlıyor! Hiddetinden şiddetle kaçınınız..

Her gören "Erkek mi?" diye soruyor, alıştım artık :) Pembe de giydirsem durum değişmiyor. Erkek gibi kız sanırım, maşallah :) (Bana hiç öyle gelmiyor, gayet kız yüzü var bana göre)

"Al" ve "Ver" komutlarına uymaya başladı. Çok eğleniyoruz :)

Oyuncakları birbirinin içine koymayı ve çıkartmayı çok seviyor, iç içe geçen kutular favorisi. Bütün gün birşeyi birşeylerin içine koyuyor :)

Emeklemeye devam, ayağa kalkıp birkaç saniye dengede durabiliyor. Bütün evi emekleyerek rahatça dolaşıyor.

Öyle böyle büyüyor işte, sağlık, kolaylık, mutluluk içinde büyüsün tüm minnoşlar!





DEVAMINI OKU

5 Ekim 2015

Bambina 8 Aylık

Bambinonun 8 aylık yazısı için tıklayınız. Hey gidi günler hey!

Bambinonun yazısını tekrar okuyunca Bambinanın bazı yönlerden benzer, bazı yönlerden ise farklı olduğunu söyleyebilirim.

Bambino hiç emeklemedi, direkt yengeç yürüyüşü ve yürümeye geçti. Bambina ise 7,5 aylıkken emeklemeye başladı. Öncesinde sadece geri geri gidebiliyorken 7,5 aylık olduğu gün ileri doğru emeklemeye başladı. Her geçen gün daha da uzun süre emekliyor. Başlarda 3 adım atıp yoruluyordu ama giderek kat ettiği mesafe artıyor.

Bambina emeklemeye başladıktan birkaç gün sonra sıkılmış olacak ki tutunup kalkmaya başladı :P Güvenli olarak bulduğu herşeyden tutunup kalkmaya çalışıyor. Alçak yerlerin üzerine çıkıyor, tutunup kalkamayınca :))

İsteklerini net olarak ifade edebiliyor çıkarttığı seslerle ve beden hareketleriyle. İstemediği bir yiyecek olunca ağzını kapatıp yüzünü diğer tarafa çeviriyor. Kalkmak istediği zaman bana doğru gelip poposunu aşağı yukarı hareket ettiriyor :) Bir oyuncak görüp oynamak istediğinde kendini öne doğru atıyor. Birine gitmek istediğinde kendini öne atıp kollarını açıyor. Zorda kalıp benş çağırmak istediğinde "Anniiii" diye bağırıyor :)

Abisi gibi hareketli bir bebek Bambina. Alt değiştirirken zorlanıyorum resmen. Eline birşey verip oyalanmasını sağlıyorum, ben de hızlı hızlı değiştiriyorum bezini ama işimi bitirmeden dönmeye ve kalkmaya başlıyor minnoş!

Ek gıdaya geçişimiz devam ediyor tüm hızıyla. Dişi olmamasına rağmen yumuşak gıdaları damağıyla ezerek yiyor. Avakado, erik, et ve baklagiller favori yemekleri. Genelde bize yaptığım yemeklerden veriyorum tuzsuz ve baharatsız bir şekilde.

Uykuya ayakta sallanarak ve emerek geçiyor. Doyunca emmeyi bırakıyor ve sallanarak uyumaya devam ediyor. Gece kaç kere uyandığını saymıyorum, bazen emmek uyumasına yetmiyor, o zaman ayağa kalkıp sallıyorum (bu beni yoruyor çünkü sonrasında uykum açılıyor!). Uyurken bacaklarını benim üzerime atıyor, keyifçi :) Öyle tatlı bir duygu ki onun o hallerini izlemek, kıvrımlı bacaklarını sevmek.. Hormonlar hormonlar :P

Gezmeye bayılıyor, annesi gibi :) "Bambina dışarı çıkıyoruz şimdi" deyince gülüyor :) Slinge koyunca dışarı çıkacağını anlayıp heyecanlanıyor, bacaklarını oynatmaya başlıyor :)

Abiyle arası hem iyi hem kötü. Ortamda abisi var ise ondan başkasına dönüp bakmıyor ama abiden kendini korumak için de ondan kaçıyor bir yandan da :) Abisi onu severken üzerine abanınca kaçacak yer arıyor ya da bağırarak yardım istiyor. Abinin elindeki oyuncak çok değerli oluyor her daim :)

Öyle böyle geçiyor işte günler. Öyle bir koşturmaca ki benim için, gün nasıl bitiyor bilemiyorum bile! Sağlık olsun da, gerisi hallolur bir şekilde diyorum..
DEVAMINI OKU

4 Ekim 2015

Bambino 60 Aylık - 5 Yaşında

Bambino 5 yaşına bastı!

Tam 60 aylık oldu, dolu dolu 60 ay, vay be!

Son ay içinde Bambino yuvasına alışma dönemi geçirdi. 2 aylık yaz tatilinden sonra sudan çıkmış balığa dönmüştük hepimiz :)

Yazlıktaki arkadaş ortamından sonra Ankara'daki hayat ona çok yalnız geldi :( Her gün iki posta parklara çıkmamıza rağmen Bambino kendine göre arkadaş bulmakta epey zorlandı. Tüm yaşıtları çoktan okula başlamıştı bile ya da yaz okulundaydılar. Arkadaş bulamayınca sıkılan ve bunalan Bambino çareyi kardeşine yüklenmekte buldu. Bir de anne babaya tabi :)

Ne olacak bu şehir çocuklarının dramı efendim? Dört duvar arasında büyüdükleri yetmezmiş gibi dışarıda da arkadaş bulamıyorlar. Bir günde 3-4 park gezdiğimi biliyorum arkadaş bulabilmek için ve yine yapayalnız kaldığımız oluyordu malesef. Çocukların niye okula gönderildiğini şimdi daha iyi anladım.

Neyseki bu haftabaşında Bambinonun okulu açıldı da hepimiz bir nebze rahata erdik. Her sabah ve akşam ben götürüp getiriyorum ve bir dünya yol yapmaktan şimdiden başım döndü ama Bambinonun mutlu olduğunu ve arkadaşa doyduğunu görmek herşeye değiyor.

Alerjileri nedeniyle yemeklerini evden götürüyor. Sabah, öğle ve ikindi yemeklerini ayrı ayrı paketleyip hazırlıyorum. Şimdilik fena gitmiyor bakalım.

Tüm gün dışarıda olunca akşam eve yorgun gelen Bambino eskisi gibi evde yaptıklarını yapmaya devam etmek istiyor ama buna ne zaman yetiyor ne de enerjisi. "Keşke evde çok zaman geçirebilsem" diyerek hislerini ifade eden Bambinoya içimden "Aynı şeyi ben de iş için diyorum çocuğum" diyorum..

Bambinonun özgüveninideki artışı hayretler içinde izliyorum bu arada. Öyle ki, odasına girmek için izin almamızı, yemek pişirmeden önce yiyip yemeyeceğini sormamızı ve ona göre hazırlamamızı istiyor. Cevap vermek istemediği sorulara "Bunu geçelim" diyerek karşılık veriyor. Tam bir mini ergen var karşımda sanki. Bazen hoşuma gitse de bazen de bu kadar özgürlük vermemizin bizi yorduğunu düşünüyorum.

Geçen sene güle oynaya gittiği jimnastiğe bu sene gitmek istemiyor hayta! Tenis ya da futbola gitmek istermiş. Piyanoya devam etmek istermiş ama öğretmen değişirse gitmeyebilirmiş de. Parmağında oynatıyor işte bizi!

Neyse, biraz fazla yüklendim galiba.. Bir tarafı böyle ergen olsa da o hala annesinin minik kuzusu :)) Arabada kardeşi ağlamaya başlayınca üzüntüden kendisi de ağlayan bir duygusal o! Okulda arkadaşı sevinsin diye toprağın altına giren böceği çıkartmak için elinde sopayla dakikalarca kazı yapan da o :)

Bambino kardeşini koruyup kollamaya devam ediyor ama diğer yandan da oyuncaklarını, eşyalarını paylaşmak asla istemiyor. Ben ikisi arasına fazla girmemeye çalışıyorum, doğanın kanunlarına aykırı davranmak kimseye yarar sağlamaz, değil mi? :)

Öyle böyle geçip gidiyor günler. Tam zamanlı okula da başladığına göre yıllar daha da bir hızla geçecek gibi, öyle hissediyorum. Allah tüm çocukları iyilerle karşılaştırsın.

Bambinocum yeni yaşın kutlu olsun. Seni çok seviyorum :)
DEVAMINI OKU

SOSYAL AĞLAR


İZLEYENLER

Blog Arşivi

HER GÜN MUTLAKA

NE ARADINIZ, YARDIMCI OLALIM?

Kişisel Blog

Copyright © Benden ve Bizden | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com